Bir zamanlar özgürlüğün sembolü olarak görülen otomobiller, artık gelişmiş sensörler, internet bağlantıları ve yapay zekâ destekli sistemlerle çalışan dev veri merkezlerine dönüşüyor. Modern araçlar yalnızca sürüş deneyimini geliştirmekle kalmıyor; sürücünün günlük alışkanlıklarından sağlık durumuna kadar çok sayıda kişisel veriyi de kayıt altına alıyor. Uzmanlara göre önümüzdeki yıllarda bu sistemlerin kapsamı daha da genişleyecek.
Brookings Institute Teknoloji İnovasyonu Merkezi kıdemli araştırmacılarından Darrell West, modern araçların topladığı veri miktarının kullanıcıların tahmin ettiğinden çok daha fazla olduğunu belirterek, bu sistemlerin insanların günlük yaşamını neredeyse dakika dakika yeniden oluşturabilecek seviyede veri ürettiğini ifade ediyor.
Sigorta şirketleri sürüş verilerini kullanıyor
Toplanan sürüş verilerinin en önemli kullanım alanlarından biri sigorta sektörü olarak öne çıkıyor. Özellikle telematik sistemler üzerinden elde edilen bilgiler, sürücülerin risk profillerinin belirlenmesinde kullanılıyor. Bu durum bazı kullanıcıların daha yüksek sigorta primleriyle karşılaşmasına neden olabiliyor.
BBC’nin haberinde yer verilen örneklerden birinde, General Motors’un sürüş verilerini LexisNexis isimli veri şirketine aktardığı iddia edildi. Habere göre bir sürücünün altı aylık tüm seyahat geçmişi yaklaşık 130 sayfalık ayrıntılı bir rapora dönüştürüldü. Sürücü daha sonra sigorta priminin yüzde 21 arttığını ve bu artışta söz konusu verilerin etkili olduğunu öğrendi.
ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun müdahalesi sonrasında General Motors’un araç verilerini beş yıl boyunca satması yasaklandı. Ancak belirli şartların yerine getirilmesi halinde şirketin ilerleyen dönemde yeniden veri paylaşımına başlayabileceği belirtiliyor.
“Otomobiller en kötü gizlilik ürünleri”
Mozilla tarafından 2023 yılında yapılan araştırmada 25 farklı otomobil markasının gizlilik politikaları incelendi. Araştırma sonucunda hiçbir markanın Mozilla’nın güvenlik ve gizlilik standartlarını karşılayamadığı açıklandı. Kuruluş, otomobilleri “şimdiye kadar incelenen en kötü ürün kategorisi” olarak tanımladı.
Uzmanlara göre yeni düzenlemelerle birlikte sürücü takip sistemleri daha da yaygınlaşacak. Özellikle ABD’de planlanan yeni güvenlik uygulamalarında kızılötesi kameralar ve biyometrik sistemlerle sürücünün yorgun, alkollü veya araç kullanmaya uygun olup olmadığının tespit edilmesi hedefleniyor.
Ancak uzmanlar, bu sistemlerin çok daha büyük gizlilik sorunlarını beraberinde getirebileceği görüşünde. Çünkü biyometrik ve davranışsal verilerin nasıl saklanacağı, kimlerle paylaşılacağı ve ne kadar süre tutulacağı konusunda net sınırlar bulunmuyor.
İnternete bağlı araçların sayısı hızla artıyor
Danışmanlık şirketi McKinsey’in verilerine göre 2021 yılında trafikteki araçların yaklaşık yüzde 50’si internet bağlantısına sahipti. Şirket, bu oranın 2030 yılına kadar yüzde 95 seviyesine ulaşacağını öngörüyor.
Uzmanlar, kullanıcıların büyük bölümünün araçlarının ne kadar veri topladığının farkında olmadığını belirtiyor. Çünkü sürücülerin çoğu, araç kurulumu sırasında karşılarına çıkan uzun gizlilik sözleşmelerini okumadan kabul ediyor.
Bununla birlikte Avrupa Birliği, İngiltere ve bazı ABD eyaletlerinde kullanıcılar şirketlerin topladığı verilerin kopyasını talep edebiliyor, verilerin silinmesini isteyebiliyor ve veri satışını engelleyebiliyor. Bazı araçlarda ise bilgi-eğlence sistemleri üzerinden veri paylaşımını sınırlandıran gizlilik ayarları bulunuyor. Ancak uzmanlara göre mevcut sistemdeki temel gizlilik tartışmaları şimdilik çözülebilmiş değil.






