Küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) siber suçluların hedefinden uzak kalacağı yanılgısı, dijitalleşmenin hızlanması ve siber saldırı maliyetlerinin düşmesiyle geçerliliğini yitiriyor. Tehdit aktörleri, büyüyen şirketleri giderek daha fazla hedefleyerek, yeni teknolojileri istismar ediyor ve siber güvenlikteki tüm olası zafiyetlerden faydalanıyor.
Küresel siber güvenlik ve dijital gizlilik alanında öncü şirketlerden Kaspersky, günümüz iş dünyasını tehdit eden kritik riskleri belirlemek amacıyla 18 ülkeyi kapsayan geniş bir araştırma gerçekleştirdi. Bu çalışma, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkelerdeki KOBİ ve kurumsal ölçekli şirketlerin bilgi teknolojileri (BT) güvenliği uzmanlarının katılımıyla yürütüldü.
Küresel ve Türkiye’deki Siber Saldırı Manzarası
Araştırma bulgularına göre, kuruluşlar son bir yıl içinde ortalama üç farklı güvenlik olayıyla karşılaştı. Küresel ölçekte KOBİ’ler arasında en yaygın ihlaller; %20 ile oltalama (phishing), %17 ile yazılım açıklarının istismarı ve %16 ile harici uzaktan erişim olarak belirlendi. Sıfır gün açığı (zero-day) istismarları ve güven ilişkisine dayalı tedarik zinciri saldırıları genel sıralamada daha alt seviyelerde yer alsa da, bu yüksek riskli saldırı türlerinin her biri işletmelerin %8’ini etkiledi. Olay dağılımı, tüm işletme ölçeklerinde benzer bir seyir izlerken; kitlesel zararlı yazılımlar, fidye yazılımları (ransomware), kurumsal e-posta dolandırıcılığı (BEC) ve yapay zekâ güvenlik açıklarının istismarı gibi tehditlerin büyük kurumlarda daha sık görüldüğü tespit edildi.
Türkiye’deki KOBİ’lerin karşılaştığı başlıca saldırı kategorileri, küresel trendlerle paralellik gösterdi. Türkiye’de yazılım güvenlik açıklarının istismar edilmesi %20 ile ilk sırada yer alırken, deepfake ve kimlik avı (phishing) saldırıları %15’er oranla ikinci sırayı paylaştı. Zayıf veya çalınmış kimlik bilgilerinin kullanılması ise %13 oranında görüldü.
Siber Riskleri Artıran Temel Faktörler ve Yatırımlar
Araştırmaya katılanlardan, şirketlerinde başarılı siber saldırı riskini artıran ilk beş faktörü belirtmeleri istendi. Küresel KOBİ’ler için insan kaynaklı riskler öne çıktı: BT güvenlik personelinin uzmanlık eksikliği (%24) ve BT dışı çalışanların güvenlik farkındalığının yetersizliği (%23). Katılımcıların beşte birinden fazlası, yetersiz BT güvenlik politikalarını (%21), güncelliğini yitirmiş yazılım ve donanımları (%21) ve BT güvenlik ekiplerinin aşırı iş yükünü (%20) kritik sorunlar olarak tanımladı.
Türkiye’de ise KOBİ’lerin siber risk profilini artıran başlıca unsurların başında, seyrek parola değişimi ve yetersiz yedekleme gibi yetersiz BT güvenlik politikaları (%35) geldi. Bunu sırasıyla BT / BT güvenliği departmanındaki yüksek iş yükü (%30), BT altyapısı üzerinde merkezi kontrol eksikliği (%28) ve BT güvenliği konusunda kurum içi liderlik / sahiplenme eksikliği (%28) izledi. Diğer önemli faktörler arasında çalışanların BT güvenliği farkındalığının eksikliği (%25), güvenlik göz ardı edilerek alınan iş kararları (%25) ve yeni nesil güvenlik çözümlerini benimseme konusundaki isteksizlik (%25) yer aldı.
Artan tehditler ve kurumsal zorluklara yanıt olarak, KOBİ’lerin büyük bir bölümü BT güvenliği alanındaki çalışmalarını güçlendirmeyi planlıyor. Bu oran küresel ölçekte %70, META bölgesinde ise %69 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’deki KOBİ’lerin %70’i BT güvenliği fonksiyonlarını geliştirmeyi hedeflediğini belirtirken, %70’i bu yıl siber güvenlik bütçelerini halihazırda artırmış durumda. Türkiye’deki işletmelerin %36’sı bütçelerini BT ve BT güvenliği ekiplerini büyütmeye, %36’sı çalışanlara yeni güvenlik eğitimleri sağlamaya ve %29’u ise XDR, NDR ve SIEM gibi gelişmiş güvenlik çözümlerine geçiş yapmaya ayırdı.
Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı Ilya Markelov, mevcut durumu değerlendirerek, “Her ölçekten şirketin farklı yöntemlerle hedef alınabildiği mevcut tablo, işletmelerin güvenlik yaklaşımlarını yeniden değerlendirmesini gerektiriyor. Gelişmiş saldırılar, parçalı güvenlik savunmalarını kolaylıkla aşabiliyor. Bu nedenle bunlara karşı koymak için gelişmiş araçların yanı sıra yetkin bir ekibe de ihtiyaç var. Ancak büyüme aşamasındaki şirketler çoğu zaman bütçe kısıtları ve dünya genelindeki bilgi güvenliği uzmanı açığı nedeniyle bu konuda zorluk yaşıyor,” ifadelerini kullandı. Markelov, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu nedenle modern siber güvenlik çözümlerinin daha az kaynakla daha fazlasını sunması gerekiyor. İşletmelerin bulmakta zorlandığı ve yüksek maliyetli uzmanlık gerektiren karmaşık yeni araçları sisteme eklemek yerine, çözüm sağlayıcıların karmaşıklığı azaltmaya odaklanması gerekiyor.”









