Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) 8 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşecek olan Seçimli Olağan Genel Kurulu öncesi kulisler iyice ısındı. Referans Sigorta Genel Müdürü Oğuz Karahançer de TSB Başkanlığı için “Ben de varım” diyerek adaylığını ilan etti. Bu hamleyle birlikte, sektördeki seçim yarışı son yılların en çekişmeli dönemine girdi.
Sektörde “yeni bir soluk ve dinamizm” ihtiyacı olduğunu vurgulayan Oğuz Karahançer, adaylık açıklamasında dijitalleşme, acente hakları ve sigortacılık ekosisteminin demokratikleşmesi üzerine odaklanan bir yönetim modeli çizdi.
“Sektörün Tamamını Kapsayan Bir Değişim Şart”
Referans Sigorta’nın başarılı grafik çizgisini TSB’nin yönetim vizyonuna taşımayı hedefleyen Karahançer, adaylık manifestosunda şu kritik noktalara dikkat çekti:
-
Erişilebilir Yönetim: TSB’nin sadece büyük ölçekli şirketlerin değil, her ölçekten şirketin ve acentenin sesini duyurabildiği şeffaf bir yapıya bürünmesi.
-
Dijital Dönüşümde Liderlik: Sektörün teknolojik altyapısını dünya standartlarına taşıyacak kolektif projelerin önceliklendirilmesi.
-
Temsil Adaleti: Hayat ve hayat dışı branşlar arasındaki dengenin, tüm paydaşların lehine olacak şekilde yeniden kurgulanması.
“Sigorta sektörü, Türkiye ekonomisinin en stratejik kalelerinden biridir. Biz bu kaleyi sadece korumak değil, yenilikçi yaklaşımlarla daha da büyütmek ve her bir paydaşımızın hak ettiği değeri görmesini sağlamak için yola çıkıyoruz. 8 Nisan, sektörümüz için sadece bir seçim günü değil, yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır.”
Kulislerde “Sürpriz Aday” Etkisi
Oğuz Karahançer’in adaylığı, daha önce basına yansıyan “sürpriz aday” iddialarını doğrular nitelikte. Özellikle bağımsız acentelerin ve yerli sermayeli orta ölçekli şirketlerin desteğini alabileceği konuşulan Karahançer’in, seçim stratejisinde “bağımsızlık” ve “teknik liyakat” vurgularını ön plana çıkarması bekleniyor.








