Ülkelerarası seyahat eden motorlu taşıt kullanıcılarını, dahil olunan ülkelerde meydana gelen kazalar neticesinde zarar gören üçüncü şahıslara karşı koruma altına alan Yeşil Kart sistemi, uluslararası sigortacılıkta kritik bir rol üstlenmektedir. Bu uluslararası motorlu taşıt sigorta kartı, kazanın vuku bulduğu ülkedeki zorunlu trafik sigortası teminatına eşdeğer nitelik taşır. Yeşil Kart poliçesi, ilgili ülkenin trafik sigortası mevzuatı, teminat kapsamı ve limitleri dâhilinde güvence sağlamaktadır. Bu sistem, araç sahiplerinin tek bir belgeyle birçok ülkeye seyahat etmelerine olanak tanıyarak uluslararası yolculukları büyük ölçüde kolaylaştırmaktadır.
Türkiye’de Yeşil Kart belgesi, yetkili sigorta şirketleri ve sigorta acenteleri aracılığıyla düzenlenebilmektedir. Ayrıca, sınır kapılarındaki yetkili firmalar ve Uluslararası Otomobil Federasyonu’na bağlı Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu (Turing) bürolarından da temin edilebilir. Yeşil Karta sahip araçların sigorta teminatı ve sigortacısı kolaylıkla tespit edilebildiğinden, olası bir kaza durumunda zarar gören hak sahiplerine tazminat ödemeleri hızla gerçekleştirilebilmektedir.
Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’nun Rolü ve Güncel Veriler
Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu (TMTB), Yeşil Kart sisteminin Türkiye’deki işleyişini organize eden ve denetleyen temel kurumdur. Büro, üyesi sigorta şirketleri tarafından düzenlenen Yeşil Kart sigorta poliçelerinden kaynaklanan zararlar için garantör sorumluluğu üstlenmektedir. Bunun yanı sıra, Türkiye’de yabancı plakalı araçların üçüncü şahıslara verdiği zararların tazmin edilmesi süreçlerinde, Yeşil Kart sigortacısı adına aktif rol oynamaktadır. İstatistiklere göre, Türkiye’deki yabancı plakalı araçlar yılda ortalama 2 bin 500 kazaya karışırken, yurt dışına seyahat eden Yeşil Kart sigortalı Türk araçları yılda ortalama 4 bin kazanın tarafı olmaktadır.
TMTB’nin güncel verilerine göre, 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde, Türkiye sınırları içinde yabancı plakalı araçların karıştığı 1277 trafik kazasına ilişkin toplam 1323 ihbar büroya ulaşmıştır. Bu kazalarda zarar gören bazında ihbar sayısı ise 2 bin 52 olarak kayıtlara geçmiştir. Söz konusu dönemde, hak sahiplerine ödenen tazminat tutarı 201 milyon 954 bin 539 Türk Lirası seviyesine ulaşarak önemli bir mali yükümlülüğü temsil etmiştir.
Aynı dönemde, Yeşil Kart sistemi kapsamında yurt dışından gelen hasar dosyalarının sayısı 2 bin 960 olarak belirlenmiş olup, bu dosyalar için ödenen toplam tazminat 17 milyon 60 bin 801 avro olmuştur. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla düzenlenen poliçe sayısında yüzde 18,3’lük bir artışla 179 bin 362 adede yükseldiği gözlemlenmiştir. Ayrıca, prim üretimi de yüzde 11,8 oranında artış göstererek 31 milyon 442 bin 670 avroya ulaşmıştır. Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükte olan Yeşil Kart poliçesi sayısı ise 148 bin 262 olarak gerçekleşmiştir.
TMTB Müdürü Bülent Karan’dan Sürücülere Kritik Uyarılar
Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu Müdürü Bülent Karan, yurt dışına seyahat edecek Türk plakalı araç sürücülerinin dikkat etmesi gereken kritik hususları detaylandırdı. Karan, seyahat sırasında Yeşil Kart aslının mutlak suretle araçta bulundurulması gerektiğini ve kartın geçerliliğinin e-Devlet Kapısı üzerinden sorgulanabileceğini belirtti. Yeşil Kart’ın, üçüncü şahıs zararlarını teminat altına alan ve zorunlu mali mesuliyet sigortasının yurt dışı uzantısı niteliğinde bir sigorta olduğunu vurgulayan Karan, önemli bir ayrımı şu sözlerle açıkladı: “Türkiye’de düzenlenmiş bir yeşil kart, yeşil kart sigortalısının yurt dışında sebebiyet verdiği kazalarda oluşan üçüncü şahıs zararlarını teminat altına almaktadır. Sigortalının kendi aracında oluşan zarar yeşil kart sigortası kapsamında değildir. Kendi aracınızın hasarı için yurt dışı teminatlı kasko sigorta poliçesi önerilmektedir.”
Karan, yurt dışında sürücünün kusuru olmaksızın yabancı plakalı bir aracın Türk aracına çarpması durumunda izlenmesi gereken iki ana yol olduğunu ifade etti: Bunlardan ilki, yurt dışı teminatlı bir kasko sigortası mevcutsa kasko şirketine başvurmak; ikincisi ise kusurlu yabancı plakalı aracın sigorta şirketine doğrudan başvurmaktır. Yurt dışında yolda kalma gibi durumlarda, yurt dışı teminatı olan kasko poliçelerinin devreye girebileceğini de ekledi. Ayrıca Karan, “Başkasının ya da şirket aracıyla yola çıkılıyorsa noterden vekaletname alınmalı. Kaza esnasında mutlaka karşı tarafın sigorta bilgilerinin bir örneği alınmalı. Anlaşmalı tutanaklarda kazanın nasıl gerçekleştiğinin sürücünün kendi açısından anlatılması, kusur değerlendirmesi açısından önemlidir” tavsiyesinde bulundu.
Yabancı plakalı bir aracın Türkiye’de kazaya karışması halinde tarafların izlemesi gereken adımlara değinen Bülent Karan, şunları kaydetti: “Türk plakalı araç kusurlu ise zarar gören yabancı plakalı araç Türk plakalı aracın trafik poliçesinin bulunduğu sigorta şirketine başvurmalı. Yabancı plakalı araç kusurlu ise zarar gören Türk plakalı araç büromuza talebini iletmeli.” Özellikle yabancı plakalı aracın çekici ve dorseden oluşması halinde, her iki taşıtın plakasının da tutanaklara yazılmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, “Ülkemizde çeken aracın sigortası üçüncü şahıs zararlarını karşıladığından çekicinin plakasını mutlaka tutanaklara yazmalıyız. Güvenlik güçleri tarafından tutanak tutuluyorsa o tutanaklara da işlenmesini sağlamalıyız” uyarısında bulundu.
Karan, bu kapsamda dikkat edilmesi gereken diğer önemli hususları da sıraladı: Yabancı plakalı aracın Yeşil Kart örneğinin mutlaka alınması, çekici ve dorseden oluşan araçlarda çekiciye ait belgenin temin edilmesi ve karttaki vadelerin kaza tarihini kapsayıp kapsamadığının kontrol edilmesi kritik öneme sahiptir. Ayrıca, Yeşil Kart üzerindeki “TR” kutusunun açık olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiğini, zira bu kutunun kapalı olması durumunda belgenin Türkiye sınırları içinde geçersiz sayılacağını ifade etti. Ruhsattaki, Yeşil Karttaki ve fiziki olarak kazaya karışan araç plakalarının birbiriyle eşleşmesi gerektiğini belirten Karan, araç ruhsatındaki ülke kodu ile Yeşil Kart üzerindeki büro ve poliçe numarasındaki ülke kodunun aynı olup olmadığının kontrol edilmesinin de önemine dikkat çekti.
Kazanın doğru bir şekilde belgelenmesinin önemini vurgulayan Karan, “Kaza yerinde olaya karışan araçların plakalarının görüneceği ve kazaya karıştıkları anlaşılır bir şekilde fotoğraflanmalı. Anlaşmalı tutanaklarda kaza tarihi ve kaza yeri, tarafların bilgileri, kazanın oluş şekli doğru ve eksiksiz şekilde doldurulmalı ve her iki tarafça imzalanmalı. Yabancı plakalı aracın yeşil kartı başvuru evrakı ekinde iletilmediği durumda yurt dışından büromuzca araştırma yapılmakta olup büromuzca da geçerli yeşil kart tespit edilemediği durumda büromuz tarafından herhangi bir işlem yapılamayacağı unutulmamalı” şeklinde konuştu.
Sürücülerin en sık yaptığı hatalara ve mağduriyet yaşanmaması adına yapılması gerekenlere dikkat çeken TMTB Müdürü Bülent Karan, sözlerini şu şekilde tamamladı: “En sık karşılaştığımız hatalardan ilki yeşil kartın bir örneğinin alınmaması. Yeşil kartın örneği olmadığında işlemler uzuyor ve bazen olumsuz sonuçlanıyor. İkinci en önemli eksiklik ise çekici ve dorseden oluşan araçlarda çekicinin plaka ya da yeşil kart bilgilerinin alınmaması ve tutanaklara yazılmaması oluyor. Elimize ulaşan fotoğraflarda da çekicinin kazadan bağımsız çekilmiş bir fotoğrafı oluyor. Ne yazık ki bu fotoğraflarla da işlem yapılamamaktadır. Üçüncü olarak kaza tutanaklarının eksik doldurulması söz konusu. Tarafların imzaları mutlaka tam olmalı ve tutanak hatasız ve eksiksiz doldurulmalı. Tutanakta bir düzeltme yapılacaksa baştan yeni bir kaza tutanağı doldurulmalı. Aksi halde tutanakta tahrifat olması nedeniyle sonuç alınamayan çokça talep elimize ulaşıyor.”










