İstanbul Boğazı’nda yaşanan ve yürekleri ağza getiren Kappa isimli konteyner gemisinin sürüklenme vakası, kıyı şeridindeki tarihi yalıların güvenliğini ve olası bir kazada oluşacak devasa maddi zararların nasıl karşılanacağını yeniden tartışmaya açtı.
Zararı Kim Karşılıyor?
Haberde yer alan bilgilere göre; eğer Kappa gemisi bir yalıya çarpsaydı ve maddi hasara yol açsaydı, bu zarar geminin yaptırmakla yükümlü olduğu P&I Sigortası (Protection and Indemnity – Koruma ve Tazminat) tarafından karşılanacaktı.
P&I Sigortası Nedir ve Neleri Kapsar?
İngilizce “Protecting” (Koruma) ve “Indemnity” (Tazminat) kelimelerinin baş harflerinden oluşan P&I Sigortası, gemilerin seferleri sırasında üçüncü taraflara verebileceği zararları güvence altına alan zorunlu bir sigorta türüdür. Kapsama giren başlıca unsurlar şunlardır:
-
Maddi Hasarlar: Karada (yalılar, rıhtımlar, iskeleler) veya denizde (diğer gemiler) başkalarının mallarına verilen zararlar.
-
Bedeni Zararlar: Üçüncü kişilerin (yalı sakinleri veya diğer gemi personeli) uğrayabileceği sakatlık veya can kaybı gibi durumlar.
-
Çevresel Zararlar: Kaza sonrası oluşabilecek deniz kirliliği ve çevre temizlik maliyetleri.
-
Enkaz Kaldırma: Kazaya karışan geminin veya parçalarının yerinden kaldırılmasına yönelik operasyonel masraflar.
Zorunluluk ve Limitler
Boğaz geçişi yapan gemilerin geçerli bir P&I poliçesine sahip olması, deniz emniyeti açısından bir ön koşuldur. Tarihi yalıların değerinin milyonlarca doları bulabildiği düşünüldüğünde, gemilerin sigorta limitlerinin bu denli yüksek tazminat tutarlarını karşılayabilecek kapasitede (uluslararası havuz sistemleri aracılığıyla) olması hayati önem taşımaktadır.
Haberde de vurgulandığı üzere, sigorta sistemi bu gibi durumlarda sadece gemiyi değil, aynı zamanda kıyı sakinlerini ve boğazın kültürel mirasını da finansal bir koruma kalkanı altına almaktadır.








