Yaz bitti, gurbetçi araçlarının çoğu döndü. Ama yaz boyunca yaşanan kazaların dosyaları şimdi masalara geliyor. Turistler, uluslararası taşımacılar ve komşu ülkelerden gelen sürücüler ise yıl boyu yolda. Bu dosyalarda acenteye genellikle üç soru geliyor: Bana çarpan yabancı araç için kime başvuracağım? Yurt dışına çıkıyorum, aracım orada sigortalı mı? Gurbetçi akrabam aracımı kullanabilir mi?
Bana çarpan yabancı araç: Önce kartı bulun
Yabancı plakalı araç, mevzuat gereği Türkiye’ye sigortasız giremez. Ya Türkiye’de geçerli bir Yeşil Kartı vardır ya da sınır kapısında Türk bir sigorta şirketinden trafik sigortası yaptırmıştır. Yeşil Kart varsa muhatap Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’dur. Büro, yabancı sigortacı adına dosyayı yürütür ve Türk trafik sigortası limitleri içinde öder. Sınırda sigorta yapılmışsa dosya sıradan bir trafik dosyasıdır ve başvuru poliçeyi düzenleyen şirkete yapılır. Hiçbir sigorta yoksa Güvence Hesabı yalnız bedensel zararları karşılar; araç hasarı için müşterinin kaskosu ya da yabancı sürücüye açılacak dava kalır.
Müşteriye verilecek en değerli tavsiye, kaza yerinde Yeşil Kartın ya da sınır poliçesinin iki yüzünü fotoğraflamasıdır. Kart numarası, düzenleyen şirket, geçerlilik tarihleri ve Türkiye’nin kapsamda olup olmadığı, sonradan en çok vakit kaybettiren bilgilerdir. Yargıtay, kaza tarihinde geçerli bir Yeşil Kart bulunup bulunmadığı araştırılmadan Büro aleyhine kurulan hükümleri bozuyor.
Bir uyarı daha: Hasar sürecini çoğu zaman yabancı sigortacının Türkiye’deki temsilcisi ya da muhabir şirketi yürütür. Yazışma bu şirketle yapılabilir, ama dava ya da tahkim başvurusu Büro’ya yöneltilmelidir. Temsilci şirkete açılan davanın husumet yokluğundan reddedildiği kararlar var.
Yurt dışına çıkan müşteri: Kartı birlikte kontrol edin
Türk plakalı araçla Avrupa’ya ya da komşu ülkelere çıkacak müşteri için Yeşil Kart, Türk sigorta şirketlerince düzenlenir. Yurt dışındaki kazada dosyayı o ülkenin bürosu yürütür; ödenen tazminat daha sonra kartı düzenleyen Türk sigortacıdan ve Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’ndan istenir. Acentenin kontrol edeceği noktalar basittir: Kart seyahat süresinin tamamını kapsıyor mu, gidilecek ve transit geçilecek ülkelerin kodları kartta açık mı, araç ve plaka bilgileri doğru mu? Kart artık beyaz kâğıda da basılabildiği için müşterinin rengine değil içeriğine bakması gerekir.
Gurbetçi akraba direksiyonda: Ehliyet süresine dikkat
Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne göre Türk vatandaşları yurt dışından aldıkları sürücü belgesiyle, Türkiye’ye girişten itibaren en fazla iki yıl araç kullanabilir. Altı aydan uzun süre Türkiye’de kalanlar belgenin onaylı Türkçe tercümesini yanlarında bulundurmalı, iki yılın sonunda da belgeyi Türk sürücü belgesiyle değiştirmelidir. Yabancılar için bu süre altı aydır.
Tatile gelen gurbetçi için bu süre çoğunlukla sorun yaratmaz. Ancak kesin dönüş yapmış ya da uzun süredir Türkiye’de yaşayan bir yakın, süresi geçmiş yabancı belgeyle müşterinizin aracını kullanırsa tablo değişir. Kaskoda gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kişinin kullanması istisnası ve trafik sigortacısının sigortalısına rücu talebi gündeme gelebilir. Kazada zarar gören üçüncü kişinin trafik sigortacısından alacağı tazminat ise bundan etkilenmez.
Yabancı plakalı araç dosyaları seyrek geldiği için çoğu acentede bir ezber oluşmuyor. Oysa doğru muhatap, doğru belge ve zamanında yapılmış yazılı bir başvuru, bu dosyaların büyük kısmını sıradan bir trafik dosyasına dönüştürür.
Av. Melih Küçükcankurtaran







