Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun hızla artması, yaşlılık döneminde ihtiyaç duyulan bakım hizmetlerinin finansmanını sigorta sektörünün önemli gündem başlıklarından biri haline getiriyor. 65 yaş üstü nüfusun son beş yılda yüzde 20,5 artarak 9 milyon 585 bin kişiye ulaşması, uzun süreli bakım ihtiyacının gelecekte daha da büyüyeceğine işaret ediyor.
Artan yaşam süresiyle birlikte emeklilik, sağlık ve bakım giderlerinin finansmanı da önem kazanıyor. Sigorta sektöründe ise yaşlılık döneminde ortaya çıkabilecek uzun süreli bakım maliyetlerinin karşılanmasına yönelik ürün ve modellerin geliştirilmesi bekleniyor.
Uzun Dönemli Bakım Sigortası Gündemde
2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da uzun dönemli bakım sigortasının altyapısının oluşturulmasına yönelik hedefe yer verilmesi, bu alandaki çalışmaların önünü açıyor. Planlanan modelle yaşlılık veya kronik hastalık nedeniyle günlük yaşam faaliyetlerini bağımsız şekilde sürdüremeyen kişilerin uzun süreli bakım ihtiyacının finansmanına yönelik yeni bir yapı oluşturulması amaçlanıyor.
Yeni yaklaşım kapsamında evde ve bakım merkezlerinde sunulan hizmetlerin güçlendirilmesi, evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanması ve uzaktan sağlık uygulamalarıyla entegre edilmesi hedefleniyor.
Dünyada Uygulanan Modeller Türkiye İçin Örnek Oluşturuyor
Yaşlanan nüfusun bakım maliyetlerinin karşılanmasına yönelik uzun süreli bakım sigortası farklı ülkelerde uygulanıyor. Almanya 1995, Japonya 2000 ve Güney Kore 2008 yılında benzer sistemleri devreye aldı. Bu modellerde bakım hizmetlerinin finansmanında sigorta primleri ve kamu kaynakları birlikte kullanılıyor.
Türkiye’de de demografik dönüşümün hızlanmasıyla birlikte uzun süreli bakım riskinin kamu, emeklilik şirketleri ve bireyler arasında paylaşılmasına yönelik modellerin gündeme gelmesi bekleniyor. Böylece yaşlı nüfusun artmasıyla ortaya çıkabilecek bakım giderlerinin finansmanında sigortacılığın daha etkin bir rol üstlenmesi hedefleniyor.
Yaşlı Bakımı Yeni Sigorta Alanı Olabilir
Dünya genelinde 65 yaş ve üzerindeki nüfusun 2050 yılında yaklaşık 1,6 milyara ulaşmasının beklenmesi, yaşlılık ve bakım risklerinin sigorta sektöründeki önemini artırıyor. Türkiye’deki demografik değişim de uzun süreli bakım sigortasının önümüzdeki dönemde yeni bir ürün ve hizmet alanı olarak gelişebileceğini gösteriyor.










