İstanbul’da elektrikli aracını evinde şarj etmek için ünite kurduran bir vatandaşa, elektrik dağıtım şirketi BEDAŞ tarafından yaklaşık 700 bin TL tutarında tahakkuk çıkarıldığı ileri sürüldü. Mimar Şenol Gökner’in sosyal medya paylaşımıyla gündeme gelen olayda, şarj ünitesinin güç artırımı yapılmadan monte edildiği iddia edilirken, uyuşmazlığın yargıya taşındığı belirtildi.
Şarj Ünitesi İçin Güç Artırımı İddiası
Mimar Şenol Gökner, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, BEDAŞ’ın elektrikli araç şarj ünitesi taktıran arkadaşına yaklaşık 700 bin TL tutarında tahakkuk çıkardığını açıkladı. Gökner, dağıtım şirketinin bu yönde bir işlem yapma yetkisini sorgularken, paylaşım kısa sürede çok sayıda etkileşim aldı.
Gökner’in yorumlara verdiği yanıtlarda aktardığı bilgilere göre, tahakkukun gerekçesi güç artırımı başvurusu yapılmadan şarj ünitesi montajı gerçekleştirilmesi oldu. Ünitenin villanın iç panosuna bağlandığı ve montaj işleminin ürünü satan beyaz eşya markasının ekipleri tarafından yapıldığı belirtildi.
Gökner, yüksek tutarlı tahakkukun orantısız olduğunu savunarak, bu tür durumlarda öncelikle abonenin uyarılması gerektiğini ifade etti. Tespit ekiplerinin kesilen tahakkuklardan prim aldığı yönündeki iddiasını da dile getiren Gökner, olayın delilleriyle birlikte yargıya taşındığını bildirdi. Söz konusu iddialara ilişkin bağımsız bir doğrulama veya BEDAŞ’ın açıklaması ise metinde yer almıyor.
Kaçak ve Usulsüz Elektrik Kullanımı Ayrımı
Elektrikli araç şarj ünitelerinin evlere kurulmasıyla ilgili tartışmalarda, bağlantının teknik şartlara uygunluğu ve elektrik tüketiminin sayaç üzerinden ölçülmesi öne çıkıyor. Sayaçtan geçirilmeden yapılan tüketim ile sayaç üzerinden gerçekleşmesine rağmen sözleşme veya mevzuat hükümlerine aykırı kullanım, elektrik piyasası düzenlemelerinde farklı şekillerde değerlendiriliyor.
Bu nedenle şarj ünitesi nedeniyle çıkarılan yüksek tutarlı bir tahakkukun hangi gerekçeyle hesaplandığı önem taşıyor. İşlemin kaçak elektrik kullanımı, usulsüz kullanım veya anlaşma gücünün aşılması kapsamında değerlendirilmesi; hesaplama yöntemi, uygulanan süre ve tüketim tespiti bakımından farklı sonuçlar doğurabiliyor.
Gündeme gelen olayda da tahakkukun hangi mevzuat hükmüne ve hangi teknik tespitlere dayandığı, uyuşmazlığın çözümünde belirleyici unsurlar arasında bulunuyor.
Sayaç Bağlantısı ve Anlaşma Gücü Tartışması
Sosyal medya paylaşımının altındaki yorumlarda, benzer sorunlar yaşadığını belirten kullanıcıların deneyimleri yer aldı. Bazı kullanıcılar, şarj panolarının sayacın girişine bağlanması nedeniyle tüketimin sayaçtan geçmediğini ve bu durumun kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirildiğini öne sürdü.
Diğer yorumlarda ise güç artırımı yapılmadan yüksek güçte şarj ünitesi kullanılmasının, abonenin dağıtım şirketiyle yaptığı sözleşmede belirtilen anlaşma gücünü aşabileceği ifade edildi. Özellikle müstakil evler ve apartmanlarda elektrik tesisatının kapasitesi, şarj ünitesinin bağlantı şekli ve gerekli izinlerin alınması konuları tartışıldı.
Bazı kullanıcılar, 13,5 kW kurulu güce sahip müstakil evlerinde 7 kW’lık mobil şarj ünitesi kullanımı için kendilerine izin gerekmediğinin bildirildiğini aktardı. Ancak bu tür değerlendirmelerin her abonenin tesisat özellikleri, sözleşme koşulları ve ilgili teknik mevzuat çerçevesinde ayrı ayrı ele alınması gerekiyor.
Evde Elektrikli Araç Şarjına Yasak Var mı?
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), daha önce yaptığı açıklamada elektrikli araçların evlerde, apartmanlarda veya site otoparklarında şarj edilmesine yönelik genel bir yasak bulunmadığını belirtti.
Açıklamada, düzenlemelerin özellikle çok katlı yapılarda elektrik tesisatına proje dışında, izinsiz veya teknik şartlara aykırı müdahalelerin önlenmesine yönelik olduğu ifade edildi. Şarj ünitelerinin kurulumu sırasında bina yönetiminin bilgilendirilmesi, gerekli izinlerin alınması ve ihtiyaç halinde elektrik projesinde tadilat yapılması gibi hususlara dikkat çekildi.
DMM’nin açıklamasında, sayaç dışı bağlantı, kaçak elektrik veya usulsüz kullanım gibi mevzuata aykırı uygulamaların ayrı değerlendirildiği vurgulandı. Dolayısıyla evde şarj işleminin kendisi ile şarj ünitesinin teknik ve hukuki şartlara aykırı şekilde kurulması birbirinden ayrılıyor.
Şarj Ünitesi Kuracaklara Teknik Kontrol Uyarısı
Elektrikli araç sahiplerinin evlerine şarj ünitesi kurmadan önce bağlı oldukları elektrik dağıtım şirketiyle görüşerek mevcut anlaşma gücünü kontrol ettirmeleri önem taşıyor. İhtiyaç halinde güç artırımı başvurusunun yapılması, tesisatın şarj ünitesine uygunluğunun değerlendirilmesi ve bağlantının sayaç üzerinden gerçekleştiğinin doğrulanması olası uyuşmazlıkların önüne geçebilir.
Montajı gerçekleştiren firmanın, gerekli teknik kontroller ve başvuru süreçleri konusunda sorumluluklarını yerine getirip getirmediğinin de önceden netleştirilmesi gerekiyor. Özellikle yüksek güçlü şarj ünitelerinde tesisat kapasitesi, bağlantı noktası ve proje uygunluğu konuları dikkate alınmalı.
Elektrikli Araç Sahiplerinin Tahakkuk Endişesi
Gündeme gelen 700 bin TL’lik tahakkuk iddiası, elektrikli araç sahiplerinin evde şarj altyapısı kurarken karşılaşabileceği teknik ve sözleşmesel riskleri yeniden tartışmaya açtı. Ancak olayın hukuki değerlendirmesi bakımından tahakkukun dayanağı, elektrik tüketiminin nasıl tespit edildiği, bağlantının teknik durumu ve dağıtım şirketinin işlem gerekçesi birlikte incelenmeli.
Uyuşmazlığın yargıya taşındığı belirtilirken, mahkeme sürecinin sonucuna ilişkin henüz bir bilgi paylaşılmadı.




