Koru Sigorta Genel Müdürü Kasım Yılmaz, sigorta sektöründe kullanılan teknik ve karmaşık dilin, tüketici ile sigorta şirketi arasında görünmez bir mesafe yarattığını söyledi. Yılmaz’a göre, “poliçenin içeriği kadar, onu anlatırken kullanılan dil de hayati” öneme sahip. Sektörde uygulanan teknik terimler yerine örneğin “muafiyet” yerine “hasara katılım payı” gibi daha sade, anlaşılır ve empati odaklı ifadeler kullanıldığında, ürünlerin anlaşılması ve kabul edilmesi kolaylaşıyor.
“Yumuşak ifadeler sigorta bilincini artırır, sadeleştirilmiş terimler insanların teminat yapısını kavramasını kolaylaştırır ve güven temelli bir anlatım poliçe kabul oranlarını yükseltir” diyen Yılmaz, “Sektör; teknik doğruluğu korumaya çalışırken farkında olmadan sigortalıyla kendi arasında kalın bir dil perdesi örüyor” dedi.
Yılmaz, özellikle “muafiyet” ifadesine dikkat çekti. Ona göre bu kelime birçok kişide hak kaybı veya dezavantaj algısı uyandırıyor. Oysa aynı kavram “hasara katılım payı” şeklinde ifade edildiğinde; teminatın doğasında hâlâ kimseyi yalnız bırakmadığını, müşteriye birlikte hareket duygusu verdiğini dile getirdi. Bu tür küçük ama anlamlı değişikliklerin, sigorta algısını “soğuk, teknik ve karmaşık” olmaktan çıkartıp “anlaşılır, güvenilir ve insan odaklı” hale getirebileceğini savundu.
Kasmış Yılmaz’ın bakışı, aslında sektör genelinde — yalnızca ürün, prim ya da teminat değişikliği değil — iletişim ve algı yönetiminin de sigorta penetrasyonunu artırmada kritik olduğunu gösteriyor. Teknik detayların sade, açık ve kullanıcı dostu bir dille aktarılması; sigortalının bilinçli karar vermesini kolaylaştırabilir, sektöre olan güveni artırabilir. Bu çerçevede “güven temelli dil sigortacılığı”, sektörde geleneksel rakamsal ve hukuki yaklaşımların yanında “insan merkezli iletişim” modelini önceliklendiriyor.








