Küresel sigorta sektörüne ışık tutan Bain&Company‘nin son yayımladığı 2026 Küresel Sigortacılık Raporu, sektörün son dönemdeki performansına dair çarpıcı bulgular ortaya koydu. Rapora göre, küresel sigorta şirketleri geçen yıl güçlü prim büyümesi ve kârlılık artışı sergilemiş olsa da, elde edilen bu kazanımların büyük ölçüde döngüsel nitelikte olduğu ve sektörün karşı karşıya olduğu temel sorunları maskelediği belirtildi. Özellikle, Kuzey Amerika ve Avrupa’daki en büyük 30 sigorta şirketinde 2022’den bu yana işe alımların yaklaşık yüzde 50 oranında azalması, gelecekteki maliyet verimliliği arayışının önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Küresel Prim Büyümesi ve Yapısal Engeller
Bain&Company raporu, küresel primlerin 2025 yılında tahmini 7.1 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Bu rakam, 2024’teki 6.7 trilyon dolar ve son 15 yıldaki 3.6 trilyon dolarlık büyüme ile sektörün önemli bir genişleme kaydettiğini gösteriyor. Prim büyümesinin, Güney Amerika dışındaki tüm bölgelerde önceki on yılın oranını aşması bekleniyor. Özellikle mülk ve kaza sigortalarında, prim tarifelerindeki artışlar ve katastrofik hasarlar açısından nispeten sakin geçen bir yılın etkisiyle sektördeki kârlılık belirgin bir ivme kazanmış durumda.
Ancak Bain, bu elverişli koşullara rağmen, 2025’teki güçlü performansın sektörün uzun vadeli görünümü için güvenilir bir gösterge olmadığı konusunda uyarıyor. Raporda, satın alınabilirlik ve erişime ilişkin yapısal sorunlar, teknoloji yatırımlarının sınırlı ekonomik getirileri ve sigorta değer zincirindeki rekabetin henüz çözüme kavuşmamış olmasının gelecekteki büyümeyi sınırlayabileceği vurgulanıyor. Önemli pazarlarda sigorta penetrasyonunun düşük seyretmesi ve sigortanın satın alınabilirliğinin zorlaşması, yatırımcıların mevcut döngünün ötesinde sürdürülebilir kâr büyümesi sağlanıp sağlanamayacağını sorgulamalarına yol açıyor. Bu durum, sigorta sektörünün bir sonraki döneminde risk maliyetini düşürmeyi kritik bir öncelik haline getiriyor.
Sektörün 2025’teki güçlü performansı, yapısal sorunları ortadan kaldırmış değil. Uzun yıllar süren sert piyasa koşulları, konut ve otomobil sigortalarında prim oranlarını yükselterek sigorta kapsamlarını birçok hane için daha az satın alınabilir hale getirdi. Hayat sigortalarında ise müşteri ihtiyacındaki artışa karşın ürünlerin karmaşıklaşması ve danışmanların daha üst gelir grubundaki müşterilere yönelmesiyle danışmanlık açığının büyümesi, sigortaya erişimi zayıflatmakta.
Teknoloji Yatırımları ve İstihdam Dinamikleri
Rapor, sağlık, ölüm riski, doğal afetler ve siber güvenlik alanlarındaki süregelen koruma açıklarının, sigorta şirketleri için ürünleri daha uygun fiyatlı, erişilebilir ve değerli hale getirerek sigorta kapsamını genişletme fırsatlarına işaret ettiğini belirtiyor. Ancak Bain&Company’ye göre, sigorta şirketleri son yıllarda veri, teknoloji ve yapay zekâ yatırımlarını hızlandırmış olsa da, bu yatırımlar henüz sektör genelinde anlamlı bir operasyonel kazanım yaratamadı. Doğrudan yazılan primler son 10 yılda iki katına çıkarken, gider oranlarının yalnızca 1 yüzde puan gerilediği gözlemlenmekte.
Kuzey Amerika ve Avrupa’daki en büyük 30 sigorta şirketinde 2022’den bu yana işe alımlardaki yüzde 50’lik azalma, gelecekteki maliyet verimliliği için bir gösterge olarak yorumlanabilir. Ancak Bain, verimlilik artışının yalnızca çalışan sayısının azaltılmasıyla sağlanamayacağına dikkat çekiyor. Aynı zamanda bilançoların, dağıtımın, operasyonların, hizmetlerin, teknolojinin ve sermayenin giderek birbirinden ayrışması, sigortacılık değer zincirinin daha parçalı bir yapıya dönüşmesine yol açıyor.
Bain&Company, sektördeki önemlerini artırmak ve pazarı genişletmek isteyen sigorta şirketleri açısından risk maliyetini düşürmenin kritik önem taşıdığını belirtiyor. Bu hedefe ulaşmak için dört temel alan öne çıkıyor: hasarlar, dağıtım, operasyonel giderler ve sermaye.










