Bir Sigorta Haftasını daha geride bıraktık.
Şunu çok merak ediyorum. Bu şekilde mesleki, sektörel haftaların, o haftalarda yapılan etkinliklerin sektörlerine katkısı nedir, ne kadardır? Ve özelde Sigorta Haftasının sektörümüze sağladığı bu katkı nedir, ne kadardır?
Evet, bazı sigorta şirketlerinin ve bazı sigorta aracılarının net bir şekilde katıldığı, takip ettiği, kendini geliştirmeye dayalı bir bakış açısıyla yaklaşımda bulunduğu bir etkinlik. Ancak hafta boyunca yapılan etkinliklerde sektörün en büyük paydaşı olan acenteler biraz konu mankeni gibi kalmış durumdalar. Haftanın en önemli etkinliği olan 3 günlük fuar boyunca acentelerden çok hatta belki de sigortacılardan çok diğer yan sektörlerin daha çok görünür olduğunu farkettim. Evet bu onların suçu mu? Değil tabii. Acente bir boşluğu doldurmazsa başka bir paydaş o boşluğu doldurur. Bu gayet normal.
Peki acenteler bu boşluğu neden doldurmuyor, dolduramıyor? Evet, fuar alanındaki bir stantta yer alma maliyetine baktığımızda çoğu acentenin karşılayabileceği bir rakam olmadığını görüyoruz. Peki bölgesel veya genel acente dernekleri, birlikleri… Onlarında çoğunda bir hareket yok. Acentelerin konuya ilgisiz davranmasının bir nedeni de sigorta haftası veya sigorta fuarının sigortalı tarafına hitap etmeyip daha çok sektör içindeki paydaşlara hitap etmesi. Sigorta şirketlerinin kazandıkları! müthiş ödüller, çoğu acentenin yanından geçmediği, geçemeyeceği veya geçmeyeceği dijitalleşme, yapay zeka söylemleri (çünkü bu süreçlerin içinde yer alabilmek için ciddi sermayeler gerekir…), ileriye yönelik soyut hedefler, herkes mutlu, herkes neşeli, her şeyin dört dörtlük olduğu bir sektör…
Sektör halen daha en başta düşük komisyon oranları ve trafik sigortası sorununun içinde debeleniyor. Bu bugünün dünün sorunu değil, yılların sorunu. Çok müthiş sayısız ödül alan pek çok sigorta şirketi çıkıp “Kardeşim ben trafik sigortası kesmek istemiyorum, ruhsatımı da iade ediyorum…” diyemiyor da sistem hatası saçmalıklarıyla acentenin, brokerlerin ve toplamda sigorta emekçilerinin zamanlarını ekran başında harcamaya devam ediyorlar. Kendisini temsil eden aracısıyla ekran başında böyle dalga geçen bu bazı şirketler sıra İngilizlerin diliyle adlandırılan uzun kelimelerin bir araya getirildiği nereden türediği bilinmeyen ödüllerle aynı aracılarına karşı poz vermekten çekinmiyorlar.
Sigorta sektörünün artık kendisini toparlaması lazım. 1 sene sonra da aynı garabetin yaşanmaması için acentelerden brokerlere, şirketlere, sektörel sivil toplum kuruluşlarına ve en başta SEDDK ve TSB’ye ciddi görev düşüyor. Sigorta Haftasının “dostlar alışverişte görsün” modundan çıkarılıp ülke çapında sigortalıya ulaşan sigortalıyı da içine çeken bir yapıyla tekrar ele alınması gerekir.








