Türkiye’nin afet yönetim stratejisinde tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirilen Zorunlu Afet Sigortası (ZAS), önümüzdeki günlerde Meclis gündemine taşınmaya hazırlanıyor. DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan’ın açıklamalarına göre, mevcut Zorunlu Deprem Sigortası’nın (ZDS) yerini alacak olan ZAS, sadece deprem odaklı olmaktan çıkarak sel, heyelan, fırtına, dolu ve orman yangını gibi geniş bir afet perspektifine sahip olacak. Yeni dönemde sigorta korumasının coğrafi kapsamı da genişletilerek, daha önce kapsam dışında kalan köy ve mezra alanları da güvence altına alınacak.
ZAS poliçelerinde en dikkat çeken teknik yeniliklerden biri, teminatların artık “seçimlik” olmayıp tamamen otomatik olarak verilmesi ve “acil ihtiyaç teminatı” gibi kalemlerin ilk kez devreye girmesidir. Havuz yapısı da bu yeni modele göre revize edilerek, deprem riskleri mevcut yapısıyla devam ederken, deprem dışındaki doğal afetler için ayrı bir fon havuzu oluşturulacak. Ayrıca, risk hesaplamaları mahalle ölçeğinde modernize ediliyor; deprem tarifesinde 7, sel ve heyelan tarifelerinde ise 5 farklı risk grubu üzerinden primlendirme yapılacak.
Mevcut ZDS poliçesi bulunan vatandaşlar için geçiş süreci “yenileme indirimi” ile teşvik edilecek. Sistemde aynı adres kodu ve T.C. kimlik numarası ile yürürlükte bir poliçesi olan sigortalılar, ZDS poliçeleri henüz ilk yılında olsa dahi ZAS’a geçerken özel indirimlerden faydalanabilecek. DASK yetkilileri, bu dönüşümün sadece bir sigorta ürünü sunmanın ötesinde, Türkiye’nin ekonomik istikrarını ve uzun vadeli toplumsal dayanıklılığını güçlendirmede merkezi bir rol üstlendiğini vurguluyor.









