TARSİM, 6 Kasım 2025’te İstanbul’daki Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıda, üye sigorta şirketlerinin yetkililerine yönelik olarak 2026 yılına dair yenilikleri tanıttı. Toplantıya, TARSİM Yönetim Kurulu üyeleri, SEDDK temsilcileri ve tarım sigortası alanında faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin tarım servisi yöneticileri katıldı.
TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü, 2025 değerlendirmelerinin ardından tarım sigortalarında hem kapsamın genişletileceğini hem de destek mekanizmalarının iyileştirileceğini ifade etti. Yeniliklerin temel hedefi; çiftçilerin değişen iklim, kuraklık, don, sel ve diğer doğal risklere karşı koruma kapsamını güçlendirmek ve sigortanın erişilebilirliğini artırmak.
2026 Yenilikleri: Teminat Genişletmesi, Parsel Bazlı Sigorta ve Verim Teminatı
TARSİM’in açıkladığı başlıca yeniliklerden bazıları şöyle:
-
Parsel Bazlı Verim Sigortası: 2026’da ilk olarak test edilmesi planlanan bu sistem ile üreticiler, tarlalarının genel bölge ortalamasına değil — kendi parsellerinin gerçek verimine göre sigortalanacak. Bu sayede “ortalama verim” standardına göre tazminat alma zorunluluğu kalkacak; her üretici kendi performansına göre değerlendirme alacak.
-
Yeni Ürün ve Teminat Kapsamları: Bazı ürünlerde ve risklerde teminatlar genişletiliyor. Özellikle kuraklık, güneş yanıklığı, sıcak hava dalgası, aşırı yağış gibi iklim kaynaklı riskler; narenciye, sera ve belirli bitkisel üretimler açısından sigorta kapsamına dahil edilecek.
-
Devlet Desteğinin Sürdürülmesi ve Teşvik Düzenlemeleri: TARSİM bünyesinde devlet destekli sigorta modeli devam ediyor; bu sayede çiftçiler, primin önemli bir kısmında devlet katkısı alabiliyor. Ayrıca sözleşmeli üretim, su kısıtı olan alanlarda özel tarım ve su kaynaklarının bilinçli kullanımının teşvik edilmesi gibi adımlar da yenilikler arasında yer alıyor.
Önemi ve Beklenen Etkiler: Çiftçi Güvencesi ve Tarımda İstikrar
Uzun yıllardır doğal afet, iklim değişikliği ve tarımsal risklerle karşı karşıya olan çiftçiler için TARSİM’in yeni adımları, “güvence” algısını güçlendirecek. Özellikle parsel bazlı verim sigortası ve iklim risklerine yönelik teminat genişletmesi, üreticilerin üretim planlaması yaparken sigorta desteğini dikkate almasını kolaylaştıracak.
Ayrıca bu düzenlemeler, Türkiye’de tarım sigortası bilincini yaygınlaştırma yönünde kritik bir adım. Devlet desteği ve kapsam çeşitliliği ile sigorta erişimi artarken, doğal afet, kuraklık, dolu gibi beklenmedik hasarların yarattığı ekonomik çöküşlerin önüne geçilmesi hedefleniyor. Tarım sektörü için bu, sürdürülebilirlik ve öngörülebilirlik demek.
Dikkat Edilmesi Gerekenler: Uygulama ve Saha Gerçekliği
Yenilikler ne kadar umut verici olsa da, başarı için bazı risk ve hususlar göz önünde bulundurulmalı:
-
Parsel bazlı verim sigortasında, doğru verinin toplanması ve hasar tespit sistemlerinin güvenilirliği hayati. Özellikle drone, uydu, iklim/veri analiz altyapısı gibi teknolojilerin etkin kullanımı gerekir.
-
Teminat kapsamı genişletilse de, her bitki, ürün tipi ve risk için sigorta yapılabilmesi için tarımsal kayıt sistemlerinin (ÇKS, üretim kayıtları vs.) güncel olması önemli.
-
Devlet desteği ve prim indirimi gibi teşviklerin sürdürülebilirliği; yatırım, bütçe planlaması ve koordinasyonun devam etmesine bağlı.







