Oda seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte sigorta sektöründeki platformlar ve dernekler, sektörün kronikleşen sorunlarına ortak paydada çözümler üretmek adına tek ses olmaya başladı. Bu süreçte en çok dillendirilen ve talep edilen konu; Sigortacılık Meslek Komitelerinin yalnızca sorunların konuşulduğu birer kurul olmaktan çıkarılmasıdır. Komiteler; çözüm üreten, paydaşlar arasında köprü kuran, projeler geliştiren, kamu kurumlarıyla güçlü iletişim sağlayan ve sektörün geleceğine yön veren etkin bir temsil makamı haline getirilmelidir.
Önümüzdeki kritik üç aylık süreçte, seçilmiş veya seçilmeye aday olan tüm meslektaşlarımızın, acentelerin hem operasyonel sürdürülebilirliğini hem de mesleki geleceğini doğrudan tehdit eden dinamikleri masaya yatırması hayati önem taşımaktadır.
Acentelerin varlık mücadelesi verdiği bu dönemde, acil çözüm bekleyen sektörün kılcal damarları olan acentelerin masasındaki 15 kritik başlık şunlardır:
1.Düşük komisyon oranları ve artan operasyon maliyetleri.
2.Bankalar ve dijital satış kanallarıyla yaşanan haksız rekabet.
3.Tahsilat ve nakit akışı sorunları.
4.Hasar süreçlerinde acentelerin yeterince etkin olamaması.
5.Sürekli değişen mevzuat ve idari yükümlülükler.
6.Artan personel, kira ve teknoloji giderleri.
7.Sigorta şirketlerinin doğrudan satış politikaları.
8.Müşteri bilinç eksikliği ve sadece fiyat odaklı tercih yapılması.
9.Yetki ve sorumluluk dengesizliği.
10.Mesleğin itibarını zedeleyen kayıt dışı ve yetkisiz satışlar.
11.Eğitim, dijitalleşme ve teknolojik altyapı maliyetleri.
12.Nitelikli personel bulma ve elde tutma güçlüğü.
13.Enflasyon nedeniyle artan işletme giderlerinin komisyonlara yeterince yansımaması.
14.Acentelerin karar alma süreçlerinde yeterince temsil edilmemesi.
15.Sektörde birlik ve dayanışmanın istenilen seviyede olmamasıdır.
Bu kronikleşen sorunların çözümü için acilen şu adımların atılması gerekmektedir:
1.Güçlü Temsil Kabiliyeti: Acenteleri temsil eden kurum ve kuruluşların sesini bu dönemde daha gür çıkarması, platform ve derneklerin bu sorunları sürekli gündemde tutması.
2.Gelir Modellerinin Güncellenmesi: Acentelerin ana gelir kapısı olan komisyon politikalarının günümüz ekonomik şartlarına (enflasyon ve maliyet artışlarına) göre revize edilmesi.
3.Haksız Rekabetle Mücadele: Dijital kanallar ve bankalar karşısında acentelerin haklarını koruyacak yasal sınırların net çizilmesi.
4.Dijital Dönüşüm Desteği: Acentelerin teknolojik altyapılarını yenileyebilmeleri için teşvik ve destek mekanizmalarının kurulması.
5.Sürdürülebilir İş Birliği: Sigorta şirketleri ile acenteler arasında günübirlik değil, uzun vadeli ve kazan-kazan ilkesine dayalı sürdürülebilir bir iş birliği modelinin inşa edilmesi haksız fesihlerin ortadan kaldırılması gerekir.
Oda seçimleri, bu dönüşümün başlatılması ve acentelerin hak ettiği saygınlığa, refaha ve temsil gücüne kavuşması için önemli bir fırsattır.
Ben Tercan Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı ve KAYSAP Başkanı olarak sigorta sektöründe acentelerin sorunlarına parmak basan her türlü oluşuma destek vermeye hazır olduğumu belirtmek isterim.
Çözüm: Sürdürülebilir bir gelecek için ortak akıl ve iş birliği gerekir. “Acente güçlü olursa, sigorta sektörü de güçlü olur.”
Tercan Erdoğan / Tercan Sigorta
KAYSAP Başkanı










