2025 yılı, Türkiye sigorta sektörü için prim üretimi açısından oldukça başarılı bir yıl olarak kayıtlara geçti. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) verilerine göre sektörde toplam prim üretimi 1 trilyon 222 milyar 997 milyon TL seviyesine ulaştı; bu rakam bir önceki yıla kıyasla nominal bazda yüzde 45,8’lik büyüme anlamına geliyor. Enflasyondan arındırıldığında bile reel büyümenin yaklaşık yüzde 11,4 olduğu görülüyor; bu da sektörün sadece fiyat artışlarıyla değil, üretim hacmiyle de genişlediğini gösteriyor.
Büyümenin temel dinamiğini hayat dışı sigortalar oluşturdu. Bu branşta toplam prim üretimi 1 trilyon 44 milyar TL düzeyine çıktı ve pazarın yaklaşık yüzde 85,4’ünü oluşturdu. Hayat dışı sigorta kapsamındaki trafik, kasko, sağlık, yangın, mühendislik gibi ürünler, hem fiyat güncellemelerinden hem de artan talep ve sigortalı sayısından destek alarak toplam üretimi yukarı taşıdı. Özellikle trafik sigortaları 261,7 milyar TL ile liderliği elinde tutarken, sağlık sigortaları 211,9 milyar TL prim üretimi ile sektörün büyümesine katkı veren önemli bir başka branş oldu.
Hayat sigortaları tarafında da kayda değer bir toparlanma görüldü; bu segmentte toplam prim üretimi 178,9 milyar TL olarak gerçekleşti ve nominal bazda %79,1’lik artış sağlandı. Bu oran, hayat sigortalarının toplam pazar payını yaklaşık %14,6’ya yükselterek uzun vadeli tasarruf araçlarına yönelik farkındalığın arttığını yansıtıyor. Özellikle BES ve tamamlayıcı ürünlere olan ilgi, bu artışın ardındaki önemli faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Branşlar arasında bir takım farklılıklar da gözlemlendi: bazı özel alanlarda reel bazda daralmalar yaşanırken, yangın ve doğal afet sigortaları gibi stratejik branşlar ile hukukî koruma ve destek sigortalarında hızlı nominal büyüme sürdü. Bu tablo, sigorta sektörünün yapısal çeşitliliğini ve risk dağılımını göstermesi açısından önemli. Sektör temsilcileri, bu büyümenin 2026’da da devam ederek hem prim üretimi hem de teknik performans açısından dengeli büyüme sürecini sürdürmeyi hedeflediğini ifade ediyorlar.
Özetle, 2025 yılı sigortacılık açısından sadece 1,2 trilyon TL’lik prim üretimi ile sınırları aşan bir hacim değil; aynı zamanda sektörün farklı branşlardaki derinleşmesi ve tüketici talebindeki artışın da somut göstergesi oldu. Bu performans, sigorta sektörünün Türkiye ekonomisindeki stratejik rolünü güçlendirmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.








