Sigortada amaç sigortalıyı hasardan önceki durumuna getirmektir. Bu nedenle önemli olan geçmişte ödenen değil, bugün aynı varlığın yerine konulmasının maliyetidir. Bir varlığın poliçedeki sigorta bedelinin, gerçek yerine koyma maliyetinin altında kalması eksik sigortaya (underinsurance) neden olur.
En sık karşılaşılan hata, muhasebe kayıtlarının referans alınmasıdır. Muhasebe geçmişi kaydeder; sigorta ise gelecekte doğabilecek zararın maliyetini hesaplar. Bu iki yaklaşım arasındaki fark göz ardı edildiğinde eksik sigorta neredeyse kaçınılmaz hale gelir.
Eksik sigorta bir anda ortaya çıkmaz. Yıllar içinde biriken küçük farkların sonucudur. Makine maliyetleri artar, üretim hatlarının kurulum bedeli yükselir, binaların inşa maliyeti enflasyonla birlikte değişir. Ancak poliçelerde yazan bedeller çoğu zaman aynı hızda güncellenmez.
Bugün eksik sigortaya dikkat çekmemin nedeni açık: Riskler yalnızca sahada değil, maliyet tablolarında da hızla değişiyor.
Ortadoğu’da yaşanan krizlerin petrol fiyatlarına etkisi ve enerji maliyetlerindeki artış üretimden taşımaya kadar tüm süreçleri zincirleme biçimde etkiledi. Tedarik maliyetleri yükseldi, yeni ekipman ve makine alımlarında beklenmedik fiyat artışları ortaya çıktı. Yatırım gelirlerinin baskı altında kaldığı bir dönemde maliyet artışları belirli kalemlerde değil, tüm bir zincirde yaşanıyor. Bir makinenin fiyatı artıyorsa, onun taşınması, kurulması ve devreye alınması için gereken tüm maliyetler de artıyor.
Eksik sigortanın yıkıcı sonuçları, 2023 yılında yaşanan büyük depremler sonrasında çok net ortaya çıktı. Yıllar önce belirlenmiş sigorta bedelleri artan maliyetler nedeniyle gerçek değerlerden ciddi şekilde uzaklaşmıştı. Sigortalı olduğunu düşünen birçok işletme, hasar sonrası beklediğinden çok daha düşük tazminat hesaplarıyla karşılaştı. Sorun çoğu zaman teminatın olmaması değil, sigorta bedelinin eksik olmasıydı.
Eksik sigorta hesaplaması, sigorta bedeli ile gerçek yerine koyma maliyetinin karşılaştırılmasına dayanır (nispet kuralı). Eğer bir varlık gerçek değerinin altında bir bedelle sigortalanmışsa, hasar anında ödenecek tazminat da aynı oranda azalır ve kalan tutar işletmenin kendi kaynaklarından karşılanmak zorunda kalır.
Üstelik etkisi yalnızca eksik tazminat almakla sınırlı değildir. Beklenen finansal destek sağlanamadığında işletmeler nakit akışı sorunu, üretim kesintileri ve müşteri kayıpları gibi zincirleme etkilerle karşı karşıya kalır.
Özetle sigorta bedellerinin güncellenmesi bir tercih değil, sistemin sürdürülebilirliği için zorunluluktur.
Bu durum yalnızca Türkiye’ye özgü değil. Dünya reasürans piyasası, geniş veri setleri sayesinde sigorta bedellerinin güncelliği konusunda giderek artan bir kaygı taşıyor. Özellikle enflasyon ve ithalata bağlı maliyet artışlarının yoğun olduğu ekonomilerde bu risk çok daha kritik hale geliyor.
Eksik sigortayı önlemek disiplin gerektirir. Envanter düzenli güncellenmeli, yeni yatırımlar ve satın almalar poliçelere eklenmeli, sigorta bedelleri en az yılda bir kez yerine koyma maliyetleri dikkate alınarak yenilenmelidir.
Eksik sigorta sorgulama eksikliğinden doğar
Bugünün iş dünyasında karar vericiler finansal riskleri yakından izliyor. Ancak şu soruların yeterince sorulduğunu söylemek zor: Mevcut sigorta bedelleri güncel durumu yansıtıyor mu? Yeni yatırımlar poliçelere dahil ediliyor mu? Satın almalarda karşılaşılan maliyet artışları sigorta bedellerinin yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor mu?
Şirketiniz sigortalı olabilir. Ama sigorta bedelleri güncel değilse, sigortanın kuralları nettir. Hasar günü yaşanan tartışmaların çoğu, zamanında sorulmayan sorulardan doğar.
O sorular sorulmamışsa, suçlayacak kimse kalmaz.







