İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meslek Komitesi seçimleri 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. İTO 20. Grup Sigortacılık Meslek Komitesi seçimlerinde yeniden aday olan mevcut Komite Başkanı ve Meclis Üyesi Mehmet Özgür Yılmaz, yeni döneme ilişkin çalışma programını ve önceliklerini açıkladı.
Yılmaz, yeniden adaylığının temel amacının mevcut görevi sürdürmekten ziyade, dört yıllık dönemde oluşturulan kurumsal birikimi kalıcı sonuçlara dönüştürmek ve başlatılan çalışmaların tamamlanmasını sağlamak olduğunu belirtti.
Yetkisiz sigortacılık ve haksız rekabet önceliği
Yılmaz, görev süresince trafik sigortası iptal komisyonları, yetkisiz sigortacılıkla mücadele, MASAK limitleri, haksız rekabet ve dijital dönüşüm gibi farklı başlıklarda çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Yeni dönemde ise portföy mülkiyeti, haksız rekabet, banka uygulamaları, risturn, trafik ve DASK, brokerlik sistemi, yetkisiz aracılık ve dijital güvenlik konularının gündemde tutulacağını söyledi.
Çalışma programının üç ana başlıkta şekillendiğini belirten Yılmaz, ilk önceliğin yetkisiz sigortacılık ve haksız rekabetle mücadele olduğunu kaydetti. Poliçelerin yalnızca mevzuat kapsamında yetkilendirilmiş kişi ve kuruluşlar tarafından sunulmasını sağlayacak, dağıtım kanalları arasındaki fiyat ayrımcılığı ve promosyon kaynaklı haksız rekabeti önleyecek bir yapı hedeflediklerini aktardı.
Acentelerin portföy ve ekonomik hakları
İkinci ana başlığın acentelerin ekonomik varlığının ve portföyünün korunması olduğunu belirten Yılmaz, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda çerçevesi bulunan portföy mülkiyetinin daha açık ve kalıcı bir düzenlemeye kavuşturulmasını öncelikler arasında gösterdi.
Risturn ve iskonto uygulamalarının önlenmesi ile acentelerin emeklerinin ekonomik değerinin korunmasının da çalışma programında yer aldığını belirten Yılmaz, acentelerin sigorta şirketleriyle ilişkilerinde ekonomik haklarının daha güçlü şekilde güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
Güvenli dijital dönüşüm modeli
Yılmaz’ın çalışma programındaki üçüncü ana başlık ise güvenli dijital dönüşüm. Teknolojik gelişmelere karşı olmadıklarını vurgulayan Yılmaz, teknolojinin acentelerin faaliyetlerini güçlendiren bir araç olması gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda yetkisiz ekran kullanımının önlenmesi, e-Devlet doğrulaması, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) koordinasyonunda güvenli giriş sistemleri, biyometrik doğrulama yöntemleri ve kredi kartı işlemlerinde güçlü güvenlik tedbirlerinin uygulanması gibi başlıklar gündeme getiriliyor. Ayrıca acentelerin kendi internet siteleri üzerinden poliçe satışı yaparken karşılaştıkları maliyet sorunlarının çözülmesine yönelik çalışmalar da programda bulunuyor.
İTO için daha etkin sektör rolü
Yılmaz, İTO’nun sigorta sektörü ile kamu otoritesi arasında kurumsal bir köprü oluşturma kapasitesine dikkat çekerek, İstanbul’un Türkiye’nin en büyük sigorta pazarlarından biri olmasının sektörel politika ve uygulamaların şekillenmesinde daha etkin bir rol üstlenmesini gerektirdiğini belirtti.
Bu kapsamda mevzuat çalışmalarının ilgili kurumlara taşınması, sektör sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmalarının desteklenmesi, eğitim ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi, üniversite-sektör iş birlikleri ve sigorta bilincinin artırılması hedefleniyor. Ayrıca sektör paydaşlarının katılımıyla toplantılar düzenlenmesi, akademisyenlerin de yer alacağı bir Sigortacılık İhtisas Komitesi oluşturulması, meslek mensuplarına yönelik eğitim programları hazırlanması ve uluslararası sektörel gelişmelerin takip edilmesi planlanan çalışmalar arasında yer alıyor.
BES için yeni düzenleme başlıkları
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) alanındaki düzenlemelerin de çalışma programında yer aldığını belirten Yılmaz, acentelerin BES satış lisanslarının birden fazla şirkette kullanılabilmesi ve 18 yaş altındaki katılımcıların hak kazanma sürelerinin yeniden değerlendirilmesi gibi konuların gündemde tutulacağını ifade etti.
Öncelikli proje: Güvenli Dijital Acente Sistemi
Tek bir projenin öne çıkarılması halinde “Güvenli Dijital Acente Sistemi”ni önceliklendireceğini belirten Yılmaz, temel riskin teknolojik gelişmelerden ziyade teknolojinin yetkisiz kişiler tarafından sigorta aracılığı yapmak veya acentelerin ekranlarını kullanmak amacıyla kötüye kullanılması olduğunu söyledi.
Önerilen modelde sigorta şirketlerinin ekranlarına girişlerin e-Devlet ve güçlü kimlik doğrulama sistemleriyle güvence altına alınması, TOBB Levha bilgilerinin ve gerekli durumlarda SGK kontrollerinin sistemle entegre edilmesi, yetkisiz ekran paylaşımının teknik olarak engellenmesi ve SBM koordinasyonunda ortak bir dijital güvenlik altyapısı oluşturulması hedefleniyor.
Parmak izi, yüz tanıma, e-Devlet ve Levha kontrolü gibi doğrulama mekanizmalarının birlikte kullanılmasının; yetkisiz sigortacılığın yanı sıra müşteri verilerinin, kredi kartı bilgilerinin, acentelerin emeğinin ve portföylerinin korunmasına katkı sağlayacağı belirtiliyor.
Acenteyi merkeze alan dijitalleşme
Yılmaz, dijital dönüşüm yaklaşımının acenteleri sistemin dışında bırakmak yerine dijital dünyanın merkezine yerleştirmesi gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşım kapsamında teknoloji ile acentelik faaliyetlerinin birbirinin alternatifi değil, güvenli ve mevzuata uyumlu bir dağıtım yapısının unsurları olarak konumlandırılması hedefleniyor.







