Vergi kanunlarında değişiklikler içeren düzenleme, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek yasalaştı. Düzenleme kapsamında vergi sistemi, sosyal güvenlik primleri, emlak vergisi, kira gelirleri ve çeşitli mali uygulamalara ilişkin önemli değişiklikler hayata geçirilecek.
Yeni yasa ile birlikte özellikle sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesinin korunmasına yönelik bazı prim oranlarında değişikliğe gidilirken, prime esas kazanç üst sınırının da artırılması öngörülüyor. Buna göre asgari ücretin 7,5 katı olarak uygulanan prime esas kazanç üst sınırı, asgari ücretin 9 katına çıkarılacak. Bu düzenleme 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Sosyal güvenlik primlerinde değişiklik
Kanun kapsamında malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin prim oranlarında düzenlemeye gidiliyor. Ayrıca isteğe bağlı sigorta, ev hizmetlerinde çalışanlar ve kısmi süreli çalışanlara yönelik prim uygulamalarında da değişiklikler yapılacak. Düzenlemelerin sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi amaçladığı belirtiliyor.
Düzenlemeyle birlikte SGK’den gelir veya aylık alan kişilerin prim ve prim borçlarının belirli oranlarda maaşlarından kesilerek tahsil edilmesine yönelik uygulamalar da yeniden düzenleniyor.
Vergi sisteminde yeni düzenlemeler
Kanunla birlikte gelir vergisi, kurumlar vergisi ve bazı istisna uygulamalarında da değişiklik yapılıyor. İhracatçı şirketlere yönelik vergi avantajlarının artırılması, teknoloji girişimlerinin desteklenmesi ve İstanbul Finans Merkezi’nin daha rekabetçi hale getirilmesi düzenlemenin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Teklifte ayrıca yabancı yatırımcıları teşvik etmeye yönelik yeni vergi rejimleri, bölgesel hizmet merkezleri için avantajlar ve kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılmasına yönelik yeni varlık barışı uygulamaları da bulunuyor.
Yurt dışından getirilerek ekonomiye kazandırılan varlıklar
Kanunla, vergiye gönüllü uyumun artırılması hedefi doğrultusunda gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasının teşvik edilmesi amaçlanıyor.
Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen hükme göre, vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31 Temmuz 2027’ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirilecek. Bu kapsamda bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 2 ay içinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekecek. Fiziki olarak yurt dışından getirilen varlıkların yurda getirildiği Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgeler ile tevsik olunacak. Gümrük İdaresi, bu kapsamda aldığı beyanları, alındığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirecek.
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31 Temmuz 2027’ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirilecek. Bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunlu olacak. Bu kapsamda bildirilen varlıklar Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilecek. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu kapsamdaki hükümler uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açacak. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren 2 yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek. Sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacak, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyecek. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterecek. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacak ve bildirim tarihinden itibaren 2 yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecek.
Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, bildirimde bulundukları varlıklarını belirtilen sürede Türkiye’ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumlarında söz konusu şartlar aranmaksızın bu hükümlerden yararlanacak.
Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden yüzde 5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyannameyle bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edecek ve aynı sürede ödeyecek. Vergi oranı, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda veya Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında en az 5 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde yüzde 0, en az 4 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde yüzde 1, en az 3 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde yüzde 2, en az 2 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde yüzde 3, en az 1 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde ise yüzde 4 olarak uygulanacak. 1 Ocak 2027’den itibaren 31 Temmuz 2027’ye kadar (bu tarih dahil) yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılacak. Bu fıkra kapsamında verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacak.
31 Temmuz 2027 tarihinin yetkiyle uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanacak. Bu hüküm kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecek. Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecek.
Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak. Diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmeyecek. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmayacak. Bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılacak. Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu hüküm kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılacak.
Bildirildiği halde, bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 2 ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ya da bildirildiği halde belirtilen sürede banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması ile bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması ve bu hükümdeki diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde vergi tarhiyatı ve incelemesine yönelik hükümden yararlanılamayacak. Ayrıca zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunacak. Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bu hüküm kapsamında yapılan bildirim dolayısıyla söz konusu inceleme veya takdir komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlar için de bu düzenleme hükmü uygulanmayacak. Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile birlikte Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmeyecek. Tahsil edilmiş vergiler ret ve iade edilmeyecek. Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamayacak.
Cumhurbaşkanı, 31 Temmuz 2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında 6 ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya, Hazine ve Maliye Bakanlığı hüküm kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dahil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana esas şekli ile hükmün uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.
“Teknogirişim” rozetine sahip halka açık olmayan şirketlere ilişkin düzenleme
Kanunla Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunu’nda da düzenleme yapıldı.
Buna göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen “Teknogirişim” rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’nun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümleri uygulanmayacak. Bu kapsamda yer alan şirketlerin şarta bağlı sermaye artırımlarının usul ve esasları Ticaret Bakanlığı’nın görüşü üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca belirlenecek.
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve işletilen şirketler, kuruluş tarihi itibarıyla 3 yıla kadar Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun ilgili hükmünde tanımlı ücret ve aidat ödemelerinden muaf olacak.
Kanunla İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda da değişiklik yapıldı. Buna göre, İstanbul Finans Merkezindeki finansal kurumlara sağlanan, yurt dışı tecrübesi olan personelin çalıştırılması halinde uygulanan gelir vergisi indirimi tüm katılımcıları kapsayacak şekilde genişletildi.
İstanbul Finans Merkezinde katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların kazançları için yüzde 100 olarak uygulanan kurumlar vergisi indirimi uygulamasının süresi 2047 yılına kadar uzatıldı. Ayrıca bu kuruluşlara kuruluş ve izinleri için finansal faaliyet harçları yönünden 5 yıl süreyle sağlanan muafiyet 20 yıla çıkarıldı.








