Türkiye sigorta sektörünün dijital adaptasyon düzeyini mercek altına alan kapsamlı araştırma, sektörün dijitalleşmeyi bir “iletişim başlığı” olarak başarıyla yönettiğini ancak çekirdek operasyonlarda henüz istenen derinliğe ulaşamadığını ortaya koydu. Prof. Dr. Erdem Kırkbeşoğlu tarafından yürütülen ve sekiz yıllık söylem analizine dayanan çalışmaya göre; dijital uygulamalar ağırlıklı olarak satış ve pazarlama süreçlerinde yoğunlaşırken; underwriting (risk kabul), fiyatlama ve hasar yönetimi gibi kritik alanlarda entegrasyonun sınırlı kaldığı görüldü.
Araştırma, şirketleri dijital yetkinliklerine göre dört ana kategoriye ayırarak sektörün röntgenini çekiyor:
-
İnaktifler: Dijital söylemi güçlü olan ancak operasyonel dönüşümü zayıf kalanlar.
-
Takipçiler: Dijitalleşmeyi sadece müşteri arayüzü (web/mobil) ile sınırlı tutanlar.
-
Operatörler: Bazı temel operasyonel süreçlerini dijital sistemlere entegre edebilenler.
-
Yenilikçiler: Dijital teknolojileri servis ve operasyonel modelinin merkezine konumlandıranlar.
Sektör genel olarak küresel ölçekte “dijital takipçi” konumunda değerlendirilirken; Aksigorta, Quick Sigorta ve AXA Sigorta Türkiye’de dijital yenilikçi şirketler arasında öne çıkan markalar oldu. Raporda, siber risklerin ve algoritmik fiyatlamanın stratejik risk yönetiminin merkezine tam olarak yerleşmediği uyarısı yapılırken; dijitalleşmenin artık bir tercih değil, sürdürülebilirlik için bir zorunluluk olduğu vurgulandı. TSB Başkanı Uğur Gülen‘in de daha önce belirttiği “risk önleyen sigortacılığa geçiş” vizyonu, bu karnenin iyileştirilmesi için sektörün önündeki en önemli yol haritası olarak görülüyor.









