Sigortacılık sektöründe son yıllarda finansal raporlama açısından en önemli değişikliklerden biri TFRS 17 Sigorta Sözleşmeleri Standardı oldu. TFRS 17, sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini nasıl finansal tablolara yansıtacağını, nasıl ölçeceğini, nasıl sunacağını ve hangi bilgileri açıklayacağını belirleyen kapsamlı bir finansal raporlama standardıdır.
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan TFRS 17’nin temel amacı, sigorta sözleşmelerinin işletmenin finansal durumu, finansal performansı ve nakit akışları üzerindeki etkisini finansal tablo kullanıcılarına daha doğru ve karşılaştırılabilir şekilde gösterebilmektir.
Türkiye’de sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin TFRS 17’ye geçiş süreci ise Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yürütülen düzenlemelerle şekillendirildi. SEDDK, standardın sektörde 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren uygulanmasını kararlaştırdı.
Peki TFRS 17 tam olarak nedir, neden ortaya çıktı, sigorta şirketleri açısından ne anlama geliyor ve sigortalılar açısından herhangi bir önemi var mı?
TFRS 17 Nedir?
TFRS 17, tam adıyla Türkiye Finansal Raporlama Standardı 17 – Sigorta Sözleşmeleri, sigorta sözleşmelerinin finansal raporlama esaslarını düzenleyen bir standarttır.
Basit bir ifadeyle TFRS 17, sigorta şirketlerinin sattıkları sigorta sözleşmelerinden gelecekte doğabilecek yükümlülükleri ve bu sözleşmelerden elde edecekleri nakit akışlarını finansal tablolarda nasıl göstereceğini belirler.
Buradaki temel amaç, sigorta şirketinin yalnızca bugün ne kadar prim topladığını göstermek değil, bu sözleşmelerin gelecekte şirkete getireceği yükümlülükleri ve ekonomik sonuçları da finansal tablolara daha gerçekçi şekilde yansıtmaktır.
Bu yönüyle TFRS 17, klasik anlamda yalnızca bir muhasebe hesaplama değişikliği değildir. Sigorta şirketlerinin finansal performansının ölçülmesi, raporlanması ve analiz edilmesi açısından önemli bir dönüşüm niteliğindedir.
TFRS 17 Ne İşe Yarar?
TFRS 17’nin en önemli işlevlerinden biri, sigorta şirketlerinin finansal tablolarının daha şeffaf, karşılaştırılabilir ve gerçeğe uygun bilgiler sunmasına yardımcı olmaktır.
Sigorta sözleşmeleri çoğu zaman uzun yıllara yayılan yükümlülükler doğurur. Bir sigorta şirketi bugün prim tahsil ederken bu prim karşılığında gelecekte hasar ödemeleri, hizmetler ve diğer yükümlülüklerle karşılaşabilir.
Dolayısıyla yalnızca tahsil edilen prim tutarına bakarak bir sigorta sözleşmesinin şirket açısından ne kadar kârlı olduğunu anlamak her zaman mümkün değildir.
TFRS 17, bu uzun vadeli yapıyı finansal raporlama sisteminin merkezine taşımayı amaçlar.
KGK’nın TFRS 17 metninde de standardın temel amacının sigorta sözleşmelerinin finansal tablolara alınması, ölçümü, sunumu ve açıklanmasına ilişkin esasları belirlemek olduğu ifade edilmektedir.
TFRS 17 Neden Getirildi?
Sigorta sektörünün en önemli özelliklerinden biri, şirketlerin bugün aldıkları prim karşılığında gelecekte bir hizmet veya tazminat yükümlülüğü üstlenmesidir.
Özellikle hayat sigortaları, sağlık sigortaları, uzun dönemli sigorta sözleşmeleri ve reasürans işlemleri gibi alanlarda sözleşmelerin ekonomik sonuçları yıllar içerisinde ortaya çıkabilir.
Bu nedenle sigorta şirketlerinin finansal tablolarında sigorta sözleşmelerinin gerçek ekonomik etkisinin doğru şekilde gösterilmesi büyük önem taşır.
TFRS 17’nin getirilmesindeki temel hedeflerden biri de farklı ülkelerde veya farklı şirketlerde uygulanan sigorta muhasebesi yöntemlerinden kaynaklanan karşılaştırma sorunlarını azaltmaktır.
Böylece yatırımcılar, düzenleyici kurumlar, analistler ve diğer finansal tablo kullanıcıları sigorta şirketlerinin performansını daha sağlıklı değerlendirebilir.
TFRS 17 Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?
TFRS 17’nin Türkiye’deki uygulama sürecinde önemli tarih 1 Ocak 2025 oldu.
SEDDK, sektörün standarda uyum sağlaması amacıyla 2024 yılında geçiş çalışmalarının yapılmasını ve şirketlerden TFRS 17’ye uyumlu finansal tablolar alınmasını öngördü. Standardın sektör genelinde uygulanmasına ise 1 Ocak 2025 itibarıyla geçildi.
SEDDK, TFRS 17’nin uygulanmasına ilişkin düzenlemeleri sonraki yıllarda da sürdürdü. Örneğin 2026/3 sayılı Genelge ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin 2026 yılı mali tabloları ve bu tablolara ilişkin dipnot ve açıklamalarının içeriği ayrıca belirlendi.
Bu durum TFRS 17’nin Türkiye’de tek seferlik bir geçiş projesi olmadığını, finansal raporlama süreçlerinin sürekli bir parçası haline geldiğini gösteriyor.
TFRS 17 Hangi Şirketleri İlgilendiriyor?
TFRS 17, temel olarak standardın kapsamına giren sigorta sözleşmelerini düzenleyen işletmeleri ilgilendiriyor.
Türkiye’deki uygulama açısından sigorta şirketlerinin yanı sıra reasürans şirketleri ve emeklilik şirketleri de TFRS 17 kapsamındaki raporlama düzenlemelerinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.
SEDDK’nın 2026/3 sayılı Genelgesi de açık şekilde sigorta ve reasürans ile emeklilik şirketlerinin TFRS 17 kapsamında 2026 yılı mali tablolarına ilişkin sunum ve açıklamalarını düzenliyor.
Dolayısıyla TFRS 17’yi yalnızca hayat veya hayat dışı sigorta şirketlerini ilgilendiren bir uygulama olarak değerlendirmek doğru değildir.
TFRS 17 ile Sigorta Şirketlerinin Kârlılığı Nasıl Ele Alınıyor?
TFRS 17’nin en çok merak edilen konularından biri sigorta şirketlerinin kârlılığının nasıl ölçüleceğidir.
Eski uygulamalarda bir sigorta sözleşmesinden elde edilen prim ile aynı dönemde gerçekleşen gider ve hasarlar arasındaki ilişkiyi değerlendirmek bazı durumlarda yeterli olmayabiliyordu.
TFRS 17 ise sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan gelecekteki nakit akışlarını ve sözleşmenin yerine getirilmesinden kaynaklanan yükümlülükleri dikkate alan daha kapsamlı bir ölçüm yaklaşımı getiriyor.
Bu nedenle sigorta şirketinin finansal performansı yalnızca “ne kadar prim topladı?” sorusuyla değerlendirilmekten çıkıyor.
Asıl soru, sözleşmelerin şirket açısından oluşturduğu sigorta hizmetinin ve bunun sonucunda ortaya çıkan finansal etkinin nasıl gerçekleştiği haline geliyor.
TFRS 17’de Sigorta Sözleşmesi Neden Önemli?
TFRS 17’nin merkezinde sigorta sözleşmesi bulunuyor.
Sigorta sözleşmesi, sigortacının belirli bir sigortalıdan gelecekte belirsiz bir olayın gerçekleşmesi nedeniyle doğabilecek olumsuz etkileri üstlenmesi karşılığında sigortalıdan risk alması olarak özetlenebilir.
Ancak TFRS 17 açısından yalnızca sözleşmenin adı değil, sözleşmenin ekonomik içeriği önem taşıyor.
Bu nedenle şirketlerin sözleşmeleri hangi standardın kapsamında değerlendireceğini belirlemesi TFRS 17 uygulamasının ilk ve kritik aşamalarından biridir.
TFRS 17’de Beklenen Nakit Akışları
TFRS 17’nin önemli unsurlarından biri gelecekteki nakit akışlarının tahmin edilmesidir.
Bir sigorta şirketi, sözleşme kapsamında gelecekte hangi primleri tahsil edeceğini, hangi hasar ve tazminat ödemeleriyle karşılaşabileceğini ve hangi giderlerin ortaya çıkabileceğini değerlendirmek durumundadır.
Burada aktüeryal hesaplamalar büyük önem taşır.
Çünkü sigorta sözleşmelerinin gelecekteki ekonomik sonuçlarını tahmin etmek için hasar frekansı, hasar şiddeti, ölüm oranları, yaşam beklentisi, iptal oranları, giderler ve benzeri birçok değişken dikkate alınabilir.
Dolayısıyla TFRS 17, muhasebe ile aktüerya disiplinlerinin daha yakın çalışmasını gerektiren bir yapıya sahiptir.
TFRS 17’de İskonto Neden Kullanılır?
Sigorta sözleşmelerinin önemli bir bölümü gelecekte gerçekleşecek nakit akışları içerir.
Bugün ödenecek 1 milyon TL ile birkaç yıl sonra ödenecek 1 milyon TL’nin ekonomik değeri aynı olmadığı için gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değere indirgenmesi gerekir.
Bu işlem genel olarak iskonto olarak ifade edilir.
TFRS 17 kapsamında gelecekteki nakit akışlarının zaman değerinin ve finansal risklerin dikkate alınması, sigorta sözleşmelerinin ölçümünün önemli parçalarından biridir.
Bu nedenle faiz oranları ve ekonomik varsayımlar TFRS 17 hesaplamalarında önemli hale gelir.
Risk Düzeltmesi Nedir?
TFRS 17’nin önemli kavramlarından biri de risk düzeltmesidir.
Sigorta şirketi, gelecekte gerçekleşecek nakit akışlarının tutarı veya zamanlaması konusunda belirsizlikle karşı karşıyadır.
Risk düzeltmesi, sigortacının finansal olmayan risk nedeniyle üstlendiği belirsizliği dikkate alan bir ölçüm unsurudur.
Basitçe ifade etmek gerekirse sigorta şirketi “gelecekteki ödemeler kesin olarak şu kadar olacak” varsayımıyla hareket etmek yerine, belirsizliğin finansal etkisini de hesaplamaya dahil eder.
Sözleşmesel Hizmet Marjı Nedir?
TFRS 17’nin en dikkat çekici kavramlarından biri Sözleşmesel Hizmet Marjı (Contractual Service Margin – CSM) kavramıdır.
CSM, sigorta sözleşmesi grubundan gelecekte elde edilmesi beklenen ve henüz kazanılmamış kârın temsil edilmesine yönelik önemli bir unsurdur.
Basitleştirirsek sigorta şirketinin bir sözleşmeden gelecekte kâr elde etmesi bekleniyorsa, bu kârın tamamının sözleşmenin başlangıcında hemen gelir olarak finansal tablolara yansıtılması yerine, sigorta hizmeti sunuldukça belirli bir sistematik şekilde finansal tablolara aktarılması yaklaşımı söz konusudur.
Bu yaklaşım, sigorta şirketlerinin kârlılığının dönemler arasında daha anlamlı şekilde izlenmesine yardımcı olmayı amaçlar.
TFRS 17 Sigorta Şirketlerini Nasıl Etkiliyor?
TFRS 17’nin sigorta şirketleri üzerinde yalnızca muhasebe departmanını ilgilendiren bir etkisi bulunmuyor.
Standardın uygulanması; aktüerya, finans, muhasebe, risk yönetimi, bilgi teknolojileri, veri yönetimi, iç kontrol ve üst yönetim gibi birçok birimin birlikte çalışmasını gerektiriyor.
Şirketlerin sigorta sözleşmelerine ilişkin verileri daha ayrıntılı şekilde toplaması, sınıflandırması ve analiz etmesi gerekiyor.
Bunun sonucunda TFRS 17, sigorta şirketlerinin veri altyapısı ve raporlama sistemleri üzerinde de önemli bir dönüşüm oluşturdu.
TFRS 17 ile TFRS 9 Arasındaki İlişki Nedir?
TFRS 17, sigorta sözleşmelerinin muhasebeleştirilmesiyle ilgilenirken TFRS 9 Finansal Araçlar standardı finansal araçların muhasebeleştirilmesi, ölçümü ve sunumuyla ilgilidir.
Sigorta şirketlerinin önemli miktarda finansal varlık taşıması nedeniyle iki standardın uygulaması arasında önemli bağlantılar bulunur.
Bu nedenle sigorta şirketlerinde TFRS 17 geçişi yalnızca sigorta sözleşmelerinin muhasebesinin değiştirilmesi olarak görülmemeli; finansal varlıkların raporlanmasıyla birlikte değerlendirilmelidir.
TFRS 17 ile Eski Sigorta Muhasebesi Arasındaki Fark Nedir?
TFRS 17’nin getirdiği temel değişikliklerden biri, sigorta sözleşmelerinin ölçüm ve sunumunda daha bütüncül bir yaklaşım benimsenmesidir.
Yeni sistemde gelecekteki nakit akışları, zaman değeri, finansal riskler, finansal olmayan risklere ilişkin risk düzeltmesi ve sözleşmesel hizmet marjı gibi unsurlar daha merkezi bir konuma geliyor.
Bunun sonucunda sigorta şirketlerinin finansal tabloları, sigorta sözleşmelerinin ekonomik gerçekliğini daha ayrıntılı şekilde yansıtmayı hedefliyor.
Bu değişiklik aynı zamanda şirketlerin finansal sonuçlarının önceki dönemlerle karşılaştırılmasında da yeni analiz yöntemlerinin kullanılmasını gerektiriyor.
TFRS 17 Sigortalıları Doğrudan Etkiler mi?
TFRS 17 öncelikle finansal raporlama standardıdır.
Bu nedenle bir tüketicinin trafik sigortası, kasko, konut veya sağlık sigortası poliçesinin teminatlarını doğrudan değiştiren bir sigorta ürünü değildir.
Örneğin TFRS 17’nin yürürlüğe girmesi, bir kasko poliçesinin teminat kapsamının otomatik olarak genişlediği veya trafik sigortası limitlerinin değiştiği anlamına gelmez.
Bununla birlikte TFRS 17’nin sigorta şirketlerinin finansal raporlamasını daha şeffaf hale getirmesi, sektörün finansal yapısının ve performansının daha sağlıklı analiz edilmesine katkı sağlayabilir.
TFRS 17 Sigorta Şirketlerinin Primlerini Artırır mı?
TFRS 17’nin doğrudan “sigorta primlerini artıran” bir düzenleme olarak değerlendirilmesi doğru değildir.
Sigorta primleri; risk maliyeti, hasar frekansı ve şiddeti, enflasyon, yedek parça ve sağlık giderleri, reasürans maliyetleri, şirketin fiyatlama politikası ve düzenleyici çerçeve gibi çok sayıda faktörden etkilenir.
TFRS 17 ise esas olarak sigorta sözleşmelerinin finansal tablolarda nasıl ölçüleceğini, sunulacağını ve açıklanacağını düzenleyen bir standarttır.
Dolayısıyla TFRS 17 ile kasko veya trafik sigortası primleri arasında doğrudan “standart geldi, prim arttı” şeklinde bir ilişki kurmak doğru olmaz.
TFRS 17 Neden Sigorta Sektörü İçin Önemli?
Sigortacılık, gelecekte gerçekleşebilecek riskler üzerine kurulu bir sektör.
Bir sigorta şirketi bugün poliçe satarak prim elde ediyor ancak poliçenin ekonomik sonucu gelecekte ortaya çıkıyor.
Bu nedenle sigorta şirketlerinin gerçek finansal performansını ölçmek diğer birçok sektöre göre daha karmaşık.
TFRS 17 tam olarak bu noktada önem kazanıyor.
Standardın amacı, sigorta sözleşmelerinin finansal etkilerini daha tutarlı ve şeffaf şekilde raporlamak ve finansal tablo kullanıcılarının şirketlerin finansal durumunu, performansını ve nakit akışlarını daha sağlıklı değerlendirebilmesine yardımcı olmak.
TFRS 17’de Grup Bazlı Yaklaşım
TFRS 17’nin önemli özelliklerinden biri de sigorta sözleşmelerinin belirli gruplar halinde değerlendirilmesidir.
Sözleşmeler; benzer risk özellikleri, kârlılık durumu ve belirli dönemsel kriterler dikkate alınarak gruplandırılabilir.
Bu yaklaşım, şirketlerin farklı nitelikteki sigorta portföylerini birbirinden ayırarak daha anlamlı finansal sonuçlar üretmesine yardımcı olur.
Örneğin kârlı sözleşmeler ile zarar ettirmesi beklenen sözleşmelerin aynı havuzda değerlendirilmesi yerine, farklı ekonomik özelliklere sahip sözleşmelerin ayrıştırılması önem kazanır.
TFRS 17 ve Aktüerlerin Rolü
TFRS 17 ile birlikte aktüerlerin finansal raporlama sürecindeki rolü daha da önemli hale geldi.
Aktüerler; gelecekteki hasar ve tazminat ödemelerinin tahmin edilmesi, varsayımların oluşturulması, risklerin ölçülmesi ve sigorta yükümlülüklerinin hesaplanması gibi süreçlerde kritik görev üstleniyor.
SEDDK’nın 2026 yılında TFRS 17 kapsamında sertifikasyon sürecine ilişkin ayrıca düzenleme yapması da standardın sigortacılık tekniği ve finans alanındaki uzmanlık gereksinimini ortaya koyuyor.
2026/2 sayılı Genelge kapsamında şirketlerde finans ve sigortacılık tekniği alanlarında TFRS 17 sertifikasyonuna ilişkin belirli personel gereklilikleri de düzenlenmiş durumda.
TFRS 17 Sertifikası Nedir?
TFRS 17’nin teknik yapısı nedeniyle standardın uygulanması konusunda uzmanlaşmış personel ihtiyacı ortaya çıktı.
SEDDK tarafından 22 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan 2026/2 sayılı Genelge ile TFRS 17 kapsamında sertifikasyon sürecine ilişkin esaslar belirlendi.
Genelgenin amacı, TFRS 17 ile ilgili sigortacılık tekniği ve finans alanında çalışan kişilerin bilgi, beceri ve yetkinliklerinin belirlenmesi ve belgelendirilmesi olarak açıklandı.
Belirli büyüklükteki şirketler açısından finans ve sigortacılık tekniği alanlarında sertifikalı personel bulundurma yükümlülükleri de düzenlemede yer alıyor.
Bu nedenle TFRS 17 artık yalnızca muhasebe departmanlarının değil, sigorta sektöründeki finans ve aktüerya profesyonellerinin de yakından takip etmesi gereken bir uzmanlık alanı haline geldi.
TFRS 17’nin Sigorta Sektörüne Sağlayacağı Faydalar
TFRS 17’nin uzun vadede en önemli katkılarından biri finansal tabloların karşılaştırılabilirliğinin artırılmasıdır.
Farklı sigorta şirketlerinin performansını değerlendirirken yalnızca prim üretimine bakmak yerine sigorta hizmetinin ekonomik sonuçlarını daha kapsamlı biçimde analiz etmek mümkün hale geliyor.
Ayrıca şirketlerin hangi ürün gruplarında kârlılık elde ettiği, hangi portföylerin risk oluşturduğu ve gelecekteki yükümlülüklerin finansal sonuçları nasıl etkilediği konusunda daha ayrıntılı analiz yapılabilmesi hedefleniyor.
Bu durum yatırımcılar, düzenleyici kurumlar, şirket yöneticileri ve finansal analistler açısından önemli bir avantaj sağlayabilir.
TFRS 17’nin Zorlukları Nelerdir?
TFRS 17’nin uygulanması sigorta şirketleri açısından ciddi bir dönüşüm süreci gerektirdi.
Özellikle geçmiş verilerin hazırlanması, aktüeryal modellerin oluşturulması, bilgi teknolojileri altyapısının geliştirilmesi, muhasebe sistemlerinin değiştirilmesi ve farklı departmanlar arasında veri akışının sağlanması önemli çalışma alanları oldu.
Bunun yanında TFRS 17’nin teknik terminolojisi ve hesaplama yöntemleri, standart konusunda uzmanlaşmış insan kaynağı ihtiyacını artırdı.
SEDDK’nın 2026 yılında TFRS 17 sertifikasyon sürecine ilişkin özel bir düzenleme yayımlaması da bu ihtiyacın önemini gösteriyor.
TFRS 17 ile Daha Şeffaf Bir Sigorta Sektörü
TFRS 17’nin temelinde aslında oldukça basit bir hedef bulunuyor: Sigorta şirketlerinin finansal durumunu ve sigorta sözleşmelerinin ekonomik etkisini daha doğru göstermek.
Sigorta şirketlerinin bugün sattıkları poliçelerden gelecekte hangi yükümlülükleri üstlendiğini ve bu sözleşmelerin şirketin kârlılığına nasıl katkı sağladığını daha sistematik biçimde ortaya koymak, sektörün finansal yapısının anlaşılmasını kolaylaştırıyor.
Türkiye’de 1 Ocak 2025 itibarıyla uygulamaya geçen TFRS 17, 2026 yılında da SEDDK’nın raporlama ve sertifikasyon düzenlemeleriyle birlikte sektörün önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.
Sonuç: TFRS 17 Neden Önemli?
TFRS 17 Sigorta Sözleşmeleri Standardı, sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmelerinden doğan hak ve yükümlülüklerini finansal tablolara daha kapsamlı, şeffaf ve karşılaştırılabilir bir şekilde yansıtmasını amaçlayan önemli bir finansal raporlama standardıdır.
Standardın getirdiği yaklaşım; gelecekteki nakit akışlarının tahmini, iskonto, risk düzeltmesi, sözleşmesel hizmet marjı ve sigorta hizmet sonucunun ölçülmesi gibi birçok teknik unsuru bir araya getiriyor.
Türkiye açısından bakıldığında TFRS 17’nin 1 Ocak 2025 itibarıyla sektör genelinde uygulanmaya başlaması, sigorta şirketlerinin finansal raporlama süreçlerinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu. SEDDK’nın 2026 yılına ilişkin raporlama düzenlemeleri ve TFRS 17 sertifikasyon süreci ise bu dönüşümün devam ettiğini gösteriyor.
Kısacası TFRS 17, sigorta şirketlerinin sadece ne kadar prim topladığını değil, bu primler karşılığında üstlendikleri risklerin ve sundukları sigorta hizmetinin şirketin finansal sonuçlarına nasıl yansıdığını daha doğru şekilde ortaya koymayı hedefleyen bir standarttır.
TFRS 17 Hakkında Sık Sorulan Sorular
TFRS 17 nedir?
TFRS 17, sigorta sözleşmelerinin finansal tablolara alınması, ölçümü, sunumu ve açıklanmasına ilişkin esasları belirleyen Türkiye Finansal Raporlama Standardıdır.
TFRS 17 ne zaman uygulanmaya başladı?
Türkiye’de sigorta sektöründe TFRS 17’nin uygulanmasına 1 Ocak 2025 tarihinde başlandı.
TFRS 17 hangi şirketleri kapsar?
Başta sigorta şirketleri olmak üzere, standardın kapsamına giren reasürans ve emeklilik şirketlerini de ilgilendirir. SEDDK’nın 2026 yılı raporlama düzenlemesi sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin TFRS 17 kapsamındaki finansal tablolarını düzenlemektedir.
TFRS 17 sigorta primlerini artırır mı?
TFRS 17 doğrudan sigorta primlerini belirleyen bir tarife düzenlemesi değildir. Standardın temel amacı sigorta sözleşmelerinin finansal raporlamasını düzenlemektir.
TFRS 17 sigortalıları doğrudan etkiler mi?
TFRS 17 esas olarak finansal raporlama standardıdır. Bu nedenle bir sigorta poliçesinin teminatlarını veya primini doğrudan değiştiren bir düzenleme değildir.
CSM nedir?
CSM, Sözleşmesel Hizmet Marjı’nın kısaltmasıdır. Sigorta sözleşmelerinden gelecekte elde edilmesi beklenen ve henüz kazanılmamış kârın finansal raporlamada izlenmesinde kullanılan önemli bir TFRS 17 unsurudur.
TFRS 17’de risk düzeltmesi nedir?
Risk düzeltmesi, sigortacının finansal olmayan risklerden kaynaklanan belirsizliği üstlenmesi karşılığında ihtiyaç duyduğu tutarın ölçümünde kullanılan bir unsurdur.
TFRS 17 neden önemlidir?
TFRS 17, sigorta şirketlerinin finansal performansının ve sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan yükümlülüklerinin daha şeffaf ve karşılaştırılabilir biçimde raporlanmasını amaçladığı için önemlidir.
TFRS 17 sertifikası neden önem kazandı?
Standardın teknik yapısı nedeniyle finans ve sigortacılık tekniği alanlarında uzmanlaşmış personel ihtiyacı arttı. SEDDK, 2026/2 sayılı Genelge ile TFRS 17 kapsamında sertifikasyon sürecini düzenledi.









