Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı ve Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) istikrarlı büyümesini sürdürdüğünü ancak Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) kapsamlı bir revizyon ihtiyacının giderek daha belirginleştiğini ifade etti. Sincek, 18 milyon iştirakçiye ulaşan sistemin ülke ekonomisi için önemli bir tasarruf gücü oluşturduğunu belirtirken, özellikle OKS bünyesinde fon çeşitliliğinin artırılması ve sistemin iştirakçiler için daha cazip hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Toplam fon büyüklüğünün 2,48 trilyon TL’ye ulaştığını açıklayan Sincek, devlet katkısı oranının yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirilmesinin sektörde beklenen düzeyde olumsuz bir etki yaratmadığını dile getirdi. Bununla birlikte, uzun vadeli tasarrufların teşvik edilmesi ve iştirakçilerin sistemde kalıcılığını artırmak amacıyla otomatik katılım sisteminde kapsamlı bir reformun hayati önem taşıdığını belirtti.
Paylaşılan verilere göre, Bireysel Emeklilik Sistemi’nde 10 milyonu aşkın, Otomatik Katılım Sistemi’nde ise yaklaşık 8 milyon iştirakçi bulunuyor. Böylece BES ve OKS toplam iştirakçi sayısı 18 milyona ulaşmış durumda. Geçen yıl sektör genelinde 2 milyon 480 bin yeni sözleşme akdedildiği, 2024 yılının ilk beş ayında ise yaklaşık 850 bin yeni sözleşme gerçekleştirildiği kaydedildi.
Devlet katkısı oranındaki değişimin sistemin büyüme hızı üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını belirten Sincek, iştirakçilerin sistemden ayrılma nedenlerinin büyük ölçüde ekonomik ihtiyaçlardan kaynaklandığını vurguladı. Özellikle konut ve araç edinimi gibi yüksek maliyetli harcamaların, BES birikimlerinin kullanılmasına yol açabildiği gözlemleniyor. Sincek’e göre, yüzde 20’lik devlet katkısı oranı, sistem için halen güçlü bir teşvik niteliği taşıyor.
Bireysel emeklilik sisteminin toplam fon büyüklüğü 2 trilyon 480 milyar TL seviyesine yükselirken, katılım esaslı fonların sistem içindeki payı da dikkat çekici bir artış gösterdi. Sincek, katılım fonlarının toplam BES hacmindeki payının yüzde 38’e çıktığını ve yaklaşık 800 milyar TL’lik bir büyüklüğe eriştiğini açıkladı.
Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimler ve küresel piyasalardaki belirsizliklerin yatırım tercihlerini şekillendirdiğini ifade eden Sincek, son üç yılda altın ve değerli maden fonlarının BES iştirakçilerine önemli getiriler sağladığını belirtti. Ancak, merkez bankalarının sıkı para politikaları ve küresel likidite arayışının etkisiyle altın fiyatlarında dalgalanmalar yaşandığına dikkat çekerek, uzun vadeli yatırımcıların kısa vadeli hareketlere odaklanmaktan kaçınması gerektiğini vurguladı.
Bireysel emekliliğin uzun vadeli bir yatırım enstrümanı olduğunu belirten Sincek, iştirakçilerin piyasalardaki anlık dalgalanmalara tepki olarak sıkça fon değiştirmesinin doğru bir strateji olmadığını söyledi. Fon dağılımlarının periyodik olarak, yılda iki veya üç kez gözden geçirilmesinin yeterli olacağını önerdi. Özellikle emekliliğine uzun yıllar olan iştirakçilerin, kısa vadeli fiyat hareketleri nedeniyle portföylerini değiştirmemesi gerektiğini ifade etti.
Bu yılın öne çıkan yatırım temaları arasında teknoloji ve yapay zekâ odaklı fonların yer aldığını dile getiren Sincek, yurt dışı teknoloji hisselerine yatırım yapan fonların kayda değer bir performans sergilediğini belirtti. Katılım endeksine dayalı hisse senedi fonlarının da yılın ilk yarısında olumlu bir getiri sağladığını ekledi.
Programın en önemli mesajlarından biri, Otomatik Katılım Sistemi’ne yönelik reform çağrısı oldu. Sincek, OKS’nin başlangıçta sade bir yapı ile kurgulandığını ancak zamanla bu yapının getiri potansiyeli açısından yetersiz kaldığını belirtti. Özellikle altın, değerli madenler ve farklı yatırım enstrümanlarının fon seçenekleri arasında yeterince yer almamasının performansı sınırladığını ifade ederek, sistemde fon çeşitliliğinin acilen artırılması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de otomatik katılım sisteminde çalışanların gelirlerinin yüzde 3’ü oranında katkı yaptığını hatırlatan Sincek, gelişmiş ülkelerde bu oranların yaş ilerledikçe yüzde 10, yüzde 15 hatta yüzde 17 seviyelerine kadar çıkabildiğini belirtti. Uzun vadede emeklilik dönemindeki yaşam standartlarının sürdürülebilirliği için katkı oranlarının kademeli olarak artırılmasının gelecekte gündeme gelebileceğine işaret etti.
Ayhan Sincek’in değerlendirmeleri, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin güçlü büyümesini sürdürdüğünü ancak özellikle Otomatik Katılım Sistemi’nde köklü bir dönüşüm ihtiyacının ortaya çıktığını gösteriyor. 18 milyon iştirakçi ve 2,48 trilyon TL fon büyüklüğüne ulaşan sistemde sektör temsilcileri, fon çeşitliliğinin genişletilmesi, getirilerin güçlendirilmesi ve iştirakçilerin sistemde kalıcılığını sağlayacak yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesini bekliyor.









