Türkiye’de yaşlı nüfus oranının hızla artması, sosyal güvenlik sisteminde kapsamlı bir değişikliğin gündeme gelmesine yol açtı. Hazırlıkları süren yeni modele göre 18–65 yaş arasında yaşlılık sigortası primi ödeyenler, ilerleyen dönemde bakım ihtiyaçlarını bu sistem üzerinden karşılayabilecek. Sağlık Bakanlığı eski Müsteşar Yardımcısı Hüseyin Çelik, sistemin tıpkı Genel Sağlık Sigortası gibi işleyeceğini ve 12. Kalkınma Planı ile 2026 projeksiyonları kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Bu yeni sigorta modelinin, ailelerin yaşlılık dönemindeki maddi yükünü azaltma amacıyla devletten katkılı olarak hayata geçirileceği kaydedildi.
Çelik’in açıklamalarına göre, sistemde prim ödemesi yapan herkes ileriki yaşlarda bakım hizmeti talep edebilecek. Yeni model, “yaşlanmadan prim öde hak sahibi ol” yaklaşımıyla yapılandırılıyor; böylece prim ödeyen bireyler, bakım ihtiyacı ortaya çıktığında sigortadan faydalanabilecek. Devlet katkısı ve prim esaslı finansmanla yürütülmesi planlanan bu yeni sigorta modelinin, sosyal güvenlik sistemine sürdürülebilirlik getirmesi hedefleniyor.
Türkiye’deki demografik dönüşümün etkileri de Çelik tarafından vurgulandı. Artan yaşlı nüfus nedeniyle mevcut sosyal güvenlik sisteminin yalnızca devlet kaynaklarıyla bu yükü taşımasının “mümkün olmadığı” belirtilirken, Çelik söz konusu süreçle ilgili olarak “Umarım geç olmadan önümüzdeki yıllarda gerekli adımlar atılır” ifadelerini kullandı. Ayrıca Almanya ve Japonya gibi ülkelerde uzun süredir uygulanan benzer modellerin Türkiye açısından önemli bir referans oluşturduğu aktarıldı.
Yeni yaşlılık sigortası modelinin kapsamı ve altyapısıyla ilgili henüz tüm detaylar netleşmiş olmasa da, huzurevi sayısının yetersizliği ve evde bakım hizmetlerinin geliştirilmesi gibi yapısal konular da mevcut tartışmanın parçası haline geldi. Çelik, bu çerçevede sadece kurum merkezli değil, evde bakım hizmetlerinin güçlendirilmesinin de sistemin etkinliğini artıracağını ifade etti. Yeni modelin sosyal güvenlik sistemine entegre edilmesiyle birlikte, bakım hizmetlerinde yaşanan baskının hafifletilmesi ve yaşlı bireylerin bakım süreçlerinin güvence altına alınması amaçlanıyor.








