Çiftçilik sektöründe giderek yaygınlaşan bir sorun, üreticilerin tarım sigortası yaptırmaktan kaçınmasına neden oluyor. TARSİM kapsamında yapılan görüşmelerde, Niğde’de çiftçiler sigorta primlerini ve ek maliyetleri karşılamanın artık mümkün olmadığını dile getiriyor. Bir üretici, “Karnabahar, brokoli, domates, karalahana yetiştiriyoruz ama sigorta yaptırırsak elimizde bir şey kalmıyor; dolu da vurabilir, sel de olabilir ama maliyetini karşılamadığı için kimse uğraşmıyor” şeklinde konuştu.
Yapılan araştırmalara göre, çiftçilerin yaklaşık yüzde 43’ü primleri “çok yüksek” bulduğunu belirtirken, yüzde 34’ü sistemin kendilerine fayda sağlamadığını düşünüyor. Hasar ödemelerinin gecikmesi ve bazı durumlarda eksik yapılması, sigorta yaptırma konusunda üreticiler arasında güven kaybına yol açıyor.
Üreticiler ayrıca, dönüm başına 30–40 bin TL’nin üzerinde sermaye kullanımına ihtiyaç duyduklarını, 30 – 40 dönüm arazi ektiklerinde yaklaşık 1,5–2 milyon TL masrafla karşılaştıklarını ve bir de sigorta primine bütçe ayırmaları durumunda kârlarının tamamen eriyeceğini ifade ediyorlar.
Uzmanlar bu tablonun, tarım sigortası sisteminde kapsam ve erişim yönünden önemli bir dönüşüm gerektirdiğini vurguluyor. Sistem yalnızca prim toplama mekanizması olmaktan çıkarak üreticinin gerçek ihtiyaçlarını gözeten bir güvence yapısına dönüştürülmeli. Ayrıca planlı üretim, kooperatifleşme ve devlet destekli alım garantileriyle, çiftçinin sadece bitkisel üretim değil, sigorta ve risk yönetimi açısından da korunaklı hâle gelmesi sağlanabilir.








