Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) Ataşehir’de gerçekleştirilen 72. Olağan Genel Kurul Toplantısı, sektör paydaşlarını ve ekonomi yönetimini bir araya getirdi. Toplantıda konuşan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) sadece bir finansal hizmet olmadığını, Türkiye’nin uzun vadeli tasarruf hedefleri için vazgeçilmez bir mekanizma olduğunu ifade etti.
“BES, Ekonomik Dayanıklılık İçin Stratejik Bir Gereklilik”
Bakan Yardımcısı Çelik, BES’in 2003 yılından bu yana devasa bir ekosistem oluşturduğunu belirterek şu verileri paylaştı:
-
Katılımcı Sayısı: Otomatik Katılım Sistemi (OKS) ile birlikte sistem yaklaşık 1,8 milyon katılımcıya ulaştı.
-
Fon Büyüklüğü: Toplam fon büyüklüğü 2,3 trilyon lira seviyesine gelerek finansal piyasaların derinleşmesine katkı sağladı.
Çelik, “Sektörümüz bireylerin geleceğe güvenle bakabilmesine imkan sağlayan, ekonomik istikrarı destekleyen ve toplumsal refahın önemli bir parçasını oluşturan stratejik bir alandır,” diyerek BES’in daha etkin hale getirilmesinin temel politika hedefleri arasında yer aldığını söyledi.
Gelecek Hedefleri: ZAS ve Kapsayıcı Sigortacılık
Konuşmasında gelecek dönem planlarına da değinen Çelik, 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı doğrultusunda şu adımların atılacağını belirtti:
-
Fon Çeşitliliği: Katılımcı ihtiyaçlarına yönelik daha esnek çözümler ve fon çeşitliliğinin artırılması.
-
Zorunlu Afet Sigortası (ZAS): Sadece deprem değil, tüm afet risklerini kapsayan bir sistemin geliştirilmesi için çalışmaların sürdüğü.
-
Tarım Sigortaları: 12. Kalkınma Planı çerçevesinde tarım sigortalarının kapsamının genişletilmesi.
Sektörün Gücü Artıyor
Toplantıda söz alan TSB Başkanı Uğur Gülen ise sektörün finansal büyümesine dikkat çekti. Gülen’in paylaştığı verilere göre; 2023 yılında 1,47 trilyon lira olan toplam aktifler, 2025 yılı itibarıyla %165 artışla 3,89 trilyon liraya yükseldi. Ayrıca sektörün sermaye yeterlilik rasyosu da %166’dan %194’e çıkarak daha dayanıklı bir yapıya kavuştu.
Genel kurulda, sigorta penetrasyon oranının %2,6 ile en yüksek seviyeye ulaştığı ancak dünya ortalaması olan %6,5 seviyelerine ulaşmak için sektörün kat etmesi gereken bir yol olduğu vurgulandı.







