Türkiye, özellikle depreme yatkın bir coğrafya olması sebebiyle kentsel dönüşüm ve yapı güvenliği konularında önemli adımlar atıyor. Nüfusun %98’inin ve yüzölçümünün %95’inin deprem riski altında olması sebebiyle her yıl afet kaynaklı zararların azaltılması için büyük finansal kaynaklar ayrılıyor. Bu çerçevede bina tamamlama sigortası, güvenli ve sürdürülebilir konut projelerinin teminat altına alınmasında kritik bir rol üstleniyor.
Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, Orta Vadeli Program’da (OVP) afetlere dirençli yapıların finansmanının öncelikler arasına alındığını söyleyerek, bina tamamlama sigortasının kentsel dönüşümü hızlandıracak bir araç olduğunu belirtti. Bu sigorta türü sayesinde vatandaşlar, evlerinin sadece inşa edilmesiyle kalmayıp “konutun tamamlanacağına dair kesin bir güvence” elde ediyor.
Quick Sigorta öncülüğünde hayata geçirilen uygulama; yeni konut projeleri ve kentsel dönüşüm alanlarında riskleri azaltmayı hedefliyor. Bu sigorta, afet sonrası yükün topluma binmesini engellemek, devletin ve vatandaşların finansal yükünü hafifletmek açısından stratejik önem taşıyor. Ahmet Yaşar, bu mekanizmanın yalnızca finansal bir poliçe olmadığını; “toplumun geleceğini, şehirlerimizin güvenliğini ve ekonomimizin sürdürülebilirliğini teminat altına alan bir mekanizma” olduğunun altını çizdi.
Türkiye’nin kentsel dönüşüm sürecini sağlıklı, güvenli ve etkili biçimde gerçekleştirebilmesi için bina tamamlama sigortasının yaygınlaşması artık kaçınılmaz olarak görülüyor. Firma yöneticileri, sermaye yapılarının gücü, reasürans bağlantıları ve inovatif hizmet yaklaşımları sayesinde bu alandaki öncü rolü sürdürmeyi hedefliyor.








