Oto sigortalarındaki maliyet artışları ve değişen risk dinamikleri sektörün gündeminde. Koru Sigorta Genel Müdürü Kasım Yılmaz, artan hasar maliyetleri karşısında İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) poliçesinin artık bir zorunluluk haline geldiğini vurgulayarak araç sahiplerine kritik uyarılarda bulundu.
Koru Sigorta Genel Müdürü Kasım Yılmaz, otomobil sigortalarında yaşanan güncel gelişmeleri, prim-hasar dengesizliklerini ve sektörde artış gösteren uyuşmazlıkları değerlendirdi. Trafik sigortası ve kasko arasındaki temel ayrımın altını çizen Yılmaz, trafik sigortası poliçelerinin 1 yıllık düzenlenmesine karşın, doğan hukuki sorumluluğun 10-15 yıl boyunca devam edebildiğine dikkat çekti. Pandemi süreciyle tırmanan enflasyon ve özellikle 2022’de asgari ücrette yaşanan artışların, ödenecek tazminat tutarlarını hızla yukarı çektiğini ve bu durumun zorunlu olarak primlere yansıdığını ifade etti.
Hasar/Prim Oranı %100’e Yaklaşırsa Risk Büyür Kasko sigortalarında fiyatlamanın serbest piyasa ve yoğun rekabet koşulları altında belirlendiğini, bu nedenle maliyetlere kıyasla daha düşük seyrettiğini aktaran Yılmaz, sektördeki hasar/prim oranlarına yönelik uyarılarda bulundu. Son dönemde hasar/prim oranının %70-80 seviyelerine kadar tırmandığını belirten Yılmaz, bu tablonun %100’e yaklaşmasının sektör açısından ciddi bir risk anlamına geleceğini ifade etti.
Mevcut piyasa koşullarının sigortalılar için bir fırsat penceresi yarattığını da sözlerine ekleyen Yılmaz, durumu şu sözlerle özetledi: “Fiyatlar enflasyonun altında kaldı. Bu nedenle kasko yaptırmak için uygun bir dönem olabilir. Ancak hasar maliyetleri arttığı için ileride fiyat artışı kaçınılmaz.”
Türkiye genelinde araç yaşı ilerledikçe kasko eğiliminin sert bir düşüş yaşadığına dikkat çeken Yılmaz, kaskoluluk oranının genç araçlarda %80’lere ulaştığını, buna karşın eski araç segmentinde %1 seviyelerine kadar gerilediğini belirtti. Kasko maliyetini düşürmek isteyen sürücüler için muafiyetli poliçeler, eşdeğer parça kullanımı ve anlaşmalı servis gibi bütçe dostu alternatifler bulunduğunu hatırlattı.
Motorlu Bisikletler 2027’de Kapsama Giriyor Türkiye’de zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç oranının %20 bandında seyrettiğini ve bu kayıt dışılığın özellikle motosiklet grubunda yoğunlaştığını söyleyen Yılmaz, yeni düzenlemenin yolda olduğunu duyurdu. Yılmaz, 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren motorlu bisikletlerin de trafik sigortası zorunluluğuna dahil edileceğini ve bu adımın pazar dinamiklerinde önemli bir değişim yaratacağını aktardı.
“İMM Bir Trafik Tamamlayıcı Sigortasıdır, En Az 5 Milyon TL Olmalı” Sektörün en sıcak başlıklarından olan İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortasını “trafik tamamlayıcı sigortası” olarak tanımlayan Yılmaz, mevcut yasal limitlerin yetersizliğine vurgu yaptı. 2026 yılı itibarıyla trafik sigortasının maddi hasar limitinin 400 bin TL, bedeni hasar limitinin ise 3,6 milyon TL olarak güncellendiğini belirten Yılmaz; enflasyon ve uzayan dava süreçlerinin bu limitleri hızla erittiğini söyledi.
Değer kaybı taleplerinin de bu limit havuzuna dahil olduğunu hatırlatan Yılmaz, limitlerin aşılması halinde faturanın doğrudan araç sahibine kesileceği konusunda uyardı. Asgari ücret artışlarının bedeni hasar tazminatlarını katladığını ifade eden Yılmaz, sürücülere en az 5 milyon TL İMM teminatı almalarını önerdiklerini belirtti. Üstelik bu güvencenin bedelinin, ortalama bir trafik sigortası priminin yalnızca dörtte biri düzeyinde olduğunu sözlerine ekledi.
Otomatik Değer Kaybı Ödemesi ve Şeffaf Tahkim Süreci Sektördeki uyuşmazlıkların en aza indirilmesi için değer kaybı süreçlerinde yeni bir dönemin başladığını açıklayan Yılmaz, şirketlerin artık hasar anında değer kaybını otomatik hesaplayıp ödeme yapabilme yeteneğine kavuştuğunu belirtti. Ödemelerin hak sahibine ulaşmasında yaşanan aksaklıkları (IBAN eksikliği vb.) çözmek adına, tıpkı güvenli ödeme sistemleri gibi, doğrudan kimlik üzerinden ödeme yapılmasına olanak tanıyan bir model üzerinde çalıştıklarını kaydetti.
Tahkim süreçlerinin daha şeffaf bir zemine oturtulması için işlemlerin UYAP Vatandaş Sistemi entegrasyonuyla görünür hale getirilmesinin gerekliliğini savunan Yılmaz, açıklamalarını şu çarpıcı ifadelerle noktaladı: “Sigorta sektörü güven üzerine kurulu. Ödemeleri en kısa sürede yapmak isteriz. Geciken her ödeme bizim için de maliyet.”








