İbrahim Sertel, sigorta acentelerinin mevcut ekonomik koşullar ve sektörel baskılar altında yaşadığı zorluklara dikkat çekerek 2026 yılındaki SAİK (Sigorta Acenteleri İcra Komitesi) seçimleri öncesinde güçlü bir mesaj verdi. Sertel, acentelerin sadece bugünü değil, mesleğin onurunu ve geleceğini kurtarmak için yola çıktıklarını vurguladı.
İbrahim Sertel’in açıklamalarında öne çıkan ve “geleceği kurtarma” vizyonunu şekillendiren temel başlıklar şunlar:
“Günü Kurtarma” Çıkmazı ve Mevcut Sorunlar
Sertel, acentelerin artan maliyetler ve yerinde sayan komisyon oranları nedeniyle finansal bir kıskaca alındığını belirtti. Mevcut yönetimin ve sistemin acenteleri sadece ay sonunu getirmeye odakladığını savunarak şu eleştirileri getirdi:
-
Haksız Rekabet: Bankalar ve dijital platformların acenteler aleyhine yürüttüğü agresif pazarlama stratejilerinin acente pastasını daralttığı.
-
Maliyet Baskısı: Personel, kira ve teknoloji giderlerinin katlanarak artmasına rağmen, sigorta şirketlerinin acente üzerindeki operasyonel yükü artırması.
-
Trafik Sigortası Çıkmazı: Trafik sigortasındaki poliçe kesme zorlukları ve düşük komisyonların acenteyi “üretim yapamaz” hale getirmesi.
“Geleceği Kurtaracak” Çözüm Önerileri
İbrahim Sertel ve ekibinin “Geleceği Kurtaracağız” mottosuyla sunduğu vaatler, mesleğin yapısal sorunlarını kökten çözmeyi hedefliyor:
-
NACE Kodu ve Destekler: Acentelerin finans sektöründen ayrıştırılarak KOSGEB ve benzeri teşviklerden yararlanabileceği bir hukuki statüye kavuşturulması.
-
Komisyon Taban Fiyatı: Enflasyon karşısında acenteyi koruyacak, şirketlerin keyfi olarak düşüremeyeceği bir “taban komisyon” modeli.
-
Hukuki Zırh: Acente haklarının sigorta şirketleri karşısında daha güçlü korunması için “Tek Tip Acentelik Sözleşmesi” ve “Hukuki Destek Fonu” kurulması.
-
Dijital Dönüşümün Acenteleştirilmesi: Teknolojinin acenteyi devre dışı bırakmak için değil, acentenin işini büyütmek için bir araç olarak sunulması.
“Birlik ve Beraberlik” Çağrısı
Sertel, acentelerin parçalanmış yapısının en büyük zayıflıkları olduğunu ifade ederek; “Biz bir zümrenin değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki tüm acentelerin sesi olacağız. Acenteyi masada figüran değil, ana aktör yapacağız” sözleriyle seçim sürecindeki kararlılığını ortaya koydu.







