Engelli Sigortalılara Ayrımcılık mı?

Türkiye’de engelli bireylerin özel sağlık sigortalarına erişimde yıllardır maruz kaldığı ayrımcılık, son yaşanan bir poliçe iptaliyle yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. Engelliler Konfederasyonu, sigorta sektöründe engelliliğin “ticari risk” olarak değerlendirilmesini açık bir hak ihlali olarak nitelendirerek tepki gösterdi.

Konfederasyon Başkan Yardımcısı Serhat Gökpınar’ın tamamlayıcı sağlık sigortası poliçesi, yalnızca “Heredital Spastik Parapleji” tanısı gerekçe gösterilerek bir özel sağlık sigorta firması tarafından iptal edildi. Şirketin yazılı bildiriminde engellilik durumu poliçenin sonlandırılma gerekçesi olarak gösterildi. Engelli örgütleri bu uygulamanın, engelliliği insanlık hali olmaktan çıkarıp “hasar riski” olarak gören ayrımcı bir yaklaşım olduğunu vurguluyor.

Yıllardır Süren Yapısal Ayrımcılık

Engelli hakları savunucusu ve engelli istihdamı uzmanı Mehmet Kızıltaş’a göre bu olay münferit değil. Sigorta sektöründe engelli bireyler uzun yıllar boyunca ya tamamen sistem dışında bırakıldı ya da yalnızca mevcut engel ve yeti kayıpları kapsam dışı tutularak sınırlı biçimde sigortalandı. Buna rağmen poliçelerin sonradan, engellilik gerekçesiyle iptal edilmesi yaygın bir sorun olmaya devam ediyor.

Yönetmelik Değişikliği Tartışmaları Derinleştirdi

20 Ekim 2025 tarihinde değiştirilen Özel Sağlık Sigortaları Yönetmeliği’nin 7’nci maddesi, sigorta şirketlerinin uygulamalarına yasal dayanak tartışmasını da beraberinde getirdi. Özellikle 7’nci maddenin 6’ncı fıkrası, engelli sivil toplum kuruluşlarının yoğun eleştirisine konu oldu.

Engelli Hakları Savunucusu, Sosyal Hizmet Uzmanı Ayşe Sarı’ya göre söz konusu düzenleme, sigorta şirketlerine; sigortalının “mevcut veya riskli hastalık ve rahatsızlıkları” için hastalık ek primi uygulama, teminat limitlerini düşürme veya bu durumları teminat kapsamı dışında bırakma yetkisi tanıyor. Engelli hakları savunucuları, bu hükmün uygulamada engelliliğin doğrudan “risk” olarak kodlanmasına ve ayrımcılığın mevzuat üzerinden normalleştirilmesine yol açtığını belirtiyor.

Her ne kadar aynı fıkrada, şartları taşıyan sigortalılara ömür boyu yenileme garantisi verilmesinden kaçınılamayacağı belirtilse de, engelli örgütlerine göre pratikte bu madde sigorta şirketleri tarafından dışlayıcı ve keyfi uygulamaların gerekçesi olarak kullanılıyor.

Uluslararası Sözleşmelere Açık Aykırılık

Ayşe Sarı, “BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin 25’inci maddesi, engellilerin ayrımcılığa uğramaksızın en yüksek sağlık standardına erişim hakkını güvence altına alıyor. Aynı maddenin (e) bendi, sağlık ve yaşam sigortalarından yararlanmada engelliliğe dayalı ayrımcılığı açıkça yasaklıyor ve sigortanın adil ve makul olması gerektiğini hükme bağlıyor” dedi.

Anayasa’nın 56’ncı maddesi ise sağlık hakkını temel bir insan hakkı olarak tanımlıyor ve devletin bu hakkın hem kamu hem özel sektör eliyle eşit biçimde sunulmasını denetleme yükümlülüğünü açıkça ortaya koyuyor.

Ayşe Sarı’ya göre, engellilik temelinde bir poliçenin iptali ya da fiilen işlevsiz hale getirilmesi, ayrımcılık yasağının ihlali anlamına geliyor.

“Sağlıklı Günler Dileriz” Demek Yetmez

Sigorta şirketinin iptal yazısını “Sağlıklı günler dileriz” ifadesiyle sonlandırması ise tepkileri daha da artırdı. Engelli örgütleri bu yaklaşımın, milyonlarca engelli bireye “Sizi bu sistemde istemiyoruz” mesajı verdiğini ifade ediyor.

Yetkililere Açık Çağrı

Engelli hakları savunucuları; Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ve ilgili tüm kamu otoritelerini göreve çağırıyor. Açıklamalarda, yönetmelik hükümlerinin BM Engelli Hakları Sözleşmesi’ne uygun şekilde yeniden değerlendirilmesi ve sigorta sektöründe engelliliğe dayalı ayrımcılığın açık biçimde yasaklanması talep ediliyor.

Engelli örgütleri, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve engellilerin sağlık hakkının sermaye ve piyasa insafına bırakılmasına izin vermeyeceklerini kamuoyuna duyuruyor.

Kaynak: Yasadikca.com

Sigorta Sözcü Editör

Sigorta sektöründeki geniş ölçekli tecrübemizi Sigorta Sözcü okurlarına sunuyoruz.

İlginizi Çekebilir

DASK Sel Hasarlarını Karşılar mı?
  • Ekim 16, 2026

İstanbul’da etkili olan şiddetli sağanak yağışlar, kentin birçok noktasında su baskınlarına ve maddi hasara yol açtı. Sel felaketinin ardından konut, iş yeri ve araçlarda meydana gelen zararların sigorta poliçeleri kapsamında…

Devamını oku
Kasko Karnem Acenteleri Devre Dışı Bırakıyor
  • Ekim 16, 2026

TOBB Sigorta Acenteleri Sektör Meclisi Başkanı Nevzat Yavuz, sigorta sektöründeki dijital platformlardan Sigortam net tarafından hayata geçirilen “Kasko Karnem” uygulamasını sert bir dille eleştirdi. Yavuz, bu yeni girişimin, sektörün temelini…

Devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomobil

Trafikteki araç sayısı 35 milyonu geçti

  • Ekim 16, 2026
Trafikteki araç sayısı 35 milyonu geçti

Eylül 2026 Trafik Kaza Bilançosu Açıklandı

  • Ekim 14, 2026
Eylül 2026 Trafik Kaza Bilançosu Açıklandı

Elektrikli Araç Kasko Sigortası Fiyatları

  • Ekim 14, 2026
Elektrikli Araç Kasko Sigortası Fiyatları

İkinci El Oto Pazarı Dalgalı, Elektrikli Zirvede

  • Ekim 13, 2026
İkinci El Oto Pazarı Dalgalı, Elektrikli Zirvede

Kasko Değeri Artan ve Azalan Markalar

  • Ekim 2, 2026
Kasko Değeri Artan ve Azalan Markalar

Evde Elektrikli Araç Şarj Etmek Yasak mı?

  • Eylül 25, 2026
Evde Elektrikli Araç Şarj Etmek Yasak mı?