Mapfre Sigorta’nın 2026 vizyonu ve yeni marka kimliğinin tanıtıldığı basın toplantısında şirketin Genel Müdürü Erdinç Yurtseven, sigorta sektörüne dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yurtseven, sektörün genel algısının aksine sigortacılığın yüksek kâr elde edilen bir iş olmadığını vurgulayarak, “*Sigorta sektörünün bir oranı var, bileşik rasyo dediğimiz oran. Oraya baktığımızda sigorta sektörünün *yüzde 110 civarından rasyoya sahip olduğunu görüyoruz. Yüzde 110 demek, 100 lira alıp 10 lira zarar etmemiz demek” dedi ve sektörde teknik performansın olumsuz tablo sergilediğini söyledi.
Yurtseven’in ifadesiyle teknik raporlama boyutunda özellikle zorunlu trafik branşının yüksek zararlar yarattığına dikkat çekildi; “Bırakın bileşik rasyosunu kendi hasar/prim oranı bile yüzde 140’lar civarında. Zaten oradan para kazanmayı da beklemiyoruz” diye konuştu. Bu açıklama, teknik tarafta zarar eden ancak sektörün toplam sonuçlarında farklı bir görünüm ortaya koyan dinamiklerin anlaşılmasını sağlıyor.
Yurtseven, sektördeki bu görünümü açıklarken, sigorta şirketlerinin mali (yatırım) gelirlerinin bu zararı telafi ederek kârlılık getirdiğini kaydetti: “Teknikten kaybeden; aslında kendi işini çok iyi yapmayan veya yapmak istemeyen, rekabet şartlarını farklı algılayan ama maliden para kazanan bir sektörüz” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, sigorta sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin gelir kaynağının yalnızca risk teminatından değil, aynı zamanda finansal yönetim ve yatırım performansından da beslendiğine işaret ediyor.
Açıklamalarında ayrıca son dönemde yüksek faiz ortamının sektöre yatırım gelirleri açısından katkı sağladığını belirten Yurtseven, sektörün özsermaye kârlılığının enflasyonun üzerine çıktığını söyledi ve bu durumun kısa vadede kârlılık görünümü oluşturduğunu aktardı. Ancak faizlerin düşeceği, genel giderlerin artacağı beklentisiyle daha dengeli ve teknik fiyatlama ile yönetim şekillerinin 2026’da önem kazanacağını ifade etti. Bu değerlendirmeler, sektörün hem mali stratejiler hem de sigortacılık tekniği açısından önümüzdeki dönemde uyum süreçlerini kritik gördüğünü ortaya koyuyor.









