Türkiye genelinde etkili olan orman yangınları, iklim değişikliğinin beraberinde getirdiği riskleri bir kez daha gündeme taşıdı. Bu kapsamda, AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, yangınlarla mücadelede bireysel sorumluluğun ve proaktif risk yönetiminin hayati önemine dikkat çekti.
Ölken, orman yangınlarıyla mücadelenin sadece yangına müdahale aşamasından ibaret olmadığını, aynı zamanda risklerin önceden belirlenmesi, etkin erken uyarı sistemleri ve geniş çaplı toplumsal farkındalık ile bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Küresel Bir Risk: Orman Yangınları ve İklim Değişikliği
Cambridge Üniversitesi İşletme Fakültesi Risk Araştırmaları Merkezi tarafından, AXA XL desteğiyle yürütülen “Orman Yangınları: Giderek Büyüyen Bir Risk” adlı kapsamlı araştırma, iklim değişikliği ve hızla artan yapılaşmanın orman yangınlarını giderek daha yıkıcı ve ekonomik olarak maliyetli hale getirdiğini ortaya koydu.
Araştırmanın temel bulgularına göre; önleyici planlama, güçlü yapı standartları, gelişmiş erken uyarı sistemleri, risk mühendisliği ve sigortanın afet sonrası toparlanmadaki stratejik rolü, toplumsal dayanıklılığın artırılması açısından kritik öneme sahip unsurlar olarak belirlendi.
Bireysel Sorumluluk ve Farkındalığın Gücü
AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, orman yangınlarının önlenmesinde her bireyin kaçınılmaz bir sorumluluğu olduğunu belirterek şu önemli değerlendirmelerde bulundu:
“İklim değişikliği; sıcaklık artışları, kuraklık ve aşırı hava olayları aracılığıyla yangın riskini büyütüyor. Ancak insan kaynaklı ihmallerin önüne geçmek büyük ölçüde bizim elimizde. Farkındalık olarak adlandırdığımız şey aslında hiç de karmaşık değil; doğayı temiz tutmakla, çevreye atık bırakmamakla, sıcak ve kurak günlerde ateş yakmaktan kaçınmakla, sigara izmaritini doğaya atmamakla ve ormanlık alanların yakınında kıvılcım oluşturabilecek işlemlerden uzak durmakla başlıyor. Kısacası orman yangınlarıyla mücadele önce bizimle başlar.”
Önleyici Sigortacılık Yaklaşımı
Sigortacılığın yalnızca bir hasar meydana geldikten sonra devreye giren bir mekanizma olmadığını ifade eden Ölken, önleyici sigortacılık anlayışının kritik rolüne dikkat çekti.
“Sigortacılığın gerçek değeri, riski önceden öngörebilmekte, doğru verilerle analiz edebilmekte, kurumları ve toplumu bilgilendirmekte ve herhangi bir kaybın yaşanmaması için erken safhada aksiyon alabilmekte yatıyor. AXA Türkiye olarak biz, Adaptif Sigortacılık yaklaşımımızın merkezine tam da bu proaktif anlayışı koyuyoruz. Gelişmiş erken uyarı sistemleri, yapay zekâ destekli risk haritaları, detaylı iklim verileri, kapsamlı risk mühendisliği uygulamaları ve doğru yapılaşma standartları birlikte kullanıldığında, yangınların potansiyel yol açabileceği kayıpları önemli ölçüde minimize etmek mümkündür.”
Doğaya Sahip Çıkmak Bir Vatandaşlık Görevidir
Orman yangınlarıyla mücadelenin ortak bir sorumluluk gerektirdiğini belirten Yavuz Ölken, toplumun bilinçlenme seviyesinin artırılmasının önemini bir kez daha vurguladı.
“Doğaya karşı duyarsız olanları uyarmak, iklim değişikliğinin yıkıcı sonuçlarını her platformda hatırlatmak ve genel toplum bilincini yükseltmek hepimizin bir vatandaşlık görevidir. Doğanın kendini onarma ve yenileme konusunda olağanüstü bir gücü bulunmaktadır. Yanan alanların tekrar ormana dönüşebilmesi için onları titizlikle korumamız ve doğal iyileşme süreçlerine maksimum saygı göstermemiz gerekmektedir. Doğa mutlaka geri gelecek; yeter ki biz ona daha fazla zarar vermeyelim.”









