Sağlık sigortalarında kişiselleştirilmiş fiyatlama modelleri ve genetik verilerin kullanımı, sigorta sektöründe yeni bir tartışma başlığı haline geldi. Kasım Yılmaz, katıldığı televizyon programında bazı sigorta şirketlerinin gen testleri üzerinden risk analizi çalışmalarına başladığını söyledi.
Koru Sigorta Genel Müdürü Kasım Yılmaz, kişilerin genetik yapısına göre ileride karşılaşabilecekleri sağlık risklerinin analiz edilebildiğini ve buna göre sağlık sigortası primlerinin şekillenebileceğini ifade etti.
“Gen testleri sağlık sigortasında kullanılmaya başladı”
Kasım Yılmaz, sağlık sigortalarında genetik analizlerin giderek daha fazla gündeme geldiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bazı sigorta şirketleri gen testlerine başladı. Kişilerin genetiğine göre sağlık sigortası primleri oluşturuluyor.”
Yılmaz, gen testleri sayesinde bireylerin ileride karşılaşabileceği bazı sağlık risklerinin önceden öngörülebildiğini ve bu verilerin risk hesaplamalarında kullanılabildiğini söyledi. Türkiye’de bu uygulamaların henüz başlangıç aşamasında olduğunu ifade eden Yılmaz, sağlık sigortalarının giyilebilir teknolojilerle de desteklenmeye başladığını kaydetti.
Sağlık sigortalarında kişiselleştirilmiş dönem
Uzmanlara göre sigorta sektörü, son yıllarda veri analitiği, yapay zekâ ve biyometrik teknolojiler sayesinde daha kişiselleştirilmiş fiyatlama modellerine yöneliyor.
Bugün sağlık sigortası primleri belirlenirken yaş, sağlık geçmişi, yaşam tarzı, sigara kullanımı ve mevcut hastalıklar gibi birçok kriter dikkate alınıyor. Yeni dönemde genetik verilerin de bu analizlere dahil edilmesi, sektör açısından önemli bir dönüşüm anlamına geliyor.
Etik ve veri güvenliği tartışmaları gündemde
Genetik verilerin sigorta sektöründe kullanılma ihtimali beraberinde etik ve kişisel veri güvenliği tartışmalarını da getiriyor.
Uzmanlar, genetik verilerin son derece hassas kişisel veri niteliğinde olduğuna dikkat çekerek, bu bilgilerin kullanımında güçlü yasal çerçeveler oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Özellikle prim belirleme süreçlerinde ayrımcılık riskine karşı düzenleyici kurumların kritik rol üstlenmesi bekleniyor.
Türkiye’de kişisel sağlık verileri ve genetik verilerin işlenmesi, KVKK kapsamında özel nitelikli kişisel veri olarak değerlendiriliyor.
Kasko tarafında da yeni model önerileri gündemde
Programda yalnızca sağlık sigortaları değil, kasko branşıyla ilgili dikkat çeken açıklamalar da yapıldı. Kasım Yılmaz, Türkiye’de araçların yalnızca yaklaşık yüzde 25’inin kasko sigortasına sahip olduğunu belirterek, özellikle yaşlı araçlarda daha uygun fiyatlı ürün modellerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Yılmaz, yetkili servis yerine özel servis seçeneği, orijinal yerine eşdeğer parça kullanımı ve “çıkma parça” uygulamalarının mevzuatla desteklenmesi halinde kasko primlerinin düşebileceğini ifade etti.
Hasar maliyetleri hızla yükseliyor
Sigorta sektöründe maliyet baskısının arttığını söyleyen Yılmaz, trafik ve kasko branşlarında prim artışlarının hasar maliyetlerinin gerisinde kaldığını belirtti.
“Primlerdeki artış yüzde 12-27 aralığındayken hasar maliyetleri yüzde 45-47 düzeyinde” diyen Yılmaz, özellikle yedek parça ve lojistik maliyetlerindeki yükselişin sektörü zorladığını kaydetti.
Uzmanlar, önümüzdeki dönemde hem sağlık sigortalarında veri odaklı yeni fiyatlama modellerinin hem de kasko tarafında alternatif maliyet yönetimi uygulamalarının daha fazla gündeme gelebileceğini değerlendiriyor.









