Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta sektörünün 2026 yılı ilk çeyrek performansına ilişkin önemli veriler paylaştı. Sektörün toplam aktif büyüklüğünün yüzde 59 artışla 4,2 trilyon liraya ulaştığını açıklayan Yaşar, sigortacılığın Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çekti.
Türkiye Sigorta Birliği’nin Seçimli Olağan Genel Kurulu sonrasında göreve başlayan yeni yönetim kurulunun ilk basın toplantısında konuşan TSB Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta sektörünün büyümesini sürdürdüğünü ve Türkiye’nin korunma açıklarını azaltmaya yönelik çalışmaların devam edeceğini söyledi.
Sigortanın yalnızca bir finansal ürün değil, ekonominin sürdürülebilirliği açısından temel bir güvence mekanizması olduğunu vurgulayan Yaşar, politika yapıcıların birçok sorunun çözümünde sigortanın sağlayabileceği katkıyı daha fazla değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
İlk Çeyrekte 397 Milyar Liralık Prim Üretimi
2026 yılının ilk üç ayında sektörün prim üretiminin 397 milyar liraya ulaştığını belirten Ahmet Yaşar, bunun 340 milyar lirasının hayat dışı sigortalardan, 57 milyar lirasının ise hayat sigortalarından kaynaklandığını açıkladı.
Yaşar, 2025 yılının 1,2 trilyon liralık toplam prim üretimiyle kapatıldığını hatırlatarak, yılın ilk çeyreğinde geçen yılki üretimin yaklaşık üçte birine ulaşıldığını söyledi.
Teknik Kârlılık Güçleniyor
Sektörün teknik sonuçlarına da değinen Yaşar, 2026 yılı ilk çeyreğinde hayat dışı branşlarda 34 milyar lira, hayat sigortalarında ise 12 milyar lira teknik kâr elde edildiğini belirtti.
Teknik kârlılığın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39 oranında iyileştiğini ifade eden Yaşar, sektörün mali yapısının güçlenmeye devam ettiğini vurguladı.
Öz Sermaye 459 Milyar Liraya Yükseldi
Sigorta şirketlerinin güçlü sermaye yapısının ülke ekonomisi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Yaşar, sektörün öz sermayesinin yüzde 62 büyüyerek 459 milyar liraya ulaştığını açıkladı.
Yaşar, güçlü sermaye yapısının hem sigortalılar hem de finansal sistem açısından güven unsuru oluşturduğunu belirterek, sektörün ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırdığını söyledi.
Ekonomiye 3,5 Trilyon Liralık Fon Desteği
Türk sigorta sektörünün Türkiye’nin en büyük kurumsal yatırımcılarından biri olduğunu belirten Ahmet Yaşar, sektörün ekonomiye sağladığı fon büyüklüğünün 3,5 trilyon liraya ulaştığını açıkladı.
Sigorta ve emeklilik sisteminde biriken fonların uzun vadeli yatırım kaynağı oluşturduğunu ifade eden Yaşar, bu kaynakların finansal piyasaların istikrarına önemli katkı sunduğunu söyledi.
Hedef: 2030’da 50 Milyar Dolarlık Prim Üretimi
Türkiye sigorta sektörünün son yıllarda önemli bir büyüme ivmesi yakaladığını belirten Yaşar, sektörün uzun yıllar 10-11 milyar dolar seviyesinde sıkışıp kaldığını ancak son dönemde bu eşiğin aşıldığını ifade etti.
2025 yılı sonunda yaklaşık 32 milyar dolarlık prim üretimine ulaşıldığını hatırlatan Yaşar, 2030 yılı için hedeflerinin 50 milyar dolarlık prim hacmine ulaşmak olduğunu açıkladı.
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş’in sektör için 100 milyar dolarlık bir hedef ortaya koyduğunu belirten Yaşar, bu hedefin sektör açısından önemli bir yol haritası oluşturduğunu söyledi.
Sigorta Penetrasyonunda Son 10 Yılın Zirvesi
Türkiye’de sigorta penetrasyon oranının yüzde 2,68 seviyesine ulaştığını belirten Yaşar, bunun son 10 yılın en yüksek oranı olduğunu ifade etti.
Buna rağmen gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında gidilecek önemli bir mesafe bulunduğunu vurgulayan Yaşar, sektörün 2030 yılına kadar yüzde 5 penetrasyon oranına ulaşmayı hedeflediğini kaydetti.
BES’te Fon Büyüklüğü 2,5 Trilyon Liraya Ulaştı
Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) büyümeye devam ettiğini belirten Yaşar, sistemdeki katılımcı sayısının 18 milyona ulaştığını açıkladı.
BES fon büyüklüğünün 2,5 trilyon liraya yükseldiğini ifade eden Yaşar, hayat sigortalarında ise fon tutarının 156 milyar lira seviyesinde bulunduğunu söyledi.
DASK’ta Penetrasyon Hâlâ Yüzde 58 Seviyesinde
Zorunlu Deprem Sigortası’nda (DASK) sigortalılık oranlarının halen istenen seviyeye ulaşamadığını belirten Yaşar, Türkiye gibi deprem riski yüksek bir ülkede penetrasyon oranının yüzde 58 seviyelerinde kalmasının düşündürücü olduğunu söyledi.
2025 yılında DASK’ın yaklaşık 21 milyar liralık prim üretimi gerçekleştirdiğini belirten Yaşar, sigorta bilincinin artırılmasının hem vatandaşların hem de kamu maliyesinin korunması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
“Öncelikli Hedefimiz Prim Değil, Koruma Açığını Kapatmak”
Sigorta sektörünün temel amacının yalnızca prim üretimini artırmak olmadığını vurgulayan Ahmet Yaşar, Türkiye’nin korunma açıklarını azaltmanın öncelikli hedefleri olduğunu söyledi.
Sigortanın ekonomik ve sosyal hayatın her alanına dokunan stratejik bir yapı olduğunu belirten Yaşar, sektörün önümüzdeki dönemde hem finansal büyüklüğünü artırmayı hem de toplumdaki sigorta farkındalığını yükseltmeyi amaçladığını ifade etti.









