Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Ersener San, hayat sigortalarının sağladığı vergi avantajına dikkat çekerek, ödenen primlerin belirli şartlar ve limitler dahilinde gelir vergisi matrahından indirilebildiğini belirtti.
Hayat sigortası primlerinin sağlık sigortalarıyla birlikte mevzuatta belirlenen sınırlar çerçevesinde gelir vergisi matrahından düşülebildiğini ifade eden San, bu uygulamanın sigortalının bulunduğu vergi dilimine göre önemli bir avantaj sunduğunu söyledi.
Gelir vergisi oranlarının yüzde 15’ten başlayarak yüzde 40’a kadar çıkabildiğini hatırlatan San, yıllık brüt asgari ücret tutarı olan yaklaşık 400 bin liraya kadar hayat sigortalarında vergi istisnası uygulanabildiğini belirtti. San, yüzde 40’lık vergi diliminde bulunan bir kişinin ödediği hayat sigortası priminin yüzde 40’ını vergi matrahından indirebildiğini ifade etti.
San, hayat sigortalarının yalnızca bir gider kalemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, ürünlerin vefat, maluliyet ve kritik hastalık gibi risklere karşı sigortalıyı ve yakınlarını finansal güvence altına aldığını söyledi.
Kredi hayat sigortalarının da önemli bir koruma sağladığını belirten San, kredi borcu bulunan kişilerin beklenmeyen bir durumla karşılaşması halinde sigorta teminatının devreye girerek borcun karşılanmasına yardımcı olduğunu ifade etti. Böylece sigortalının varlıklarının yakınlarına borç yüküyle kalmasının önüne geçilebildiğini kaydetti.
İhtiyari hayat sigortalarının krediye bağlı olmadan kişilerin tercih ettiği ferdi hayat sigortaları ile şirketlerin çalışanları için yaptırdığı grup hayat sigortalarından oluştuğunu aktaran San, yıllık hayat, birikimli hayat ve karma hayat sigortalarının bu kapsamda değerlendirildiğini belirtti.
Birikimli hayat sigortaları ve karma sigorta ürünlerine yönelik ilginin arttığını ifade eden San, kişilerin bir yandan risklere karşı güvence sağlamak, diğer yandan tasarruf oluşturmak istediğini söyledi. Riskin belirlenen süre içinde gerçekleşmemesi halinde karma ürünlerde birikimlerin getirileriyle birlikte geri alınabildiğini belirten San, bu ürünlerin toplam hayat sigortaları içindeki payının yüzde 30 seviyesine kadar ulaştığını aktardı.
Hayat sigortası tercihinde ihtiyaçların doğru belirlenmesinin önemine dikkat çeken San, sigorta başlangıcında verilen beyanların eksiksiz ve doğru yapılması gerektiğini vurguladı. Doğru beyanın, ilerleyen süreçlerde oluşabilecek risklerde tazminat sürecinin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik olduğunu belirten San, prim ödemelerinin de kişilerin bütçesine uygun ve sürdürülebilir olması gerektiğini ifade etti.
Hayat sigortası primlerinin aylık, 3 aylık veya yıllık olarak ödenebildiğini belirten San, kısa süreli ödeme aksaklıklarında poliçenin askıya alınabildiğini ve yeniden ödeme yapılması halinde sigortanın devam ettiğini söyledi.
Kredili hayat sigortalarının ölüm, maluliyet ve poliçede tercih edilmesi halinde işsizlik risklerine karşı teminat sağladığını belirten San, birikimli hayat sigortalarında ise vefat durumunda poliçede belirtilen hak sahibine ödeme yapıldığını, hak sahibi belirlenmemişse hakların yasal varislere geçtiğini ifade etti.
Türkiye Hayat Emeklilik’in hayat sigortalarında sektör lideri olduğunu belirten Ersener San, birikimli ve karma sigorta ürünlerinin yanı sıra prim iadeli hayat sigortalarına da yoğun ilgi olduğunu söyledi. San, Mayıs ortasında başlatılan “Bir Ay Bizden Kampanyası” kapsamında prim iadeli hayat sigortası alan müşterilerin ilk yıl için yıllık prim ödemelerinin 12 taksitinden birinin karşılandığını ve kampanyanın 30 Haziran’a kadar süreceğini aktardı.









