Corpus Sigorta Teknik Genel Müdür Yardımcısı Serdar Karayel, Türkiye’de sigorta primlerinin dünya ortalamasının oldukça altında kaldığını belirterek, sigortanın bir maliyet değil finansal güvence olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Karayel’e göre 4 milyon lira değerindeki bir konutun DASK ve konut sigortası için ödenecek yıllık prim yaklaşık 10-12 bin lira seviyesinde bulunuyor.
Sigorta sektörünün büyümesine rağmen Türkiye’de sigortalılık oranlarının halen istenilen seviyeye ulaşamadığını belirten Corpus Sigorta Teknik Genel Müdür Yardımcısı Serdar Karayel, özellikle konut sigortalarında önemli bir koruma açığı bulunduğuna dikkat çekti.
Sigorta Sayfası programında değerlendirmelerde bulunan Karayel, yaklaşık 100 metrekare büyüklüğünde ve içindeki eşyalarla birlikte 4 milyon lira değerinde olan bir konut için DASK ve konut sigortası primlerinin toplamda yıllık 10 ila 12 bin lira arasında değiştiğini ifade etti.
“Dünyada Bu Primler En Az 3 Kat Daha Yüksek”
Karayel, aylık yaklaşık bin lira seviyesine denk gelen sigorta maliyetinin birçok kişi tarafından yüksek bulunduğunu ancak uluslararası ölçekte değerlendirildiğinde oldukça düşük kaldığını söyledi.
Konutun toplam değeriyle kıyaslandığında sigorta maliyetinin binde 3 seviyesinde olduğuna dikkat çeken Karayel, sigortanın bir gider kalemi değil, olası büyük kayıplara karşı ekonomik koruma sağlayan bir güvence olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Özellikle deprem, yangın, su baskını ve diğer doğal afet risklerinin yüksek olduğu Türkiye’de konut sigortasının öneminin her geçen gün arttığını belirten sektör temsilcileri, düşük primlere rağmen sigortalılık oranlarının halen yeterli seviyeye ulaşamadığını ifade ediyor.
Sigorta Sektörü Ekonomiye 3,3 Trilyon Liralık Güvence Sağladı
Karayel, sigorta sektörünün 2026 yılının ilk çeyreğinde ekonomiye sağladığı katkıya ilişkin de önemli veriler paylaştı.
Buna göre sektör, yaklaşık 1,3 katrilyon liralık varlığı güvence altına alırken, ekonomik sistem içerisinde 3,3 trilyon liralık koruma kapasitesi oluşturdu.
Sigortacılık sektörünün uzun yıllar boyunca yaklaşık 10 milyar dolar seviyesinde prim üretiminde sıkıştığını hatırlatan Karayel, son iki yılda önemli bir büyüme ivmesi yakalandığını belirtti.
2025 yılında sektörün toplam prim üretiminin 1,2 trilyon liraya ulaştığını ifade eden Karayel, bunun yaklaşık 30 milyar dolarlık bir büyüklüğe karşılık geldiğini söyledi.
Koruma Açığı Devam Ediyor
Sektörün büyümesine rağmen Türkiye’de sigorta penetrasyonunun halen düşük seviyelerde bulunduğuna dikkat çeken Karayel, özellikle kasko ve konut sigortalarında önemli eksiklikler olduğunu belirtti.
Zorunlu trafik sigortasının yasal zorunluluk olmasına rağmen sigortasız araç oranının yüksek seyrettiğini, kasko sigortasında ise sigortalılık oranının yaklaşık yüzde 33 seviyelerinde kaldığını ifade eden Karayel, vatandaşların önemli bir bölümünün risklere karşı yeterli korumaya sahip olmadığını söyledi.
Kahramanmaraş Depremleri Örneği
Karayel, sigorta bilincinin önemini açıklarken 6 Şubat depremlerini örnek gösterdi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde toplam ekonomik kaybın yaklaşık 110 milyar dolar seviyesinde hesaplandığını belirten Karayel, bunun yalnızca 5,5 milyar dolarlık bölümünün sigorta sistemi tarafından karşılanabildiğini ifade etti.
Sigortalılık oranlarının gelişmiş ülkelerdeki seviyelerde olması halinde, oluşan hasarın yaklaşık 50 milyar dolarlık kısmının küresel reasürans ve sigorta sistemi tarafından karşılanabileceğini vurgulayan Karayel, böylece kamu kaynakları üzerindeki yükün önemli ölçüde azalacağını söyledi.
Sigorta Bilincinin Artırılması Gerekiyor
Uzmanlara göre Türkiye’de sigorta sektörünün önündeki en önemli başlıklardan biri, vatandaşların sigortayı yalnızca zorunlu bir ürün olarak değil, finansal güvenlik aracı olarak görmesini sağlamak.
Özellikle deprem kuşağında yer alan Türkiye’de konut sigortası, DASK, kasko ve tamamlayıcı sağlık sigortası gibi ürünlerin yaygınlaşması, hem bireysel hem de ekonomik risklerin yönetilmesi açısından kritik önem taşıyor.








