Allianz Commercial tarafından hazırlanan Allianz Risk Barometresi 2026 raporuna göre, küresel iş dünyasının karşı karşıya olduğu riskler bu yıl da dikkat çekici bir sıralama ortaya koydu. Raporda, siber olaylar yüzde 42 oyla üst üste beşinci kez küresel çapta en büyük risk olarak belirlendi; bu riskin başında fidye yazılımı saldırıları ve dijital tehditler yer alıyor. Yapay zekâ yüzde 32 oy oranıyla ikinci sırada yer alarak geçen yılki 10’uncu sıradan rekor bir yükselişle raporda üst sıralara çıktı. Bu iki riskin ardından iş kesintisi riski yüzde 29 oyla üçüncü, mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler yüzde 26 oyla dördüncü sırada yer aldı. Listenin devamında doğal afetler yüzde 21, iklim değişikliği yüzde 19 ve siyasi riskler ile şiddet yüzde 15 ile takip edildi.
Raporda yer alan küresel verilerle birlikte Türkiye özelinde risk algısı da değerlendirildi. Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan, Türkiye’de risk algısının geçen yıla göre farklılaştığını belirterek, “İş dünyası için en büyük risk artık makroekonomik gelişmeler oldu” dedi. Buna göre Türkiye’de makroekonomik riskler yüzde 50 oyla birinci sırada, siber olaylar yüzde 46 oyla ikinci sırada yer aldı; siyasi riskler ve şiddet yüzde 35 ile üçüncü, geçen yılın birincisi olan doğal afetler ise yüzde 27 oyla dördüncü sıraya geriledi. Raporun Türkiye sonuçları, mevzuat ve yönetmelik değişiklikleri ile iklim değişikliğinin her ikisinin de yüzde 19 oyla beşinci sırayı paylaştığını gösterdi. Ayrıca bu yıl listeye yapay zekâ ilk kez girerken yetenek ve iş gücü sorunları da yüzde 15 oyla ilk 10’a dahil oldu.
CEO Gürkan, risk ortamının giderek karmaşıklaştığını ifade ederek, “Riskler daha karmaşık ve birbirine bağlı hale geldikçe, entegre dayanıklılık stratejileri geliştirmenin ve risk yönetiminin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor” değerlendirmesini yaptı. Bu çerçevede şirketlerin sadece mevcut tehlikeleri değil, yeni ortaya çıkan risk faktörlerini de stratejilerinde dikkate alması gerektiğini belirtti. Bu açıklama, risk yönetiminin sektörler için rekabet avantajı sağlama ve uzun vadeli sürdürülebilirliği destekleme açısından kritik olduğunu ortaya koyuyor.
Allianz Risk Barometresi 2026, 97 ülke ve bölgeden, 23 farklı sektörden 3 338 risk yönetimi uzmanının görüşleriyle hazırlandı; bu da raporun uluslararası ve sektörler arası risk eğilimlerini yansıtma gücünü artırıyor. (Allianz Risk Barometresi 2026, 15’inci yayın yılıyla küresel risk analizi literatüründe yerini alıyor.)








