Açıkça söyleyeyim, bugüne geldiğimizde, trafik sigortası diye bir sorun kalmadı. Trafik sigortası pazarı oturdu; dengeli, yönetilebilir, sürdürülebilir yapı oluştu. Bugün artık eskisi gibi tek konuşulan konu, trafik sigortası değil. Halen sürücüler şikayet ediyor ama şikayetçi olanlar senede 5-10 kazaya karışan, çok hasarlı sürücüler. Peki, bu nasıl oldu?
Son birkaç yılda Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), devreye girdi ve hasar maliyet endeksine göre primlerin belirlenmesi, arz güvenliği, sigortaya erişim, düzenleme ve gözetim konularında seri önlemler paketini devreye soktu.
Bugün gelinen noktada, artık trafik sigortasında arz sorunu kalmadı. Sürücüler, tüm dağıtım kanallarından rahatlıkla sigortaya erişebiliyor. Fiyatlar, belirli bir dengeye oturdu. Yeri gelmişken belirteyim, bunda uygulanan ekonomik programın ve dezenflasyon sürecinin de büyük katkısı var. Bu sayede sigorta şirketleri önünü görebiliyor. Öyle ki, trafik sigortasında fiyat rekabeti bile başladı. 2026’nın ilk dört ayında yüzde 14.64’lük enflasyona göre trafik sigortasındaki fiyat artışı bunun yarısı kadar oldu. Yani, trafik sigortasında tek mesele fiyat olmaktan çıktı.
ZARAR VAR AMA YÖNETİLEBİLİYOR
Yeni açıklanan verilere baktım, sigorta şirketleri 2026’nın ilk çeyreğinde trafik sigortasından 9.9 milyar TL zarar açıklamış. Geçen senenin aynı döneminde ise zarar tutarı 15.6 milyar TL olmuş. Neredeyse zarar yüzde 50’nin üzerinde azalmış. Doğru, yine bir zarar var ama şirketler trafik sigortası ile birlikte sundukları ek ürün teminatları ile bu zararı bir şekilde yönetip, sürdürülebilirliği sağlayabiliyor. Vatandaş da hem sigortaya erişebiliyor hem de daha geniş kapsamlı korunuyor. Şu da var; artan bedeni zararlar, yüksek tazminatlar, araç maliyetleri göze alındığında tek başına trafik sigortası teminatı yeterli olmayabiliyor, ek teminatlarla desteklenmesi gerekiyor.
Bu konuda eksik tek bir alan kaldı; o da, belli çete ve grupların, trafik sigortasından ödenen değer kaybı tazminatı üzerinden elde ettikleri rantın önünü kesmek. SEDDK bu konuda yeni uygulamaya aldığı eksper uygulaması ile ilk adımı attı, önümüzdeki günlerde de diğer tedbirleri devreye sokacak.
Özetle, SEDDK’nın attığı adımlar sayesinde trafik sigortası bir dengeye oturdu ve düne göre kontrollü ortam sağlandı. Eğer, ekonomik gidişatta olağanüstü bir değişiklik olmaz, hasar maliyetlerinde ciddi artışlar yaşanmaz, buna bağlı ani reflekslerde bulunulmazsa bu denge ve sürdürülebilirlik devam eder. Çünkü tüm kesimler şunu gördü; sürdürülebilir olmayan bir ortam hem vatandaşa hem de sigorta şirketlerine zarar veriyor. Belki de bir sonraki aşamada trafik sigortasında serbest tarifeye geçilmesi bile gündeme gelebilir.
Kaynak: Noyan DOĞAN / Hürriyet








