Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, sigorta sektörünün son dönemde yaşanan sel felaketlerinde 2 bin 500’ün üzerinde kasko hasarı aldığını açıkladı. Özsoy, bu afetlerin etkilediği bölgelerde sigortasız araç sayısının yüksekliğine dikkat çekerek, toplumda yanlış bilinen bir algıyı da düzeltti. Özsoy, “Sigorta şirketleri yaşlı araçları sigortalamıyor ya da sigortalasalar da çok yüksek bedeller istiyor söylemi eskide kaldı, şehir efsanesine dönüştü. Maalesef halen sahada bunun karşılığı olduğunu görüyoruz. Bugün her yaşa uygun kasko sigortası bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Sel Afetleri ve Düşük Sigortalılık Oranı
Son dönemde Türkiye’yi etkisi altına alan sel felaketleri, ülkedeki sigortalılık oranının düşüklüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, özellikle Marmara bölgesini etkileyen sel afetinde sigorta şirketlerine gelen hasar ihbarlarının azlığının bu tespiti doğruladığını belirtti. Özsoy’un aktardığına göre, sel baskınları sonucu sigorta şirketlerine 11 binin biraz üzerinde hasar ihbarı gelirken, sigorta şirketlerinin toplamda 13 milyar TL’ye yakın hasar ödemesi yapacağı öngörülüyor.
Özsoy, sektör olarak selde karşılaşılan kasko hasarlarının büyük bir kısmının sigortasız araçlardan kaynaklandığını vurgulayarak, bu durumun iki temel nedeni olduğunu ifade etti: “Bunun da iki nedeni var. Birincisi sigortalılık oranının düşük olması, ikincisi ise sigorta şirketlerinin yaşlı araçları sigortalamadığına yönelik yanlış algı.”
Türkiye’nin Yaşlı Araç Parkı ve Kasko Çözümleri
Türkiye’deki araç parkının demografik yapısına da değinen Eyüp Özsoy, trafikte kayıtlı 23 milyon civarındaki otomobil ve hususi kamyonet tarzı araçların yüzde 60’ının 10 yaş üzerinde olduğunu bildirdi. Bu araçların yüzde 22’sinin ise 25 yaşın üzerindeki taşıtlardan oluştuğunu belirten Özsoy, “Yaşlı bir araç parkına sahibiz ve yaşlanmaya da devam ediyor. Çünkü trafiğe kayıtlı araç sayısı geçen seneyle kıyaslandığında yaklaşık yüzde 15 aşağıda” açıklamasını yaptı.
Kasko penetrasyon oranlarına ilişkin değerlendirmesinde Özsoy, Türkiye’de her 4 araçtan yalnızca birinin kasko poliçesi bulunduğuna dikkat çekti. 0-5 yaş aralığındaki araçların yaklaşık yüzde 70-75’inin kasko sigortasına sahip olduğunu gözlemlediklerini aktaran Özsoy, aracın yaşı ilerledikçe kasko poliçesi yaptırma oranında belirgin bir düşüş yaşandığını kaydetti. Ancak, sigorta şirketlerinin artık 15-20 yıllık araçlar için bile uygun kasko sigortası seçenekleri sunduğunun altını çizdi.
Alternatif Kasko Ürünleri ile Erişilebilirlik
Eyüp Özsoy, yaşlı araç sahiplerinin kasko poliçelerine erişimindeki yanlış algıyı ortadan kaldırmak için sigorta şirketlerinin sunduğu alternatif ürünleri detaylandırdı. Özsoy, “Sigorta şirketleri yaşlı araçları sigortalamıyor ya da sigortalasalar da çok yüksek bedeller istiyor söylemi eskide kaldı, şehir efsanesine dönüştü. Maalesef halen sahada bunun karşılığı olduğunu görüyoruz. Bugün her yaşa uygun kasko sigortası bulunuyor. Eğer siz yaygın olarak uygulanan genişletilmiş kasko ürünü dediğimiz kaskoyu alırsanız, tabi ki, pahalı. Çünkü yaşlı aracın hasar riski de yüksek. Yedek parça ve hasar maliyetleri de yüksek. Bu anlamda sigorta şirketlerinin alternatif ürünleri var” şeklinde konuştu.
Bu alternatif ürünlerden biri olarak Quick Sigorta’nın Kaskonomiq adını verdiği, katılımlı poliçe veya muafiyetli poliçe modelini örnek gösterdi. Bu tür poliçelerde, sigortalıların küçük hasarlar için araç bedelinin yüzde 15-20’si kadar bir tutarı (muafiyet) kendi cebinden karşıladığını, geri kalan büyük hasarların ise sigorta şirketi tarafından ödendiğini açıkladı. Özsoy, 1 milyon TL değerindeki bir araç için 150 bin TL’ye kadar olan hasarları sigortalının üstlendiği bu modelin, standart kasko poliçelerine göre yaklaşık dörtte bir oranında daha uygun prim sunduğunu belirtti. Örnek olarak, 1 milyon TL’lik bir aracın ortalama Kaskonomiq primi 4 bin 500-5 bin lira civarında seyrediyor.









