Ödemiş’te uygun fiyatlı ulaşım arayışıyla motosiklet almaya karar veren bir vatandaş, sigorta şirketlerinden aldığı teklif karşısında şoka uğradı. 25 bin TL’ye satın almayı planladığı motosiklet için 12 bin TL trafik sigortası bedeli çıkınca, vatandaş aracı almaktan vazgeçti.
Türkiye genelinde artan trafik sigortası primleri, özellikle düşük bütçeli motosiklet segmentinde “satın alınabilirlik” krizine yol açıyor. Motosikletin kendi fiyatının neredeyse yarısına ulaşan sigorta bedelleri, hem vatandaşı hem de esnafı mağdur ediyor.
“Kendi Fiyatının Yarısı Kadar Sigorta”
Ulaşım maliyetlerini düşürmek amacıyla ikinci el bir motosiklet bakan vatandaş, alım öncesi yaptığı sigorta araştırmasında beklemediği bir tabloyla karşılaştı:
-
Motosiklet Satış Fiyatı: 25.000 TL
-
En Düşük Sigorta Teklifi: 12.000 TL
-
Oran: Sigorta bedeli, aracın toplam değerinin %48‘ine ulaştı.
Bu rakamı duyan vatandaş, sigorta maliyetinin sürdürülebilir olmadığını belirterek motosikleti almaktan vazgeçtiğini ifade etti.
Esnaf Kan Ağlıyor: “Sektör Durma Noktasında”
Ödemişli motosiklet satıcıları ve tamircileri, bu durumun sadece alıcıyı değil, tüm ticaret zincirini etkilediğini vurguluyor. Sektör temsilcilerinin değerlendirmeleri şöyle:
-
Satışlar Bıçak Gibi Kesildi: Vatandaşlar 20-30 bin TL bandındaki motorlara yönelebiliyor ancak üzerine 10-15 bin TL sigorta eklenince bütçe sarsılıyor.
-
Kayıt Dışı Risk: Yüksek primler nedeniyle pek çok kişinin sigortasız araç kullanmaya yönelebileceği, bunun da trafik güvenliği için büyük bir tehdit oluşturduğu belirtiliyor.
-
Basamak Sistemi Mağduriyeti: Özellikle sisteme yeni giren (ilk kez araç alan) sürücülerin en riskli gruptan (4. basamak) başlaması, primlerin bu denli fahiş çıkmasının ana sebebi olarak görülüyor.
2026 Motosiklet Sigortası Tablosu (Tahmini)
| Kalem | Bedel |
| Araç Bedeli | 25.000 TL |
| Trafik Sigortası | 12.000 TL |
| Noter Satış Masrafı | ~1.500 TL |
| Toplam Maliyet | 38.500 TL |
“Acil Düzenleme Şart”
Motosiklet kullanıcıları ve esnaf, sigorta primlerinde motosiklet segmentine özel bir düzenleme yapılmasını talep ediyor. Araba ile kıyaslandığında hasar maliyeti çok daha düşük olan bu araçların, sigorta şirketleri tarafından “yüksek risk” grubunda değerlendirilip otomobil primlerine yakın rakamlar istenmesi, sektörün en büyük sorunu olarak dile getiriliyor.







