Sektörümüzün kronik sorunları çok fazla.
Üstelik bu sorunlar azalmıyor aksine daha da artıyor. Bu kronik sorunların en önemli ve can sıkıcı olanlarından birisi de vatandaşı, kendi bünyesindeki şirketten/acentelikten poliçe almaya zorlamak.
Eskiden beri bu zorlamaya banka şubeleri önayak oldu. Uzun yıllar müşterilerine -bir sigortacı bakış açısından çok uzakta, sadece portföy artırma odaklı- gerekli/gereksiz sigorta ürünleri satmaya çalıştılar, sattılar. Sırf bu nedenle sigortacılık ve sektör, vatandaşın gözünde eskiden buyana maalesef olumsuz bir algıyı sırtlandı ve hala da kurtulamadı…
Ne Hali Varsa Görsünler
Bu kemikleşmiş sorun artık o noktaya vardı ki acenteler artık pes etmiş vaziyette. Herkes “ne hali varsa görsün” modunda. Neden? Çünkü acentelerin temsilcileri ve sektör üzerindeki kurumlar da müşterinin yanında satış yapmaya çalışan acenteler gibi şikayet etme modunun ötesine geçemiyorlar.
Kuruluşundan buyana sektördeki ciddi sorunları görüp net adımlar atan, pek çok konuyu çözüme ulaştıran SEDDK’da bu konuda halen uyarı içerikli duyuru yayınlama noktasında. Diğer temsilci kuruluşlardan da duyduğumuz, gördüğümüz sadece vatandaşa haklarını hatırlatan, zorla poliçe satılamayacağını, bu hakkın sınırlandırılamayacağını hatırlatan bilgilendirme metinleri, reklamları, spotları…
Peki sonuç?
E hala yapılıyor. Hem de bu yanlışı yapanların sayısı da artarak yapılmaya devam ediyor. Yıllardır, acentelerin banka şubelerinden çektiği yetmezmiş gibi şimdi de ev ve otomobil finansmanı sağlayan şirketler, müşterilerini kendi bünyelerindeki acenteliklerden poliçe almaya zorluyorlar. Kaskoyu- trafiği kendileri yapmazsa finansman ödemesini aktarmayacaklarını söylüyorlar. Tıpkı bir zamanlar bankaların poliçe şartıyla kredi oranlarını indirip çıkardıkları gibi. Aynı kafa, aynı sigortacılık mantığından uzak, aynı zorla portföy oluşturma çabası…
Vatandaş da acenteler de bu zorlamalardan gerçekten bıktı artık. Koskoca, dev mali yapılara sahip, anlı şanlı şirketler işi gücü bırakmış sektöre yeni hiçbir şey katmadan mevcuttaki pastayı önlerine çekmeye, bulunduğu bölgesinde müşterisine en iyi hizmeti vermeye çalışan acentenin işini elinden almaya çalışıyorlar. Sektöre, sigortacılığa dair hiçbir katkı sunmadan kasalarını doldurma peşindeler.
Vatandaşın, istediği ürünü istediği yerden alma hakkı, şirket ve acente/broker bazlı alternatifleri değerlendirme hakkı elinden alınamaz. Bırakın vatandaş istediği yerden poliçesini alsın. İster online kanaldan alsın, ister bankadan alsın, isterse mahallesindeki sigortacıdan alsın.
Zamanı Gelmedi mi?
Sektör temsilcilerinin, artık vatandaşa haklarını hatırlatmaktan, zorla kimsenin kimseye poliçe yaptıramayacağını söylemekten öte daha farklı bir şeyler yapması gerekiyor. Sektörün temsilciliği görevini şu veya bu kategoride yürütenlerin dijitalleşme, yapay zeka, online sigortacılık… diye diye her gün orada burada boy göstermeyi biraz bırakıp, artık “güçlü bir şekilde” hep beraber bu yanlışa bir dur demeleri, çözümün yollarını aramaları gerekiyor.
Yıl olmuş 2026… Bu, çözümü -gerçekten istendiği taktirde- basit sorunun halledilmesi için 2036 yılını mı bekliyorsunuz? 2036 yılında da aynı sorunları mı konuşacağız…







