Türk sigorta sektörü, 2026 yılını yaklaşık 2 trilyon lira prim üretimiyle tamamlamayı hedefliyor. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar’ın açıklamalarına göre, sektörün ilk altı aylık performansı bu iddialı hedefe doğru önemli adımlar atıldığını gösteriyor.
Sektör, 2026’nın ilk yarısında 743 milyar 851,9 milyon lira prim üretti. Geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak yüzde 29’luk bir artış kaydedildi. Bu dönemde prim üretiminin büyük çoğunluğu (yüzde 84,6) hayat dışı sigortalardan, kalan yüzde 15,4’ü ise hayat sigortalarından geldi. Hayat grubu yüzde 46,2, hayat dışı ise yüzde 26,2 büyüme gösterdi.
Sektörde Büyüme Trendleri ve Branş Analizleri
TSB Başkanı Yaşar, sigorta şirketlerinin rekabetine dikkat çekerek, mevcut dönemde sigortalı adayları için sigortalı olmanın iyi bir fırsat sunduğunu belirtti. Trafik ve kasko sigortalarında reel büyüme enflasyonist ortam ve kredi daralması nedeniyle düşük kalırken, sağlık sigortaları, özellikle tamamlayıcı sağlık alanında, vatandaşların artan talebiyle en çok büyüyen branşlar arasında yer aldı. Yaşar, vatandaşların sağlık sigortasına ne kadar erken girer ve kalıcı olurlarsa sürdürülebilirliği o kadar sağlayabileceklerini öğrendiklerini vurguladı.
Yaşar, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte sağlık sigortalarına olan ihtiyacın arttığını, gelecekte yaşlı bakım sigortalarının da büyüme alanlarından biri olacağını ifade etti.
Bireysel Emeklilik ve Sektör Fonlarının Gücü
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) tarafında, yılbaşında devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesine rağmen, beklenen poliçe veya hacim kaybının yaşanmaması sevindirici karşılandı. BES’te katılımcı ve sözleşme sayılarında artış gözlemlenirken, sistemdeki fon büyüklüğü 2,5 trilyon liraya ulaştı. Otomatik Katılım Sistemi (OKS) ise 100 milyar liralık fonla büyümesini sürdürüyor.
Ahmet Yaşar, BES ve diğer sigorta fonlarının finansal piyasaların derinleşmesi ve dayanıklılığın artması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Sigorta şirketlerinin diğer fonlarıyla birlikte toplam 3,5 trilyon liralık bir fon büyüklüğüne sahip olduğunu ve bu haliyle Türkiye’nin en büyük kurumsal yatırımcısı konumunda olduğunu vurguladı.
Katılım Sigortacılığı ve Yasal Düzenlemeler
Hayat ve hayat dışı alanında katılım sigortacılığının konvansiyonel sigortacılığa göre daha hızlı büyüdüğüne dikkat çekildi. BES’te de katılımcıların yüzde 30’dan daha yüksek oranda katılım fonlarını tercih etmesi, bu alanın umut verici potansiyelini ortaya koyuyor. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), katılım sigortacılığına erişimi kolaylaştırmak ve farkındalığı artırmak için yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyor.
SEDDK’nin trafik sigortalarındaki değer kaybı uyuşmazlıklarını azaltmaya yönelik eylem planı ve Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) hattı gibi uygulamalar, sektör için hızlı ve önemli çözümler sunuyor. Özellikle organize yapılarla mücadeledeki hukuki adımlar ve düzenlemeler, bu alanda etkin bir mücadeleyi mümkün kılıyor.
Doğal Afetler ve Gelecek Hedefleri
Türkiye’nin jeopolitik konumu ve iklim değişikliği, koruma açıklarının hızla kapatılması gerektiğini gösteriyor. Zorunlu Deprem Sigortası’nda (DASK) sigortalılık oranı yüzde 58 civarında kalırken, 6 Şubat depremlerinin ardından artan farkındalığın kısa sürede sönümlenmesi endişe verici bulundu. Yaşar, dirençli şehirlere ulaşmak için kentsel dönüşüm ve bina tamamlama sigortasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
TSB, sadece deprem değil, tüm doğal afetler için koruma açığını kapatacak Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) çalışmalarını tamamladı ve yasanın bir an önce yasalaşmasını bekliyor. Sektör, 2025 yılını yüzde 2,68 penetrasyon oranıyla kapatmış olup, bu yıl yüzde 5’lere yaklaşmayı hedefliyor. 2030 yılı için ise 50 milyar dolarlık prim hacmine ulaşma hedefi bulunuyor.
Gömülü sigortacılık (bütünleşik sigorta) gibi yeni ürün ve alanlar da sektörün büyüme dinamiklerini destekliyor. Elektronik cihaz, cep telefonu ve beyaz eşya sigortaları gibi uygulamalarla 6 milyon sigortalının ilk kez sigortayla tanıştığı görülüyor ve bu alanların daha da derinleşmesi hedefleniyor.








