Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, küresel ve bölgesel jeopolitik gerilimlerin sigorta sektörü üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sigortacı Gazetesi’nde yer alan habere göre Yaşar; sektörün şoklara karşı oldukça dayanıklı bir yapıya sahip olduğunu ve mevcut savaş ortamının Türk sigorta pazarı üzerinde doğrudan, yıkıcı bir etkisinin beklenmediğini vurguladı.
İpek Yolu Sigorta Forumu kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Ahmet Yaşar’ın değerlendirmeleri şu başlıklar altında öne çıkıyor:
1. “Sektörün Bağışıklık Sistemi Güçlü”
Ahmet Yaşar, Türk sigorta sektörünün geçmişteki ekonomik dalgalanmalar ve pandemi gibi küresel krizlerden “bağışıklık kazanarak” çıktığını belirtti. Sektörün sermaye yeterlilik oranlarının ve risk yönetim kapasitesinin, bölgesel gerilimlerin yaratacağı türbülansları yönetecek güçte olduğunu ifade eden Yaşar, “Dayanıklı bir sektörüz, panik havasına gerek yok” mesajını verdi.
2. Doğrudan Etki vs. Dolaylı Etki
Savaşın etkilerini iki boyutta ele alan Yaşar, doğrudan etkinin sınırlı kalacağını savundu:
-
Doğrudan Etki: Sigorta poliçelerinin genel şartlarında “savaş” maddesinin genellikle istisna (kapsam dışı) tutulduğunu hatırlatan Yaşar, bu nedenle sigorta şirketlerinin savaş kaynaklı hasarlarda doğrudan bir tazminat yükümlülüğü altına girmeyeceğini, dolayısıyla mali tabloların bu yönden bir tehdit altında olmadığını açı.
-
Dolaylı Etki: Savaşın asıl etkisinin tedarik zinciri, enflasyon ve döviz kurları üzerinden hissedileceğine dikkat çekti. Artan parça maliyetleri ve lojistik gecikmelerin hasar onarım sürelerini ve maliyetlerini yukarı çekebileceğini, sektörün asıl bu “dolaylı” enflasyonist baskıyla mücadele ettiğini belirtti.
3. Reasürans Kapasitesi ve Küresel Güven
Türkiye’nin küresel reasürans piyasasındaki konumuna da değinen Ahmet Yaşar, uluslararası reasürörlerin Türk sigorta pazarına olan güveninin sürdüğünü ifade etti. Savaş riskinin yoğun olduğu bölgelerde kapasite daralması yaşansa da, Türkiye’nin risklerini devretme konusunda bir tıkanıklık yaşamadığını, yerli şirketlerin küresel sistemle entegrasyonunun tam olduğunu vurguladı.
4. İpek Yolu ve Stratejik Konum
Yaşar, İstanbul’un ev sahipliği yaptığı İpek Yolu Sigorta Forumu’nun önemine değinerek, Türkiye’nin bu ticaret koridorundaki “güvence merkezi” olma potansiyelini hatırlattı. Savaşların ticaret yollarını değiştirebileceğini ancak sigortanın bu yolların her zaman “can simidi” olacağını sözlerine ekledi.
Analitik Not: Ahmet Yaşar’ın “doğrudan etki olmaz” çıkışı, özellikle yatırımcılar ve sigortalılar üzerindeki belirsizlik algısını dağıtmayı hedefliyor. Ancak “dolaylı etkiler” (enflasyon ve parça maliyeti) konusundaki uyarısı, 2026 yılı prim artışlarının temel gerekçesini de ortaya koyuyor.
Ahmet Yaşar’ın bahsettiği “Enflasyonun Hasar Maliyetlerine Etkisi” üzerine hazırlanan teknik analizleri veya “Türkiye’nin Reasürans Kapasitesi” hakkındaki güncel raporları incelememi ister misiniz?







