Sektörün usta kalemi Can Kantar, sigortaya uzak duranların bahanelerinin azaldığına dair bir yazı kaleme almış.
Buyurun okuyalım. …
Sigorta yaptırıp, sağlığını, evini, otomobilini, iş yerini güvenceye almak istiyorsan… Ya da ‘ben Bireysel Emeklilik Sistemi’ne katılacağım ama birikimlerimin nerede nemalandırılacağı konusunda hassasiyetim var’ diyorsan sigorta sektöründe bunu yaptırabileceğin şirketler var. Sigorta sistemini bir yardımlaşma havuzu gibi düşünmelisiniz. Ödediğiniz primler bir havuzda toplanıyor ve hasar gerçekleştiğinde o havuzdan hasar gören kişi ve kuruluşun mağduriyeti önleniyor. Bu havuzdaki para ise çeşitli gelir enstrümanlarında nemalandırılıyor. Bu işi yönettiği için de sigorta şirketi buradan bir komisyon alıyor. Bazen havuzdaki para yetmeyince sigorta şirketi kendi sermayesindeki para ile bu ödemeleri yapıyor. Sigorta yaptırmamak için birçok bahane üretiyoruz. ‘Sigorta haram’ ödediğimiz primler faizde değerlendiriliyor bahanesini de oldukça fazla duyuyorum. Durum hiç de öyle değil.
GÖNLÜNÜZÜ FERAH TUTUN!
Öncelikle şunu söyleyeyim, katılım sigortacılığını devletimiz de destekliyor. Mütedeyyin yani faize duyarlı kesimin sigorta yaptırabilmesi, BES’e katılabilmesi için SEDDK’da özendirici bir takım adımlar atıyor, düzenlemeler yapıyor. Şunu da ekleyeyim katılım tarafındaki sigorta ve BES şirketleri ödediğiniz primleri ve katılım paylarını bu konuda uzman Danışma Kurulları’nın onayını alarak nemalandırıyor. Bu nedenle çekincesi olan kişiler burada gönlünü ferah tutabilir. Katılım sigortacılığı ülkemizde hızla gelişim göstermeye devam ediyor. Özetle sigorta ve BES yaptırmamak için hiç kimsenin bir bahanesi yok.








