Türkiye’deki araç parkının yaş ortalaması yükselirken, kasko sektörü bu değişime yeni nesil ürünlerle yanıt veriyor. Fatih Gören, özellikle 10 yaş ve üzeri araç sahipleri için geliştirilen ekonomik paketlerin, kaskoluluk oranını artıracak büyük bir potansiyel taşıdığını vurguladı.
Fatih Gören, sigorta sektörünün kasko branşındaki daralmayı aşmak ve tabana yayılmak için “yaşlı araç” segmentine odaklandığını belirtti. Türkiye’deki araçların önemli bir kısmının kaskosuz olduğunu hatırlatan Gören, 10 yaş üstü araçlar için sunulan çözümlerin hem maliyet hem de güvence açısından benzersiz bir dönem sunduğunu ifade etti.
Yaşlı Araç Parkındaki Kaskosuzluk Riski
Sektörel veriler, araç yaşı ilerledikçe kasko yaptırma eğiliminin hızla düştüğünü gösteriyor. Fatih Gören, bu durumun hem araç sahipleri hem de ekonomi için risk oluşturduğuna dikkat çekerek; özellikle yedek parça ve onarım maliyetlerinin arttığı bu dönemde, kaskonun bir lüks değil ihtiyaç olduğunu belirtti. 10 yaş üstü araçlar için hazırlanan özel poliçelerin, bütçe dostu primlerle geniş teminatlar sunduğunu ifade eden Gören, bu segmentteki araç sahiplerini “fırsat penceresini” değerlendirmeye çağırdı.
“Dar Kapsamlı Değil, Ekonomik ve Güçlü Teminat”
Gören, sundukları ürünlerin sadece “ucuz” değil, aynı zamanda “işlevsel” olduğunun altını çizdi. Geleneksel kasko poliçelerinin yüksek primleri karşısında, 10 yaş ve üzeri araçlar için optimize edilmiş modellerin; yanma, çalınma ve çarpışma gibi ana riskleri tam güvence altına aldığını belirtti. Gören süreci şu şekilde değerlendirdi:
“10 yaş üstü araçlar için piyasada ciddi bir fırsat var. Araç sahiplerine bütçelerini sarsmadan, araçlarının değerini koruyacak özel çözümler sunuyoruz.”









