Kırmızı ışıkta beklerken arkadan çarpılan bir sürücü düşünün. Kusur yüzde yüz karşı tarafta. Araç, işler hızlı ilerlesin diye kasko üzerinden anlaşmalı servise giriyor, onarım sorunsuz tamamlanıyor. Birkaç ay sonra yenileme teklifi geliyor ve yıllardır biriken hasarsızlık indirimi bir anda erimiş.
Sigortalının sorusu çok yerinde: “Kazada hiçbir kusurum yoktu, bu farkı neden ben ödüyorum?”
Acentelerin masasına neredeyse her hafta gelen bu soru aslında iki ayrı soru barındırıyor: İndirim gerçekten kaybedildi mi? Kaybedildiyse bu zarar kimden istenebilir?
Önce ayrımı yapalım
Trafik sigortasındaki basamak sistemi ile kaskodaki hasarsızlık indirimi aynı şey değil. Trafik sigortasında basamak, sizin poliçenizden üçüncü kişilere ödenen tazminata bağlı. Kusursuz olduğunuz bir kazada kendi trafik poliçenizden ödeme yapılmadığı için basamağınız da düşmez.
Kaskoda ise tablo şirketin tarifesine ve poliçe şartlarına göre değişiyor. Bazı poliçelerde, sigortalının kusursuz olduğu ve şirketin karşı tarafa rücu edebildiği hasarlarda indirim korunuyor. Bazı ürünlerde bunun için ayrıca bir indirim koruma teminatı sunuluyor. Bazılarında ise kasko dosyasının açılması tek başına indirimi düşürüyor. Kısacası ilk adım, poliçeyi okumak.
Mahkemeler de bu noktayı atlamıyor. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 29.12.2025 tarihli, 2022/1158 E., 2025/1183 K. sayılı kararına konu dosyada bilirkişi, araç sahibi kusursuz olduğu için hasarsızlık indiriminin devam ettiğini bildirmişti. Daire, ilk derece kararını kaldırırken, aracın hasarsızlığının bozulması nedeniyle bir prim farkı doğup doğmadığının denetime elverişli bir raporla araştırılmamasını da eksiklikler arasında saydı. Yani soru, “indirim gitti mi?” sorusuyla başlıyor.
Zarar gerçekten doğduysa
İndirim kaybedildiyse ortada somut bir kayıp var: Kaza olmasaydı ödenecek prim ile kaza nedeniyle ödenen prim arasındaki fark. Bu farkın sebebi doğrudan kaza. Bu nedenle kusurlu sürücü ve aracın işleteni, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. ve Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca bu zarardan sorumlu.
Karşı tarafın trafik sigortacısına gelince tartışma burada başlıyor. Trafik sigortası genel şartları; gelir kaybı, kâr kaybı, kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları teminat dışında bırakıyor. Sigortacılar, prim farkının da bu türden bir dolaylı zarar olduğunu savunuyor. Bana göre prim farkı, kazadan bağımsız bir gelir kaybı değil, kazanın doğrudan tetiklediği ek bir masraf. Ancak bu konuda yerleşmiş bir uygulama olduğunu söylemek de mümkün değil.
Bu belirsizliğin pratik bir bedeli var. Küçük bir prim farkı için Sigorta Tahkim Komisyonu’na gidip talebin reddi hâlinde karşı vekâlet ücreti riskini üstlenmek çoğu zaman mantıklı değil. Daha sağlıklı yol, bu kalemi kusurlu sürücü ve işletene yöneltmek; zaten onlardan istenecek araç mahrumiyeti gibi kalemlerle birlikte aynı davada talep etmek.
Asıl mesele ispat
“İndirimim gitti” demek yetmiyor. Bu kalemin en sık kaybedildiği yer ispat. Zararın henüz doğmadığı ya da kazayla bağlantısının kurulamadığı dosyalarda talep reddediliyor. Elde bulunması gerekenler şunlar:
- Kaza öncesi geçerli poliçe ve uygulanan indirim oranı,
- Yenileme döneminde uygulanan oran ve prim,
- Mümkünse şirketten, indirimin bu hasar dosyası nedeniyle düştüğünü gösteren bir yazı,
- İndirimli ve indirimsiz primi karşılaştıran bir hesap.
Bir noktaya daha dikkat çekmek isterim: Zarar, poliçe yenilendiğinde somutlaşıyor. İndirimin geri kazanılması birkaç yıl sürebildiği için kayıp tek yılla sınırlı da kalmayabiliyor. Ancak gelecek yıllara ait farkın ispatı, ilk yıla göre çok daha zor.
Acenteler için pratik notlar
Kusursuz müşteriniz aradığında şu adımlar işinizi kolaylaştırır:
- Önce kusur durumunu netleştirin. Tutanaktaki kusur dağılımı bütün zinciri belirliyor.
- Kasko dosyası açmadan önce poliçedeki hasarsızlık şartını müşterinizle birlikte okuyun.
- Hasar küçük ve kusur netse, karşı tarafın trafik sigortasına doğrudan başvurmayı da bir seçenek olarak anlatın. Kaskonun hızı ile indirim kaybının maliyetini müşteri karşılaştırarak seçsin.
- Kasko kullanıldıysa yenileme tekliflerini ve şirket yazışmalarını saklatın.
- Değer kaybını unutturmayın. Onarım kaskodan yapılsa bile değer kaybı, karşı tarafın trafik sigortasından ayrıca istenebilir.
Son söz
Hasarsızlık indirimi, sigortalının yıllar içinde biriktirdiği bir değer. Kusursuz olduğu bir kazada bu değerin sessizce erimesi hem sigortalının hem de onu yönlendiren acentenin güvenini zedeliyor. Kayıp çoğu zaman telafi edilebilir; yeter ki doğru adrese, doğru belgelerle gidilsin.
Av. Melih Küçükcankurtaran






