T-Rupt Modelleme ve Veri Analitiği Grup Müdürü Prof. Dr. Sinan Akkar, olası Marmara depremi üzerine önemli senaryoları ve DASK ile konut paket poliçelerine yönelik özel çalışmalarını kamuoyuyla paylaştı. Akkar’ın açıklamalarına göre, İstanbul’da DASK’ın aldığı prim 134 milyon TL iken, ihtiyari sigortaların aldığı prim 259 milyon lira seviyesinde. Ancak hasar ödeme oranlarına bakıldığında, DASK’ın teminatının yüzde 12 ila 18’i arasında hasar ödemesi yapması beklenirken, ihtiyari sigortaların yüzde 5 ila 9 arasında bir ödeme gerçekleştireceği vurgulanıyor. Bu durum, DASK’ın daha az prim almasına rağmen daha yüksek hasar ödeme potansiyeli taşıdığını ortaya koyuyor.
Prof. Dr. Akkar, önümüzdeki 50 yıl içinde büyük bir Marmara depreminin yüzde 25-30 ihtimalle gerçekleşme olasılığının bulunduğuna dikkat çekerek, bu duruma şimdiden önlem alınması gerektiğini belirtiyor.
Marmara Depremi Senaryoları ve DASK’ın Finansal Zorluğu
Marmara Denizi’nde 7 ve üzeri büyüklükteki olası depremler için dört farklı senaryo üzerinde çalıştıklarını ifade eden Akkar, bu senaryolarda bir veya iki segmentin kırılma ihtimallerini değerlendirdiklerini söyledi. Bu depremlerin, hem sigorta şirketlerini hem de DASK’ı ciddi şekilde zorlayacağını ve büyük kümül hasarlarına yol açacağını kaydetti. İlk iki senaryonun önümüzdeki 50 yılda gerçekleşme ihtimalinin yüzde 25-30 arasında olduğunu belirten Akkar, regülatörlerin, düzenleyici iradenin ve sigorta şirketlerinin bu modelleme çalışmaları kapsamında kendi pozisyonlarını alması ve hazırlık yapması gerektiğini vurguladı.
DASK poliçelerinin yüzde 60’ının Marmara kaynaklı olduğunu ve bölgede 2,75 trilyon TL’lik DASK teminatı bulunduğunu aktaran Akkar, toplam teminatın yarısından fazlasının Marmara’da olduğunu belirtti. T-Rupt olarak yaptıkları özel bir çalışmada, özellikle 1980 sonrası yapılmış 4 ve 8 katlı orta katlı binaları ele aldıklarını ve bu tip yapılardan İstanbul için DASK’ın 61 milyar TL, ihtiyari sigortaların ise 127 milyar TL teminatı olduğunu ortaya koyduklarını ekledi.
Prim ve Hasar Ödemelerinde Gözle Görülür Tutarsızlıklar
Sinan Akkar, DASK’ın aldığı primin 134 milyon TL, ihtiyari sigortaların ise 259 milyon TL olmasına rağmen, DASK’ın çok daha yüksek hasar ödeme potansiyeli taşıdığını dile getirdi. Bu tutarsızlığın ana nedeninin, deprem durumunda ilk olarak DASK’ın devreye girmesi ve belirlenen teminat limitine kadar olan hasarı ödemesi olduğunu açıkladı. İhtiyari sigortaların ise, DASK’ın ödeme limitini aşan ve genellikle daha büyük ölçekli hasarlarda tamamlayıcı rol üstlendiğini belirtti.
Örneğin, 2 milyon 750 bin TL sigorta bedelli bir evde, 1 milyon TL DASK teminatı ve 1 milyon 750 bin TL paket poliçe teminatı olması durumunda: Eğer 750 bin TL’lik yapısal hasar oluşursa, bu hasarın tamamını DASK karşılar. Eğer hasar 1.2 milyon TL ise, DASK 1 milyon TL öder, kalan 250 bin TL’yi paket konut poliçesi karşılar. Evin tamamen yıkılması durumunda ise, DASK 1 milyon TL, isteğe bağlı sigorta ise 1 milyon 750 bin TL ödeme yapar. Bu örnekler, isteğe bağlı sigortanın DASK’tan daha yüksek ödeyebilmesi için binanın ağır hasar görmesi veya yıkılması gerektiğini gösteriyor. Kahramanmaraş depremlerinde de benzer bir tablo gözlemlenmiş, konut poliçeleri büyük hasarlarda devreye girmişti. DASK’ın Kahramanmaraş depreminde 40 milyar TL hasar ödediği düşünüldüğünde, Marmara depreminin potansiyel hasarının kat ve kat üstünde olabileceği öngörülüyor.
Prof. Akkar, DASK primlerinde acil bir revizyona ihtiyaç duyulduğunu ve illere özel, optimum prim esasları oluşturulması gerektiğini vurguladı. Marmara depremi gerçeğinin göz ardı edilemeyeceğini ve bu konuda proaktif adımlar atılması gerektiğini sözlerine ekledi.










