Sektörün usta kalemlerinden Noyan Doğan’ın savaş gündeminin sigortaya etkilerini kaleme aldığı yazısı aşağıda…
İran’a yönelik saldırıların ardından denizcilik alanında faaliyet gösteren dünyanın en önemli 7 sigorta şirketi, Hürmüz Boğazı’ndaki gemilerin savaş riski teminatlarını durdurdu ve bu teminatlara sahip poliçeleri de iptal etti. İptallerin devam edeceği söyleniyor. İran güçlerinin Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere el koyması, saldırılarının artması gemi sahipleri ve sigortacıların en büyük endişesi. Benzer durum havayolu sigortalarında da yaşanıyor.
Konunun detayına girmeden önce deniz sigortacılığı ile ilgili kısa bir bilgi vereyim. Ticaret yapan gemilerin armatörleri yıllık harp ve grev sigortaları adı altında, terör teminatı olarak kısaca adlandırılan, harp sigortaları satın alırlar. Yıllık bir harp sigortası vardır. Harp sigortalarının sefer sahaları Londra’daki Harp Komitesi tarafından belirlenir. Eğer gemi politik olarak riskli bir bölgeye gemisini gönderiyorsa, sefer süresince 7 veya 14 günlük savaş teminatı satın alınır ve riskli bölgelere gidildiğinde de gemi savaş teminatı altındadır.
SİGORTACILAR POLİÇELERİ İPTAL ETTİ
Bunları niye anlattım? Şu anda ABD ve İsrail’in, İran’a yönelik saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda 700 gemi hareket etmeden bekliyor ve bu gemilerin hepsinin de savaş sigortası bulunuyor. Pazartesi günü dünyanın önemli 7 denizcilik sigortası grupları, bölgede savaş riski teminatlarını durdu ve bu teminatlara sahip poliçeleri de iptal etti. İptal uygulaması 5 Mart tarihinde uygulamaya girecek. Yani, Perşembe gününden itibaren bu 7 deniz sigortacısının teminat verdiği gemilerin artık savaş teminatı olmayacak.
Bu yaşananlar daha başlangıç. Bir taraftan gerilimin artması, diğer taraftan ABD’nin, ticari gemilerin bölgeden uzak durması yönündeki uyarıları hem gemi sahiplerini hem de sigortacıları tedirgin ediyor. Ancak burada önemli nokta şu; bölge, henüz deniz sigortacıları tarafından savaş bölgesi ilan edilmedi. İran’ın, Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve buradan geçecek özellikle petrol tankerlerine saldıracağı duyurusu ise sigortacılarda endişe yarattı.
Hatırlatma olsun, Rusya-Ukrayna savaşında bölge savaş bölgesi ilan edilmiş, sonrasında sigortacılıkta savaş şartları devreye girmişti. Yani, savaş hali sigorta teminatı dışında tutulduğundan; sigortalı tüm varlıkların savaş nedeniyle uğrayacağı zarar sigortadan karşılanmıyor. Daha da önemlisi, bölge savaş bölgesi olduğundan artık sigorta da yapılmıyor. Sigorta teminatı olmadan ticaret de yapılamıyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI SİGORTACILARIN RADARINDA
Londra’daki Harp Komitesi’nin riskli bölgeler listesine de baktım, Hürmüz konusunda ciddi bir uyarı henüz bulunmuyor ancak bugün, yarın listeye alınacağına kesin gözle bakılıyor.
Sigortacılarla konuştum, kelimenin tam anlamıyla panik havası esiyor. İran güçlerinin gemilere el koyması, füze saldırılarının artması, gemilere yapılacak olası saldırılar hem gemi sahiplerinin hem de sigortacıların en büyük endişesi. Sigortacılar da ek tedbirleri uygulamaya hazırlanıyor. Nedir bunlar? Riskli bölgeden geçişlerde ek prim talebi, teminatların yeniden gözden geçirilmesi, riskli bölgeye gidişler için önceden onay alınması, sigorta primlerinde artış; sigortacıların uygulayacakları tedbirlerin başında geliyor. Gemilerin sigorta maliyetlerinin yüzde 50’ye kadar artacağı söyleniyor ki, saldırı öncesi bu oran yüzde 0.25’lerdeydi.
Konuştuğum uzmanlar, petrol ve tahıl taşıyan gemilere savaş teminatı veren sigorta şirketlerinin bir taraftan poliçeleri iptal etmeye hazırlanırken, teminatları yeniden belirlemek üzere de görüşmelere başladığını söylüyor.
BENZER DURUM HAVAYOLUNDA DA GEÇERLİ
Uzmanlar, ABD’nin, ticari gemilere bölgeden uzak durma uyarısı yapması üzerine gemi sahiplerinin sevkiyatları durduğunu ve gemilerin geri dönmesinin, sigorta primlerinde artışa yol açtığını da vurguluyor.
Denizcilikteki kadar olmasa da benzer durum havayolu sigortalarında da yaşanıyor. Çatışmalar ve füze saldırıları nedeniyle bölgedeki tüm uçuşlar iptal edildi. Bu da sigortacılar için büyük zorluk. Yolcu taşımada havacılık sigortalarında, savaştan kaynaklı kayıplar aslında sigorta kapsamı dışında. Uzmanlar, havayolu şirketinin operasyonel veya güvenlik nedeniyle uçuşu iptal etse de; bugün yaşanan gibi sigortadaki gecikme veya kesinti teminatının devreye gireceğini söylüyorlar. Hatta uzmanlar, yolcuların ellerindeki belgeleri atmamaları gerektiğini de tembih ediyorlar.









