Şirketler Dönüp Aynaya Baksınlar

Hasar danışmanlığı sektörü SEDDK’nın aldığı kararlarla birlikte ciddi bir değişim sürecine girdi.

fahri yiyin

Peki ne oldu da ortalık karıştı, bu günlere nasıl geldik?

Hiçbir şey durup dururken olmuyor. Dönüp geçmişe bir bakalım. Bu sektör nasıl oluştu? Vatandaş neden böyle bir desteğe ihtiyaç duydu? Sigorta sektörü yıllardır hangi noktaları eksik bıraktı? Bunları konuşmadan sadece sonucu tartışmak, asıl sebebi görmezden gelmek olur.

Sigorta Kültürünü Yıllarca Oluşturamadık

Yıl olmuş 2026… Bugün hâlâ sigorta bilincinin yeterince oluşmadığını konuşuyoruz. Özellikle trafik sigortası, yıllarca vatandaşın gözünde sadece “aracın camına yapıştırılması gereken bir etiket” olarak görüldü. Vatandaş kaza yaptığında, yıllardır ödediği primin aslında ne işe yaradığını bilmiyordu. Çünkü başta sigorta şirketleri olmak üzere sektör bu bilinci oluşturma konusunda yeterince sahada olmadı.

Şimdi kendimize şu soruyu soralım: Koca koca sigorta şirketleri yıllardır bu sorunu görmedi mi? Vatandaşın sigortayı bir çeşit vergi gibi algıladığını fark etmedi mi? Anadolu’nun bir köyünde, köşesinde kaza yapan bir vatandaşa kaç şirket ulaşıp “Geçmiş olsun, ver şu aracını da tamir edelim.” dedi?

Vatandaş Hakkını İstemeye Başladıkça Sorunlar Ortaya Çıktı

Neyse ki zamanla vatandaş sigortanın ne işe yaradığını öğrendi. Ödediği paranın karşılığında bazı hakları olduğunu fark etti. Ama bu kez başka sorunlar ortaya çıktı. Araç değer kaybı da bunlardan biri.

Şimdi kendimizi vatandaşın yerine koyalım. Bir kaza yaptık. Aracın tamir sürecini kör topal ilerlettik. Sonra değer kaybı için hangi evraklar lazım, nereden temin edeceğiz, temin edeceğimiz kişiler kurumlar kimdir, nerededir… Evrak hazırlanmasıydı, başvurusuydu, olumlu-olumsuz cevabın gelişiydi, yapılan ödemenin eksik oluşuydu… Belki vaktimiz yok, belki bu işlerden anlamıyoruz. Ne yaparız? Bu işi bilen birinden yardım isteriz. Bu kadar basit. Bir insan kendi hakkını almak için uzman desteği alıyorsa burada şaşılacak bir durum yok.

“Vatandaşın Zaten Talebi Yoktu” Demek Çözüm Değil

Bugün bazı sektör yöneticileri hâlâ “Zaten birçok sigortalının böyle bir talebi bile olmuyor” diyebiliyor.

Evet sorun tam da bu işte. Bir vatandaşın hakkını bilmemesi, o hakkın olmadığı anlamına gelmez. Tam tersine, sigorta sektörünün görevi vatandaşa bu hakları anlatmak, öğretmek ve süreci kolaylaştırmak değil mi? Vatandaş kendi hakkını araştırmak zorunda kalıyorsa, birileri de doğal olarak bu ihtiyaca cevap verir. Hasar danışmanlığı sektörü de böyle bir ihtiyaçtan doğdu.

Acenteler de Bu Sürecin İçinde Zorlanıyor

Bu noktada acenteleri de ayrı değerlendirmek gerekiyor. Trafik sigortasındaki hasar süreçlerinin işleyişi nedeniyle sigorta aracıları bu konuya girmek istemiyorlar, girmiyorlar. Birincisi mağdur taraf tazminatını karşı tarafın şirketinden alacak. İkincisi sabah akşam uğraşıp iş sonuçlandığında eline aylar önce aldığı 3 kuruş komisyonu hatırlamaktan başka bir şey geçmiyor.

Vatandaş doğal olarak poliçeyi aldığı acenteden destek bekliyor ama iş bir noktadan sonra teknik hesaplamalara, tahkim süreçlerine ve hukuki işlemlere dönüşüyor. Bunların hepsi ayrı uzmanlık gerektiriyor. Üstelik acentenin trafik sigortasından aldığı komisyon da bu kadar yoğun emek isteyen süreçlere girmesini teşvik edecek seviyede değil. Bir acente neden saatlerini harcayıp, hukuki riskleri olan, takip gerektiren ve uzmanı olmadığı bir alanda uğraş versin? Sigorta şirketinin vermekten sakındığı bir hakkı sırf vatandaşa yardımcı olacağım diye topa girip bilmediği alanda yanlış yönlendirmelerle bir çuval inciri mahvetme riskine neden girsin? İşin bu kısmı sigorta aracılığının kapsamına ne derece giriyor burası ayrıca irdelenmeli…

Burada  çözüm belki de, acentelerin hasar süreçlerinde verdikleri hizmetler için yeni bir kazanç modeli oluşturmaktır. Acenteyi bu sürecin dışında bırakmak yerine güçlendirmek gerekir ki bu da apayrı bir konudur…

Vatandaş Bir Şekilde Çözüm Arıyor

Bugüne kadar vatandaş kendisine ulaşan hasar danışmanlarından destek alıyordu. Çünkü vatandaşın beklentisi net: “Ben bu işi bilmiyorum, hakkımı nasıl alacağımı bilmiyorum. Bana yardımcı olacak biri olsun.”

Bir kişinin bilmediği bir süreci bilen biri aracılığıyla çözmesi ve bunun karşılığında hizmet bedeli alması ticaretin kendisidir. Ama burada önemli bir noktayı da belirtmek gerekiyor. Bu alanda etik dışı çalışan, usulsüz yöntemlere başvuran kişiler de elbette var. Vatandaşın kişisel bilgilerini çalmak, vekalet için yalan dolanla sıkboğaz etmek, aldığı sınırsız yetkili vekâletle mağdurun güncel kaybı ve bilgisi haricinde ekstra taleplerde bulunmak, bunları cebe atmak gibi meşru olmayan yöntemler kabul edilemez. Ancak bu tarz kötü örnekler üzerinden bütün hasar danışmanlığı sektörünü karalamak da doğru değil. Sigorta sektöründe de işini hakkıyla yapan şirketler ve acentelerin yanında, üç kağıtla iş yürütmeye çalışanlar yok mu?

Herkes Dönüp Aynaya Baksın

Bugün tahkimde bekleyen yüz binlerce dosyanın nedenini sadece hasar danışmanlığı sektöründe aramak doğru değil. Sigorta şirketlerinin de dönüp aynaya bakmaları gerekiyor. Vatandaşın doğrudan başvurusunda çözülemeyen bir dosya neden tahkime gidiyor? Neden bireysel başvuruda 3 lira ödedikleri dosya, tahkimle, mahkemeyle 5 liraya üstüne bir de vekalet masrafı eklenerek katlanıyor? Şirketler bunları hasar birimleriyle oturup konuşsunlar.

Çözüm, kanuna uygun olmayanı yasaklamanın yanında, ihtiyacı ortada bırakmadan yapıcı ve kalıcı çözümler de sağlamaktadır. Evet, bugün gelinen noktada değer kaybı tazminatının otomatik hesaplanacak, ödenecek olması güzel bir çözümdür. Ancak buna rağmen hala çözülemeyen anlaşmazlıklarda vatandaşın hakkına kolay ulaşabileceği, acentelerin süreçte daha aktif rol alacağı, bunlar da hala yetmiyorsa bu işin uzmanlarının yasal statüde hizmet vereceği bir sistemi de oluşturmak gerekir.

İlginizi Çekebilir

Sigorta Acenteleri Güçlü Temsil Bekliyor
  • Temmuz 10, 2026

Oda seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte sigorta sektöründeki platformlar ve dernekler, sektörün kronikleşen sorunlarına ortak paydada çözümler üretmek adına tek ses olmaya başladı. Bu süreçte en çok dillendirilen ve talep edilen konu;…

Devamını oku
Her Yerde Olalım İletişim Stratejisi
  • Temmuz 8, 2026

Sigorta sektörünün kendini doğru ifade edebilmesi gerekiyor. İyi bir iletişim stratejisi ile bu mümkün. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) son yıllardaki iletişim gücünü artırması sektör için büyük avantaj. Maher Holding Sigorta…

Devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomobil

Borusan Next İhale Yanlış Yapıyor

  • Temmuz 17, 2026
Borusan Next İhale Yanlış Yapıyor

HDI Sigorta ve Togg İş Birliğiyle Akıllı Kasko Dönemi Başladı

  • Temmuz 9, 2026
HDI Sigorta ve Togg İş Birliğiyle Akıllı Kasko Dönemi Başladı

İkinci El Araçta En Büyük Risk: Ekspertiz Hataları

  • Temmuz 7, 2026
İkinci El Araçta En Büyük Risk: Ekspertiz Hataları

Araç İçi Multimedya Sistemlere Yeni Düzenleme

  • Haziran 29, 2026
Araç İçi Multimedya Sistemlere Yeni Düzenleme

Yeni Megane E-Tech Sahneye Çıkıyor

  • Haziran 25, 2026
Yeni Megane E-Tech Sahneye Çıkıyor

Hibrit ve Elektrikli Araçlar Sigorta Pazarını Dönüştürüyor

  • Haziran 22, 2026
Hibrit ve Elektrikli Araçlar Sigorta Pazarını Dönüştürüyor