SAZ 2026 Acenteler Zirvesi’nin açılışında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sigorta sektörünün geleceğine dair stratejik mesajlar verdi. 2026 yılını, 2030 hedefleri için kritik bir “hazırlık ve yatırım evresi” olarak tanımlayan Ölken, sektörün enflasyonist dönemdeki geçici finansal gelirlerin yarattığı rehavet sendromundan arınarak, derhal temel prensiplerine dönmesi gerektiğini vurguladı.
Ölken, son yıllarda gözlemlenen prim üretimi, bilanço büyüklüğü ve komisyon hacimlerindeki artışın yanıltıcı olmaması gerektiğinin altını çizdi. Gerçek büyümenin, müşteri başına düşen poliçe adedi ve genel sigortalılık oranları gibi somut performans metrikleriyle ölçülmesi gerektiğini ifade eden CEO, sektör aktörlerinin bu dönemdeki kazanımlarını “yatırım için yeterli baz” olarak değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Konuşmasında, tasarrufların etkin bir şekilde kanalize edilmesi halinde, 2026 yılının tüm dağıtım kanalları – acenteler, brokerlar ve dijital platformlar dahil olmak üzere – için kapsamlı bir yatırım dönemi olması gerektiğini dile getirdi. Bu yatırımın temelini, “müşteriyi yeniden anlama” felsefesinin oluşturduğunu kaydetti.
Sektördeki yoğun fiyat rekabetinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını belirten Ölken, rekabetin parametrelerinin değiştiğine dikkat çekti. Sezonluk indirim ve kampanyaların sigortacılık etiği ve temel mantığıyla örtüşmediğini ifade ederek, yeni dönem stratejilerini üç ana başlıkta topladı:
* **Müşteriyi ve Riski Derinlemesine Anlama:** Değişen yaşam biçimlerine uyum sağlayarak, lüks ürünler yerine temel ihtiyaçlara yönelik, katma değerli sigorta çözümlerine odaklanılması.
* **Empati Güvencesi:** İnsanı merkeze alan, müşteri beklentilerini ve hayallerini idrak eden sigorta kurumlarının gelecekte rekabet avantajı elde edeceğini vurguladı.
* **Yapay Zeka ve Büyük Veri Analitiği:** Eldeki devasa müşteri veri setlerinin yapay zeka algoritmalarıyla işlenerek, geleceğe yönelik risk tahminlerini ve müşteri davranışlarını öngörme kapasitesinin, şirketleri sektörde öncü konuma taşıyacağını ifade etti.
Ölken, özellikle 2025 yılında hiperenflasyonun etkisiyle oluşan finansal gelirlere dayalı bir rahatlamanın yaşandığını açıkça kabul etti. Ancak, teknik uzmanlığın ve aktüeryal risk bilgisinin arka plana atılmaması gerektiğini şiddetle hatırlattı. “Finansal getirilerle desteklenmiş, oradan teknik tarafa aktarılarak oluşturulan tarife modelleri artık sürdürülebilir değildir. Piyasa benchmark’larına dayalı tarife oluşturma dönemi sona ermiştir. Her şirketin kendi maliyet yapısını etkin bir şekilde yöneterek öz sermayesine dönmesi gerekmektedir” ifadeleriyle uyarıda bulundu.
Globalde 51 ülkede faaliyet gösteren bir yapının Türkiye yöneticisi olarak, Türk sigorta sektörünün büyüme dinamiklerinin ve adaptasyon yeteneğinin uluslararası arenada takdirle izlendiğini aktardı. Yaklaşık 20.000 profesyonelden oluşan acente ve dağıtım kanalı ağının muazzam bir bilgi birikimine ve potansiyele sahip olduğunu belirten Ölken, “Aracılarımız Avrupa pazarında konumlandığında, pazar liderliğini zorlayacak bir etki yaratacaktır. Geçmişin olumsuzlukları geride kaldı; şimdi elimizdeki bu büyük potansiyeli ve önümüzdeki fırsatları cesaretle yönetme vaktidir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.









