GIG Sigorta Genel Müdürü Süleyman Sağıroğlu, gömülü sigortacılığın Türkiye’de hızlı bir gelişim gösterdiğini belirterek yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin sektörün dönüşümünde önemli rol üstleneceğini ifade etti.
Elektronik ürünlerden seyahate, ticari alacaklardan kişiye özel mikro sigortalara kadar genişleyen gömülü sigortacılık, sigorta sektörünün yeni büyüme alanlarından biri haline geliyor. Mal veya hizmet satın alınırken aynı işlem içerisinde sunulan sigorta ürünleri, tüketicinin sigortaya erişimini kolaylaştırıyor.
Cep telefonu, beyaz eşya, televizyon ve dizüstü bilgisayar gibi elektronik ürünlerle birlikte sunulan cihaz sigortaları ile uçak bileti satın alırken sunulan seyahat sigortaları, modelin günlük yaşamdaki başlıca örnekleri arasında bulunuyor.
Gömülü sigortada küresel büyüme
Sağıroğlu, gömülü sigortacılığın dünyada Türkiye’den daha önce gelişmeye başladığını ve özellikle ABD’de beyaz eşya sigortalarıyla başlayan uygulamaların zaman içinde farklı ürün gruplarına yayıldığını belirtti.
Gömülü sigortacılığın küresel ölçekte yıllık yaklaşık yüzde 25-30 oranında büyüdüğünü, geleneksel sigortacılıktaki büyümenin ise yaklaşık yüzde 5 seviyesinde olduğunu aktaran Sağıroğlu, önümüzdeki 5-6 yıl içinde dünya sigorta sektörünün yaklaşık yüzde 20’sinin gömülü sigorta ürünlerinden oluşmasının beklendiğini söyledi.
Ürün kapsamı genişleyebilir
Türkiye’de özellikle elektronik cihaz ve seyahat ürünlerinde kullanılan gömülü sigortacılığın, mevzuat değişiklikleriyle birlikte daha geniş bir ürün grubuna ulaşabileceği belirtiliyor.
SEDDK tarafından hazırlanan taslağın elektronik ve seyahat ürünlerinin yanı sıra mobilya ve gözlük çerçevesi gibi farklı ürün gruplarında da gömülü sigorta uygulamalarının önünü açmasının öngörüldüğü ifade edildi. Böylece dijital platformlarda satılan daha fazla ürüne sigorta seçeneği eklenebilmesi mümkün olabilecek.
Sağıroğlu ayrıca, SEDDK Başkanı Davut Menteş’in embedded insurance kavramının Türkçe karşılığı olarak “bütünleşik sigorta” ifadesini kullandığını belirterek sektördeki terminolojinin de zaman içinde bu yönde şekillenebileceğini söyledi.
Tüketici teminat kapsamını incelemeli
Gömülü sigorta satın alan tüketicilerin yalnızca poliçe fiyatına odaklanmaması gerektiğini belirten Sağıroğlu, özellikle elektronik cihaz sigortalarında teminatların ayrıntılı şekilde incelenmesinin önemine dikkat çekti.
Uzun süreli garanti ile kazaen kırılma teminatlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sağıroğlu, üretici garantisinin sona ermesinin ardından devreye giren uzatılmış garanti kapsamının yanı sıra cihazın kullanım sırasında kırılması gibi risklerin de poliçede yer almasının tüketici açısından önem taşıdığını ifade etti. Voltaj kaynaklı hasarların hangi koşullarda teminat altında olduğunun da kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.
Hasar yönetiminde dijitalleşme
Gömülü sigortacılıkta dijital dönüşümün yalnızca satış aşamasıyla sınırlı kalmadığını belirten Sağıroğlu, hasar süreçlerinin de dijital kanallarla kolaylaştırıldığını anlattı.
Elektronik cihazlarda meydana gelen hasarların çağrı merkezi veya WhatsApp üzerinden bildirilebildiğini, oluşturulan kod aracılığıyla cihazın PTT veya anlaşmalı kuryeler üzerinden sigorta şirketine ulaştırılabildiğini belirten Sağıroğlu, inceleme sonrasında cihazın orijinal parçalarla onarılarak müşteriye gönderilebildiğini söyledi.
Yeni sigortalılar sisteme dahil oluyor
Gömülü sigortacılığın Türkiye’deki sigorta penetrasyonunun artırılmasına katkı sağlayabileceğini belirten Sağıroğlu, bu ürünlerin daha önce sigorta yaptırmamış kişilerin sisteme dahil olmasına imkân verdiğini ifade etti.
Konut veya otomobil sahibi olmadığı için geleneksel sigorta ürünleriyle daha önce tanışmayan kişilerin elektronik cihaz veya seyahat sigortaları aracılığıyla ilk kez sigorta satın alabildiğini belirten Sağıroğlu, bunun sektörün toplam pazarını genişlettiğini söyledi.
Elektronik cihaz fiyatlarındaki artışın da sigorta talebini desteklediğini ifade eden Sağıroğlu, yüksek bedeller ödenen telefon ve diğer elektronik ürünlerin daha uzun süre kullanılmak istenmesinin uzatılmış garanti ve kazaen kırılma teminatlarına olan ilgiyi artırdığını kaydetti.
Fiziki mağazalar sigorta satışında güçlü
Online satış kanallarının öneminin artmasına rağmen fiziki mağazaların sigorta satışındaki gücünü koruduğunu belirten Sağıroğlu, mağaza çalışanlarının ürün ve teminat kapsamını tüketiciye doğrudan anlatabilmesinin önemli bir avantaj sağladığını söyledi.
Şirket verilerine göre fiziki mağazalardaki sigorta penetrasyonunun online satışlardaki penetrasyonun yaklaşık 10 katına ulaştığını belirten Sağıroğlu, satış noktalarında müşteriye doğrudan yapılan bilgilendirmenin sigorta tercihinde etkili olduğunu ifade etti.
Kişiselleştirilmiş sigorta ürünleri öne çıkıyor
Sigortacılığın geleceğinde standart ürünlerin yanı sıra kişinin veya belirli grupların ihtiyaçlarına göre tasarlanan ürünlerin daha fazla önem kazanacağı belirtiliyor.
Sağıroğlu, Erasmus öğrencilerine yönelik geliştirilen özel sigorta ürününü örnek göstererek yurt dışına giden veya Türkiye’ye gelen öğrencilerin üniversiteler tarafından farklı teminat ve limitlere tabi tutulabildiğini ifade etti. Bu nedenle standart seyahat poliçeleri yerine öğrencilerin ihtiyaçlarına göre şekillendirilen ürünlerin geliştirildiğini söyledi.
KOBİ’lerde finansal sigortalar
Sigorta sektöründeki dönüşümün bireysel ürünlerle sınırlı olmadığını belirten Sağıroğlu, KOBİ ve işletmelere yönelik sigorta çözümlerinin de çeşitlendiğini söyledi.
Çevre sorumluluğu, siber güvenlik, kâr kaybı, kefalet ve ticari alacak sigortalarının işletmeler açısından giderek daha fazla önem kazandığını belirten Sağıroğlu, sigortanın yalnızca mevcut varlıkları koruyan bir araç olmaktan çıkarak işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesine katkı sağlayan bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.
Ticari alacak sigortasının son yıllarda daha fazla gündeme geldiğini belirten Sağıroğlu, pazarın henüz sınırlı büyüklükte olmasına rağmen ürünün genel sigorta pazarına kıyasla hızlı geliştiğini söyledi.
Yapay zekâ sigortacılığı dönüştürecek
Dijitalleşmenin yalnızca poliçe satışını hızlandırmak anlamına gelmediğini belirten Sağıroğlu, müşterinin sigorta şirketiyle temas ettiği tüm süreçlerde hızlı, anlaşılır ve şeffaf bir deneyim oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi.
Yapay zekâ, otomasyon ve veri analitiğinin sigorta süreçlerinde daha fazla kullanılacağını belirten Sağıroğlu, teknolojik dönüşüme rağmen insan unsurunun önemini koruyacağını ifade etti. Sigortacılığın güven ilişkisine dayalı bir sektör olduğuna dikkat çeken Sağıroğlu, birebir iletişim gerektiren alanlarda insan dokunuşunun devam edeceğini söyledi.
Sağıroğlu’na göre gömülü sigortacılık, yapay zekâ ve veri odaklı yaklaşımlar sektörün dönüşümünde öne çıkan üç başlığı oluşturuyor. İklim değişikliği, siber riskler ve yapay zekânın ortaya çıkarabileceği yeni risklerin de sigorta sektörünün gündemini değiştirmesi bekleniyor.
Acenteler için yeni iş fırsatları
Dijital ve gömülü sigortacılığın acenteler açısından bir tehdit olarak görülmemesi gerektiğini belirten Sağıroğlu, bu modellerin sektörün toplam pazarını genişletebileceğini ifade etti.
Gömülü sigortacılık alanında 50-60 iş ortağıyla çalıştıklarını belirten Sağıroğlu, iş birliklerinin önemli bölümünün acente veya brokerların da yer aldığı üçlü modeller üzerinden geliştirildiğini söyledi.
Acentelerin ürünlerin müşteriye anlatılması, risk danışmanlığı, müşteri ilişkilerinin yönetilmesi ve yeni ticari iş birliklerinin geliştirilmesinde rol üstlenebileceğini belirten Sağıroğlu, dijitalleşmeye yatırım yapan acentelerle geleneksel yöntemlerle faaliyet gösteren acentelerin birlikte varlığını sürdürebileceğini ifade etti.
Mikro sigorta ve anlık fiyatlama
Gelecekte kişinin anlık ihtiyacına ve risk profiline göre şekillendirilen mikro sigorta ürünlerinin daha fazla kullanılabileceğini belirten Sağıroğlu, otomotiv sektöründeki uygulamalara dikkat çekti.
Araç modeli seçilirken finansman ve sigortanın aynı ekosistem içerisinde sunulabildiğini belirten Sağıroğlu, kullanım biçimi, hız ve sürüş davranışları gibi anlık verilerin sigorta primlerinin belirlenmesinde kullanılabildiğini söyledi. Veri kullanımının yaygınlaşmasıyla benzer uygulamaların farklı sigorta branşlarında da görülmesinin mümkün olabileceğini ifade etti.
Sigorta penetrasyonunda gelir ve mevzuat etkisi
Türkiye’de sigorta penetrasyonunun yükselmesinde yalnızca yeni ürünlerin değil, ekonomik ve hukuki koşulların da belirleyici olduğunu belirten Sağıroğlu, kişi başına sigorta harcamasının gelişmiş ülkelere göre daha düşük seviyede bulunduğunu söyledi.
Gelir düzeyinin sigorta harcamaları üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Sağıroğlu, hanehalklarının kira ve eğitim gibi temel giderlere öncelik verdiğini, gelir seviyesindeki artışla birlikte sigorta ürünlerine ayrılan payın da yükselebileceğini belirtti.
Hukuki düzenlemelerin de sigorta ihtiyaçlarını etkilediğini belirten Sağıroğlu, özellikle sorumluluk sigortalarında yasal çerçeve ve mahkeme kararlarının teminat ihtiyaçlarının şekillenmesinde rol oynadığını ifade etti.
Sigortacılıkta kariyer alanları genişliyor
Gençlerin sigortacılık sektörüne yönelmesi gerektiğini belirten Sağıroğlu, yapay zekânın bazı görevlerin niteliğini değiştirebileceğini ancak sektörün geniş bir kariyer alanı sunduğunu söyledi.
Fiyatlama ve hasar süreçlerinin belirli bölümlerinde yapay zekâdan yararlanılabileceğini belirten Sağıroğlu, yüz yüze satış, ürün geliştirme ve veri analizi gibi alanlarda yeni kariyer fırsatlarının ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Sigorta sektörünün teknolojik dönüşüm ve değişen risklerle birlikte büyüme potansiyelini koruduğunu belirten Sağıroğlu, gelir seviyesindeki artışın da Türkiye’de sigorta talebini destekleyebileceğini söyledi.







