Otomotiv piyasasının genel seyri, kasko ve zorunlu trafik sigortası gibi motor sigorta ürün gruplarını doğrudan etkileyen kritik bir gösterge konumundadır. Mayıs 2026 verilerini içeren güncel piyasa analizleri, sıfır ve ikinci el araç satışlarında önemli değişimler olduğunu ortaya koyarak sigorta sektörü için hem meydan okumalar hem de fırsatlar sunmaktadır.
Sıfır kilometre (0 km) otomobil ve hafif ticari araç pazarında yaşanan %22,55’lik yıllık daralma, sigorta şirketlerinin yeni araç poliçesi üretiminde kayda değer bir düşüşe işaret ediyor. Mayıs ayında 83.442 adetle sınırlı kalan satışlar, bir önceki aya göre de %20’lik bir gerileme kaydetti. Yılın ilk beş aylık döneminde ise toplam satışlar, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %7,40 azalarak 453.138 adede geriledi. Bu daralma, özellikle kasko branşında prim hacmini doğrudan etkileyerek aktüeryal denge üzerinde baskı yaratmaktadır. Mevduat faizlerinin yüksek cazibesi ile jeopolitik gelişmelerin ve altın fiyatlarındaki dalgalanmaların yol açtığı olumsuz servet etkisi, distribütörlerin agresif fiyat kampanyalarının bile bu düşüşü engellemede yetersiz kaldığını gösteriyor.
Yeni araç pazarındaki bu sert daralmanın aksine, 15 yaş ve 350.000 km sınırına kadar olan ikinci el otomobil satışları, uzun tatil dönemine rağmen bayram etkisiyle görece canlı bir talep gördü ve bir önceki aya göre %3 oranında artış kaydetti. Geçen yılın Mayıs ayına göre yaşanan %10’luk daralmanın ise altı eksik iş gününden kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Bu segmentteki talebin, sıfır araçlardaki yüksek fiyat seviyeleri ve piyasadaki genel reel fiyatlamadaki gerileme eğilimiyle daha uygun maliyetli araçlara yönelimden beslendiği gözlemleniyor. Bu durum, sigorta şirketlerinin ikinci el araçlara yönelik poliçe portföyünü ve buna bağlı risk yönetim stratejilerini yeniden değerlendirmesini gerektirmektedir.
İkinci el otomobil pazarında Mart ayında başlayan toparlanma eğilimi Mayıs ayında da devam etti. Nisan ayında 334.154 adet olarak gerçekleşen satışlar, Mayıs ayında 344.158 adede ulaşarak aylık bazda yaklaşık %3 oranında bir büyüme gösterdi. Ancak yıllık bazdaki görünümde pazar, geçen yılın aynı döneminin gerisinde kalmaya devam ediyor; Mayıs 2026 satışları, Mayıs 2025’teki 383.614 adetlik seviyenin yaklaşık %10 altında seyretti. Bu dalgalı piyasa dinamiği, kasko ve trafik sigortası primlerinin aktüeryal hesaplamalarında dikkatle ele alınması gereken bir parametre olarak öne çıkmaktadır.
İkinci el otomobil pazarında stokta kalma sürelerinin Mayıs ayında artış göstermesi, sigorta sektörü açısından önemli bir göstergedir. Pazar ortalaması 45 günden 48 güne yükselirken, binek araçlarda bu süre 45 günden 48 güne, ticari araçlarda ise 44 günden 45 güne çıktı. Satış adetlerindeki toparlanmaya rağmen stok devir hızındaki yavaşlama, talebin henüz stokları daha hızlı eritecek seviyeye ulaşmadığını ve sigorta şirketleri için park halindeki araç risklerinin süresini uzattığını göstermektedir. Bu durum, oto galericilerin ve bayilerin stok sigortası ihtiyaçları ile finansman kuruluşlarının rehinli araçlara yönelik risk değerlendirmelerini etkileyebilir.
Hafif ticari araç pazarında da Mayıs ayında satış adetleri yükselişini sürdürdü. Nisan ayında 47.398 adet seviyesinde gerçekleşen satışlar, Mayıs ayında 49.310 adede ulaşarak aylık bazda yaklaşık %4 artış kaydetti. Böylece yılın ilk aylarındaki dalgalı görünümün ardından pazarda üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşmiş oldu. Buna karşın hafif ticari araç pazarı da geçen yılın aynı döneminin gerisinde kalmaya devam ediyor; Mayıs 2026 satışları, Mayıs 2025’teki 60.324 adetlik seviyenin %18 altında seyretti. Ticari araç sigortaları açısından, bu büyüme potansiyelini değerlendirirken yıllık bazdaki daralma ve sektörel risk primleri de göz önünde bulundurulmalıdır.
15 yaş üstü araç pazarı, sigorta sektörü için özel risk dinamikleri barındıran kritik bir segmenttir. Mayıs ayında bu segmentteki satış adetleri ve ortalama fiyatlar bir önceki aya yakın seviyelerde gerçekleşti. Nisan ayında 129.451 adet olan satışlar, Mayıs ayında 129.223 adet olarak kaydedilirken, ortalama fiyatlar 414 bin TL seviyesinde yatay bir seyir izledi. Öte yandan, stokta kalma süresi 50 günden 51 güne yükseldi. Bu segmentteki araçların hasar frekansları, yedek parça bulunabilirliği, onarım maliyetleri ve değer kaybı gibi faktörler, kasko ve trafik sigortası primlerinin belirlenmesinde hayati rol oynamaktadır. Satış hacmindeki durağanlık ve stok süresindeki artış, sigorta şirketlerinin bu araç grubuna yönelik underwriting politikalarını ve risk değerlendirmelerini gözden geçirmeleri gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle değer tespiti ve pert total süreçlerinde, bu yaş grubundaki araçların sigorta değerinin belirlenmesi daha karmaşık hale gelebilmektedir.






